ABD Kongresi’nde Erdoğan’a ağır eleştiri: Bu fidye istemektir

ABD Kongresi’nde Erdoğan’a ağır eleştiri: Bu fidye istemektir

Kuzey Carolina Senatörü Thomas R. Tillis, "Papazı istiyorsanız papazı verin" şeklindeki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, sözleri ile ilgili olarak, "Bu adalet değil, fidye istemektir. ABD bir NATO müttefikinden bu tür bir yaklaşım beklemez" dedi.

A+A-

DHA’dan Nafiz Albayrak’ın yazısında, ABD Kongresi’nde, 15 Temmuz darbe girişimi ve sonuçlarının ele alındığı oturumda Türkiye’ye yönelik ağır eleştiriler yöneltildiği bildirildi.

Türkiye’nin demokrasi, laiklik, insan hakları, hukukun üstünlüğü, adalet, yargı bağımsızlığı gibi değerlerden giderek uzaklaştığı belirtilen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu’nun düzenlediği, "Temizlik Operasyonunun Mahkumları: Türkiye’de Hukukun Zayıflamasının Kurbanları" oturumunda konuşan Kuzey Carolina Senatörü Thomas R. Tillis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, "Papazı istiyorsanız papazı verin" sözlerini değerlendirdi.

Erdoğan’ın, Türkiye’nin iadesini istediği Fethullah Gülen ve Türkiye’de FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla 404 gündür tutuklu bulunan rahip Andrew Brunson’a yönelik, "Papazı istiyorsanız papazı verin" sözleri ile ilgili konuşan Tillis, "Bu adalet değil, fidye istemektir. ABD bir NATO müttefikinden bu tür bir yaklaşım beklemez" diye konuştu.

Tillis, Erdoğan’ın, "haksız ve kantsız olarak mahkum edilen" rahip Brunson karşılığında, ABD’nin hukukun üstünlüğü ilkesini görmezden gelerek bu ülkede serbestçe yaşayan birini sınır dışı etmesini istediğini

Tillis, Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminden sonra devreye giren Olağanüstü Hal (OHAL) koşulları altında uygulanan gözaltı, tutuklama ve yasaklarla ilgili düzenlenen oturumun kişiler açısından değil, ilkesel yaklaşım açısından önemli olduğunu söyledi.

 

Bu bağlamda Türkiye’den 60 bin kişinin tutuklandığını 100 bini aşkın kişinin işlerinden atıldığını belirten Tillis, Türkiye’de uydurma gerekçelerle gözaltı, tutuklama olayları yaşandığını savundu ve Türkiye’nin adalet önünde eşitlik ilkesini çiğnediğini öne sürdü.

 

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşleri Dairesi Müsteşar Yardımcısı Jonathan Cohen de konuşmasında, Türkiye ile ABD’nin uzun geçmişe dayanan ve birbirlerine ihtiyaçları olan ilişkilerine değindi.

Cohen, darbe girişiminin üzerinden bir yılı aşkın süre geçmesine karşın OHAL’ın dönem dönem uzatılarak geçerliliğini sürdürmesini ve geniş çaplı olarak uygulanıyor olmasına yönelik eleştirilerini dile getirdi.

 

Cohen, bu süreçte Türkiye hükümetinin, "darbeyle hiçbir ilgisi olmayan ya da hükümeti eleştiren kişi ve kurumları da darbeye karışmak ve terör üyesi olmakla suçladığını, bunun sonucu olarak on binlerce kişinin tutuklandığını ve işlerinden atıldığını, OHAL’in uzatılmasının Türkiye’de hukukun üstünlüğü, demokrasi ve özgürlüklere zarar verdiğini" savundu.

 

Türkiye’de tutuklu bulunan Amerikalı rahip Andrew Brunson’ın kızı Jacqueline Furnari de oturumda duygusal bir konuşma yaptı.

Kendisinin Türkiye’de büyüdüğünü, iki erkek kardeşlerinin doğum yerlerinin Türkiye olduğuna değinen Jacqueline Furnari, "Türkiye’yi ve Türkleri çok seven babasına yöneltilen suçlamaların saçma" olduğunu ileri sürdü.

Türkiye’yi kendi yurdu gibi gördüğünü, dilini ve kültürünü öğrendiğini anlatan Furnari, şöyle konuştu:

 

"Türk ve Amerikan kültürü içinde büyüdüm ve ikisinin de güzelliğini sevdim. Bazı tatillerde, komşularımızın yaptığı gibi biz de balkonumuza Türk Bayrağı astık.

"Babama yöneltilen suçlamalar saçmalık. Benim babam, hükümeti devirmeye çalışan silahlı bir terör örgütü üyesi değil.

"Kendisinin yurduna, evine dönmesini istiyoruz. Lütfen onu geri getirin, yanlış yalan suçlamalarla gereğinden fazla hapis yattı."

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler