Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
Siyaset
FEHMİ KORU'DAN ERDOĞAN İÇİN İLGİNÇ MENDERES BENZETMESİ

Abdullah Gül’ün ‘kankisi’ Fehmi Koru, Erdoğan'ın ABD gezisini Menderes'in son ABD gezisine benzetti. Koru, Erdoğan'ın ABD gezisini Menderes'in son ABD gezisine benzetti ve "O günden bugüne şartlar çok değişti. Tayyip Erdoğan da Adnan Menderes değil; yutkunarak konuşmayacağı biliniyor" dedi.

16.5.2017  12:36

FEHMİ KORU'DAN ERDOĞAN İÇİN İLGİNÇ MENDERES BENZETMESİ

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yakın arkadaşı Fehmi Koru, kendi internet sitesinden yayımladığı yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la eski Cumhurbaşkanı Adnan Menderes’in son ABD gezisini benzetti.

 

Yazısında bugün yapılacak olan Trump-Erdoğan görüşmesinin kritik olduğunda herkesin hemfikir olduğunu belirten Koru şu ifadeleri kullandı:

 

“Yıllardır ‘stratejik ortaklık’ olarak tanımlanan ABD-Türkiye ilişkilerinin bu görüşme sonrasında farklı bir zemine kayabileceği düşünülüyor da ondan…

 

Taraflar (ABD ve Türkiye) günler öncesinden birbirlerine mesajlar verdiler: ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’yi kızdırma pahasına, IŞİD’e karşı savaşta müttefik olarak seçtikleri PYD/YPG güçlerine ‘ağır silâhlar’ verilmesini öngören bir talimata imza attı.. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, bunun yanlışlığına vurgu yapıp ABD tutumunda ısrar ederse ilişkilere ‘nokta’ konulabileceğini açıkladı…

 

Yorumcular 'Erdoğan rest çeker mi, çekmez mi?' telâşındalar.”


“ZİHNİMDE HEP MENDERES’İN ABD’YE YAPTIĞI ZİYARETTEN YAŞANANLARI TAŞIYORUM”


Yazısında “İşin buraya kadar gelmesi-getirilmesini yanlış buluyorum ben; bu ziyareti Ankara’da planlayanların, geçmişteki benzeri karşı karşıya gelişleri ve yaşananları göz önünde tutarak, ‘restleşmeyi’ karşı tarafa (ABD’ye) bırakan bir diplomatik taktik belirlemelerini beklerdim” diyen Koru şöyle devam etti:

 

“Şahsen ‘kritik’ sıfatı önceden yapıştırılmış pek çok devlet adamı ziyareti izledim; Ankara-İstanbul ve Washington’da… Bu sebeple, bugün iki liderin Washington’da yüz yüze yapacakları görüşme beni endişelendiriyor.

İzlediğim ‘kritik’ ziyaretlerden, bir tek, Turgut Özal’ın tasvibini aşırı biçimde muhataplarına belli ettiği Birinci Körfez Savaşı sonrası (1991) çıktığı ve sadece Beyaz Saray’da değil Camp David’te de âlâ-yı vâlâ ile ağırlandığı ziyaret gönül rahatlığı içerisinde geçmişti.

 

Özal, o ziyarete, “No aid, but trade” (“Sizden yardım istemiyoruz, ticaret istiyoruz”) sloganıyla gitmiş ve istediğinden fazlasını almıştı da.

 

Şimdi ise hayli endişeliyim. Zihnimde hep Adnan Menderes’in 1959 yılı Ekim ayında ABD’ye yaptığı ziyarette yaşananları taşıyorum da ondan…”

 

 

“ZİYARETTEN 6 AY SONRA…”

 

Koru Menderes’in ziyaretini izleyen gazetecilerden biri olmadığını, ziyareti dönemin muhalif gazetelerinden Ahmet Emin Yalman’ın Vatan gazetesinin muhabiri olarak resmi heyete katılan Orhan Karaveli’nin anılarında yazdıklarından öğrendiğini belirtti ve şunları kaleme aldı:

 

“Gezi sırasında Menderes, Karaveli’ye, hep “Düşmanım Vatan gazetesinin muhabiri” diye takılırmış…

 

Demek o zaman devleti yönetenler düşmanı mesabesinde gördükleri gazetecileri de yanlarında taşıyabiliyormuş… (İyi ki öyle yapıyorlarmış; sağlıklı tanıklıkları o sayede öğreniyoruz işte).

 

Menderes’in Washington’u ziyaretinden yalnızca iki ay sonra (6 Aralık) ABD Başkanı Dwight Eisenhower Türkiye’ye geldi.

 

Bu iki ziyaretten sadece altı ay sonra ise Türkiye’de arkasında ABD’nin bulunduğuna inanılan bir askeri darbe yaşandı (27 Mayıs 1960).”

 

 

“ERDOĞAN DA MENDERES DEĞİL”

 

Yazısında, Menderes’in ziyareti sırasında yaşananlar için Orhan Karaveli’nin “Görgü Tanığı” kitabından alıntılar yapan Koru şöyle devam etti:

 

“Orhan Karaveli Türkiye’yi Washington’da temsil eden Büyükelçi Suat Hayri Ürgüplü’ye “Ne oluyor?” diye sorunca, Ürgüplü, ‘yazılmaması kaydı ile’ ona şunları söylemiş:

 

‘Amerikalılar Menderes’i çoktan sildiler. Gözden çıkardılar onu! Değil 500-600 milyon dolarlık yeni bir yardım, 1 dolar bile vermemekte kararlılar. Biz bunu ‘hissettiğimizi’ kendisine ilettik. Belki o da her şeyin farkında, ama şansını deniyor. Ümidini büsbütün kestiği an Türkiye’nin dış politikasını değiştireceğinden hiç kuşkun olmasın.’

 

Elbette bugün Türkiye ABD’ye ‘rest’ çekebilecek duruma gelmiş bir ülke; o günden bugüne şartlar çok değişti. Tayyip Erdoğan da Adnan Menderes değil; yutkunarak konuşmayacağı biliniyor.

 

Yapılacak görüşmenin hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyorum.”

Okuyucu Yorumları

Ad Soyad

21.5.2017

MİNNET BORCU VAR VE GİZLİ HESAPLARI ADAMLARIN ELİNDE OLANIN NE KADAR DİK OLACAĞINI Bİ DÜŞÜNMEK GEREK

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siyasetcafe.com sorumlu tutulamaz.

Twitter'da Bizi Takip Edin

Facebook'da Bizi Takip Edin