Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
Kültür Sanat
Bunlar mı Osmanlı torunları!

Tarihi yarımada rantiyecilerin "açık büfesi" oldu. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin, aldığı kararla tarihi yarımadadaki, 10 bin tescilli esere komşu olan yaklaşık 50 bin binada yapılacak güçlendirme, bakım ve onarım projeleri onay için “koruma kuruluna” gitmeyecek.

25.12.2016  18:41

Bunlar mı Osmanlı torunları!

Yeni düzenlemeye göre, Fatih’te, Kentsel Arkeolojik Sit Alanı ve 1, 2 ve 3. derecede koruma bölgelerinin tamamındaki tescilli yapılar eskiden olduğu gibi Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca, bunun dışında kalan, tescilli yapılara komşu parsellerdeki yapılar ve tescilsiz yapılar belediye tarafından değerlendirilecek.

 

“SERBEST MİMARLAR” KORUMA KURULLARI’NA GİRDİ!


Bugün gündeme gelen “Koruma Kurulu” kararının ardından neden böyle bir karar alındığı ve bu kararın yaratacağı sonuçlar merak konusu oldu.


Odatv, “Koruma Kurulu” kararını konunun uzmanlarına sordu.


Öncelikle “Koruma Kurulu” ile ilgili biraz bilgi verelim.


Koruma Kurulları, Kültür Bakanlığı'na bağlı. AKP iktidarına gelinceye kadar, Koruma Kurulu üyeleri akademisyen ağırlıklı idi. Akademisyen ağırlıklı bu kurullar, bugüne kadar alınan bütün SİT alanı ilanlarında da korumacı oldu. Koruma Kurulu üye yapılarının son yıllarda değiştirilmesi ile akademisyen üyelerin yerine “serbest mimarlar” Koruma Kurulları’na girdi.


TOPÇU KIŞLASI’NIN MİMARI KURULDA


Bu “serbest mimarlara” örnek vermek gerekirse; Topçu Kışlası’nın mimarı Halil Onur.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Kadir Topbaş’a yakınlığıyla bilinen isimlerden biri olan 3 numaralı Koruma Kurulu Başkanı Halil Onur’un yüzde 50 ortağı olduğu HE Mimarlık Müşavirlik şirketinde Mimar Erol Kuzubaşıoğlu ile ortak. Kuzubaşoğlu da, yıkımı büyük tartışmalara neden olan Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin mimarı. Bu ikili, “Süleymaniye Yenileme Alanları”nı çizdiler, “Perşembe Pazarı” ihalesi de onlarda.


Başkan Topbaş’a yakın isimlerden biri de Cem Eriş. Türkiye tarihinde 12-13 yıl kesintisiz Fatih’te üyelik, 17-25 Aralık sonrası da başkanlık yaptı. Siz iyi raportör peşinde koşuyorsunuz. Boğaziçi İmar Müdürlüğü’ne getirilen Cem Eriş’in 15 Temmuz’un ardından görevden alındığı belirtildi.

 

 

AKP DÖNEMİNDE VATANDAŞIN DOSYALARINA HİÇ SIRA GELMEDİ


Odatv’nin edindiği bilgilere göre; AKP’nin iktidara gelmesiyle Koruma Kurulları’nda “serbest mimarlar” boy gösterdi ve kurullarda vatandaşın işleri ikinci plana atıldı. “Büyük konular”, “büyük işler” kurulların ana gündemi haline geldi. Son zamanlarda ise bu “büyük konular” kamu konuları olduğu için vatandaşın dosyalarına hiç sıra gelmedi. Kurullarda vatandaşın işi yıllardır “bloke” oldu. Eski eser komşuluğundan Koruma Kurulu’na gelmiş insanlara “büyük konular”dan sıra gelmedi. Bu nedenle kuruldan çok büyük şikayet vardı. Dağıtılamayan kararlar, görüşülemeyen konular, kurulların yaşadıkları tedirginlikten vatandaşın projelerinin hem geç görüşülüp hem reddedilmesi gibi olaylar hep tartışma konusu oldu. Cemaat-AKP kavgası hem belediyeyi hem 4. kurulu vurdu. Son iki yılda 4. müdür değişimi oldu. Bu karar belki sıkıntı yaşayan vatandaş için olumlu görünse de aslında tarihi varlığa büyük darbe vurdu.


BUNDAN SONRA NE OLACAK


Bugün medyada yer bulan ve Fatih Belediyesi'nin aldırdığı karar aslında 664 sayılı ilke kararına aykırı. O karar mevcut durumda Sit Alanları Dışındaki Üzerinde Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı Bulunan Parsellerin Koruma Alanlarını Koruma Kurulu kararına bağlıyordu. Dolayısıyla bu uygulama yapılacaksa 664 sayılı ilke kararı kaldırılacak. O da bütün Türkiye de eski eser komşusu yapıların Koruma Kurulu tarafından cephe ve yükseklik açısından denetimini kaldıracak. Bu da son dönemde tartışılan birçok kültürel varlığı Koruma Kurulu görüşünden kaçıracak.

 

ESKİ KORUMA KURULU İLE YENİ KORUMA KURULU ARASINDAKİ FARK


Peki, eski Koruma Kurulu ile yeni Koruma Kurulu yapısı itibariyle nasıl değişmiş olacak?

 

Örneğin, geçmişte yapının olduğu bölümde sondaj için izin isteniyordu. Bunun sebebi Fatih'te yeraltı envanterinin varlığı. Eskiden Kurul'a bir georadar raporu veriliyordu. Oradaki bulgulara göre bodrum kat yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa adedi anlaşılıyordu. Ayrıca, sondaj ve inşaat sırasındaki kazı, Arkeoloji Müzesi denetiminde yapılıyordu. Şimdi ise para karşılığı alınacak sondaj raporlarının olacağı belirtiliyor.

 

Koruma Kurulu’nda “arkeolog üye” vardı. Belediyede ise tek bir arkeolog bulunmuyor.

 

Kısacası son alınan karar tıkanmış sistemi açıyor görünse de aslında sonuçta tarihi yarımadanın tarihi son bulacak, rant tarihe galip gelecek.

Kaynak: Odatv.com

Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siyasetcafe.com sorumlu tutulamaz.

ÇOK OKUNANLAR

Twitter'da Bizi Takip Edin

Facebook'da Bizi Takip Edin