1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ankara'da hırsızlar köşe başını tuttu
Ankara'da hırsızlar köşe başını tuttu

Ankara'da hırsızlar köşe başını tuttu

Erdoğan'ı topa tutan Bahçeli 'her sözü fitneyi alevlendirmekte, gıybet, dedikodu, kötü zannı kurumsallaştır maktadır' dedi.

A+A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın haşhaşi olarak suçladıklarına karşı özenle beslediği bu devrin "cavlakilerini" seferber ettiğini iddia ederek, "Ancak ne yaparsa yapsın rüşvet kapatılamayacak, yolsuzluk damarı saklanamayacaktır. 'Ankara'da Hırsız' vardır. Unutmayın, hırsızlar Ankara'da köşe başları tutmuştur" dedi. Bahçeli, "Soruşturma yapan savcıların elinden dosyalar alınıyor, görev yerleri değiştiriliyorsa, bunların suçlusu komplo yalanlarıyla milleti kandıran rüşvetçilerdir. Hırsızın hakimi ve savcıyı görevden aldığı yere ananas değil, karpuz devleti denir. Sakarya'da açlıktan dolayı bayılan hanım kardeşimizin hakkı devleti karpuz gibi soyup dilimleyenlerin cebindedir" benzetmesinde bulundu.

-ÇOK SERT KONUŞTU-

Bahçeli, Kastamonu'da yapılan MHP Kastamonu Aday Takdim Toplantısında konuştu. Sağlık nedeniyle yeniden aday olmayan Kastamonu Belediye Başkanı Turhan Topçuoğlu'nun muazzam hizmetlerde bulunduğunu, canı pahasına sürdürdüğü hizmet kervanına katkıda bulunmaya devam edeceğini kaydeden Bahçeli, iktidara "Düşmanı bile hayret ettirecek kadar suça ve hainliğe batmış bir yönetim bugün işbaşındadır. Türk milleti tarihin en kötü siyasi yönetimiyle karşı karşıyadır" dedi.

Yoksulluğun pimi çekilmiş bir bomba gibi herkesin hanesinde bulunduğunu belirten Bahçeli şöyle dedi:
"-Başbakan kendi evlatlarına gemiler alıp, kamu arazilerini kapatıp yağma düzenini genelleştirirken, Kastamonu'nun gençleri çay içecek, yuva kuracak para bulamamaktadır.

-AKP'nin tek bildiği vatandaştan alıp yandaşa vermektir. Dış politika fos çıkmıştır. İç siyasi denge fiyaskodur. Başbakan millete musallat olmuş kayıp ve sanal kişiliktir. Başbakan devlet ruhunun celladı, gelecek ideallerimizin katili, bin yıllık kardeşlik duygusunun hasmıdır. Türkiye Başbakan'ın elinde can çekişmektedir. Türkiye Başbakan'la şok geçirmektedir.

-Türk milletinin asırlar içinde yoğurduğu milli ve manevi değerleri saldırıların hedefindedir. Başbakan Erdoğan istiklalimizi tırpanlamakta, istikbalimizi karartmaktadır. Türk milleti vahim gidişata daha fazla tahammül edemeyecektir. Tesellimiz, bunun işaretlerinin çok yoğun olarak alınıyor olmasıdır. Geleceğimizden tasarruf edemeyeceğimize, varlığımızdan ödün veremeyeceğimize göre AKP'nin sandıkta devrilmesi şarttır, mecburidir, ikamesi olmayan zorunluluktur. AKP'nin cezalandırması için kestirme yollara hiç aldırış etmeden, sandıkta son vuruşu yapmak lazımdır. Yoksa felaket kapıdadır. Gölgesiyle bile kavga eden Başbakan milleti birbirine düşürecektir. Başbakan'ın her sözü fitneyi alevlendirmekte, gıybet, dedikodu, kötü zannı kurumsallaştırmaktadır."

Etnik mezhepsel ayrımcılığın geliştiğini, terörist dayatmaların meşruiyet zemini bulduğunu iddia eden Bahçeli, "PKK'yı masumlaştırmak, Türk milletini birbirine düşürmek ve 36 etnik parçaya ayırmak amacıyla tezgâhlanan süreç rezaleti ne kadar lekeli vicdan, ne kadar bedbaht ve ne kadar kifayetsiz muhteris varsa alayını derlemiş, toplamış ve aynı melanet gayeye sevk etmiştir. Para ve mevkii peşinde koşanlarla; vatan, bayrak ve millet davasına ihanet için çırpınanlar Başbakan Erdoğan ve İmralı canisinin eş-şefliğinde idare edilen hainler korosunda şevkle, hırsla ve hınçla yer almışlardır" dedi.

