Site Haritaları Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
Bugun...
Yazarlar


KRİZİN 1.YILINDA TÜRKİYE VE RUSYA, YENİDEN GÜVEN ZAMANI
Ünver SEL

Ünver SEL

6.12.2016  11:53

Geçtiğimiz yıl 24 Kasım 2015’te gerçekte ne olduğu, kimin ne yapmaya çalıştığı bugünün değil aslında geleceğin meselesidir. O günü anlamak içinse Türk ve Rus ilişkilerinin kısa geçmişi bize yol göstericidir.

 

Türkler ve Ruslar bu bölgede kader ortağıdır. Bu durum bin yıldır böyledir ve hiçbir taktiksel hamle bu stratejik durumu değiştirmeye yetmez. 24 Kasım’da yaşanan olay da bunun bir parçasıdır. Türkiye içine yerleşmiş Gladyo kalıntılarının son taktiksel hamlesidir.

 

Sovyetler Birliğinin dağılmasından çok önce, Batı stratejisinin merkezinde Rusya ve Orta Asya vardı. Bu durum gizliden yürütülen bir süreç değildi ve Türkiye’deki İslamcı Gladyo bu sürecin bir parçasıydı. Amerikan stratejisinin yürütülmesi için seçilen grup Fethullahçılardı.

 

Yıllar boyu Türk devleti içinde hem örgütlendiler, hem de Sovyetler Birliğinin eski topraklarına yönelik operasyonlar yürüttüler. Okullar açtılar, gelecekte yönetime gelecekleri batı tedrisatına göre yetiştirdiler. Üstelik bu eğitimi verenler CIA ajanlarıydı. Moskova, özellikle de Sayın Vladimir Putin bunu kısa sürede anladı. Bu gladyo yapısını Rusya topraklarından attı.

 

Türk siyaseti ise İslamcı Gladyo’nun desteğini alarak iktidar olabileceğini ya da iktidarda kalabileceğini hesaplıyordu. Türk hükümetleri, bir yandan Rusya ile ilişki geliştirip, silahlar alırken; diğer yandan NATO’nun bu gizli örgütüyle iç siyaseti dizayn etmeye çalıştılar. Medya patronlarından, güçlü Türk iş adamlarına kadar geniş bir lobi Rusya ve Türkiye karşıtı bu yapıyı destekledi.

 

NATO’nun bu karanlık yapılanması, 1989’dan beri Mustafa Cemilev ve Türkiye’deki yoldaşlarıyla birlikte hareket etti. Türk-Rus ilişkilerini baltalamak için provokasyonlar yaptı. Türk devletinin Rusya ile düşman olmasını sağlamak için her yolu denedi.

 

Türkçede bir deyim vardır: “Takke düştü, kel göründü!”. Takke, Müslümanların çoğunlukla ibadet için taktıkları başlığı simgelerdir. Manası, tüm niyetlerinin ortaya saçılması anlamını taşır.

 

Geçtiğimiz 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de iktidara silahla el koymaya çalışan bu yapının hedefi sadece Türkiye değildi; Rusya ve Orta Asya’ydı. Sovyetler Birliğinin eski coğrafyası bu gladyo yapılanmasının hedefindeydi.

 

Şimdi 24 Kasım 2015’te Rus uçağının neden düşürüldüğünü daha iyi anlıyoruz. Şimdi 24 Kasım’da asıl hedefin Türk-Rus ilişkileri olduğunu daha net görüyoruz.

 

Çünkü bu yapı Türk ordusunun hava kuvvetlerinde örgütlenmişti. Talimatı Amerika’dan aldılar. Bunu Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Vladimir  Putin daha başında açıkça tespit ettiler. Hedefleri belliydi: Türkiye ve Rusya ilişkilerinin geleceğini baltalamak.

 

Şüphesiz ki; Türk-Rus ilişkilerinin geleceğini baltalamak isteyen pek çok Türk ve Rus yetkili vardır. İki taraf da bu soğuk savaş psikolojisinden kurtulmak zorundadır. Kurtulamayanlar tarihin önünde yok olup gideceklerdir.

 

Türkiye’deki Gladyo yapısının Rusya ve Orta Asya’ya sıçrama tahtası Kırım’dı. Okullar açarak ya da eğitim kılıfı altındaki paramiliter faaliyetleriyle eski Sovyet topraklarında yerleştiler. Bu yapının iki ayağı bulunuyordu:

 

1-    Eski Sovyet topraklarındaki ekibi

2-    Türkiye’deki destekçileri.


Mustafa Cemilev, Gladyo ekibinin Kırım’daki en büyük destecisiydi. O ve ekibi bu ilişkiler ağını sağlayan ve organize eden isimdi. Yıllarca bu görevi yürüttü. Temel hedefi Türk-Rus ilişkilerini baltalamak ve Batılı güçlere hareket alanı sağlamaktı. Bu yolla kendisine siyasi ve maddi çıkar elde etti.

 

2014 yılında bu çabaları çöktü. Rusya’nın yeniden Kırım’ı topraklarına katmasıyla plan bozuldu. Kırım’ın tekrar Rusya terkibine girmesi, Türkiye’deki Gladyo faaliyetlerini de etkiledi. Bu yüzden Sayın Erdoğan’ı hedef alan girişimlerini artırdılar. O’nu ve ailesini hedef alırken aslında Sayın  Putin ve Rusya’yı hedef aldılar. Bunun için mutlaka bir kriz çıkması gerekiyordu ve Suriye bunun için en kolay alandı. 24 Kasım 2015’te Rus uçağının düşürülmesi ve ardından yaratılan puslu hava bilerek ve isteyerek planlanmış bir süreçti. Hedefi acıktı: Türkiye ve Rusya!

 

Türkiye-Rusya ilişkileri Kırım’ın Rusya olmasından uçak krizine kadar karşılıklı bir çekişme içinde geçti. Uçak krizi sonrası Türkiye, Kırım konusunda tavrını giderek sertleştirdi. Bu durum konjonkturel bir politikaydı.


Ünver SEL

Kırım Tatar Kültür Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Okuyucu Yorumları

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Siyasetcafe.com sorumlu tutulamaz.

Karısı 138 defa arayınca zıvanadan çıktı!

YAZARLAR

KUŞATMA ALTINDAYIZ

KUŞATMA ALTINDAYIZ

Necdet Buluz

2017

2017

Mürteza ÖZTÜRK

Türkiye'de parlamenter sistem var mıydı?

Türkiye'de parlamenter sistem var mıydı?

Prof. Dr. Yahya Sezai TEZEL

ALAEDDİN PAŞA

ALAEDDİN PAŞA

Vedat DEMİRBAĞ

ATA'ya şikayet

ATA'ya şikayet

Gülbeniz BAYRAMLI

Kabulleniş...

Kabulleniş...

Azade Aliyeva

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Serbay Interactive Reklam Ajansı

Twitter'da Bizi Takip Edin

Facebook'da Bizi Takip Edin