-CEZİRE PETROL BÖLGESİ-

PKK'nın Suriye'nin kuzeyindeki petrol bölgesi Cezire'de özerklik ilan ettiğini kaydeden Bahçeli, Meclis'teki PKK maşalarının, sözde Kürt sorununun çözümü için demokratik özerkliği iyice gündemlerine aldıklarını belirtti. Bahçeli, "Maalesef Başbakan Erdoğan ve hezimetin insan hüviyetine bürünmüş hali olan Dışişleri Bakanı ya bunun farkında değildir, ya da ihanete birinci dereceden iştirak etmektedir" dedi.

-SURİYE VAHŞETİNİ LANETLEDİ-

Esad yönetiminin yaptığı söylenen ve fotoğraflarla Cenevre öncesinde basına sızdırılan vahşet ve işkence görüntülerinin şu an her şeyi perdelediğini anlatan Bahçeli, "Suriye'deki sistematik ve toplu kıyımı şiddetle lanetliyorum. Suçsuz, günahsız sivillere yönelik cinayetlerin cezasız bırakılmamasını, uluslararası toplumun duyarlı ve insaflı hareket etmesini temenni ediyorum" dedi. Suriye muhaliflerinin estirdiği terör rüzgarını da yok saymanın da aklın ve mantığın inkarı olacağını bildiren Bahçeli, "Suriye'deki vahşet görüntülerini günlerdir manşetlerine taşıyan boyalı ve yandaş basın, mesela Reyhanlı'daki menfur saldırıda toprağa verdiğimiz 54 cana bu kadar üzülmüş, bu kadar kahretmiş midir? Brüksel'de, yandaş işadamlarını barındıran bir kuruluşun toplanması için ön ayak olduğu gurbetçileri Rabia işaretiyle selamlayan Başbakan, Türk milletinin sesine kulak vermek yerine, kafa kesenlerin, insan eti yiyenlerin oyuncağı olduğunu anladığında nereye kaçacaktır?" dedi.

-DİNİN ÇIKARLARA ALET EDİLMESİ-

MHP Lideri Devlet Bahçeli, dinin siyasete alet edilmesine de tepki göstererek, "Dinimizi siyasete alet eden, çıkarları uğruna inançlarımızı istismara yeltenen batıl zihniyetlerin iki dünyası da karanlık, iki dünyası da cehennemliktir. AKP'ye oy veren muhterem ve mütedeyyin kardeşlerim bu olanları görmeli, art niyetlilerin gerçek yüzünü deşifre ederek hadlerini bildirmelidir. Bu inançlarımıza sadakatin ve imanımıza hürmetin bir gereğidir" dedi.

-ÇOK SERT ELEŞTİRİLER-

Bahçeli konuşmasının sonunda iktidara yönelik ağır eleştirilerde bulunarak şöyle dedi:

"Sizler burada yok ve yoksulluk içindeyken Başbakan ve hükümeti devlet hazinesine dadanmış, durmadan sizlerin parasını kendi hesaplarına geçirmiştir. Kastamonulu kardeşimin alın teri ayakkabı kutularından çıkmıştır. Kastamonulu fukara kardeşim başını sokacak bir göz ev bulamazken, bakan çocuklarının yatak odalarında para kasaları bulunmuştur. Sizler cüzdanınıza koyacak paradan mahrumken, bakan çocukları evlere para sayma makinesinden şantiyeler kurmuştur. Çünkü elle saymak günleri, haftaları, belki de ayları alacak kadar çok çalıntı para evlere yerleştirmişlerdir. Başbakan Karunlaşmış, milletin malına, mülküne, helaline el uzatmış ve direkt cebine ulaşan hortum bağlamıştır. Sizler bir lokmayı zor bulurken, bunların yediği önünde yemediği arkasındadır.

-Diyor ki, yaşananlar en büyük darbedir. Casuslar, ajanlar, hainler, haşhaşiler, virüsler devrededir. Peki casus varsa, ajan varsa ve bugüne kadar yapılan en büyük darbe söz konusuysa failler nerededir?
-Başbakan Türkiye'yi satmış, şimdi düşman olarak ilan ettiklerine yargı ve emniyet başta olmak üzere devletin kritik yerlerini kiralamaktan utanmamıştır.

-Dünyanın neresine giderseniz gidiniz, yabancı taşeronlarına, casuslara, örgütlere, yer altı yapılanmalara ülkesini peşkeş çeken bir iktidar, bir Başbakan kesinlikle ayakta kalamayacak ve demir parmaklıkları boylayacaktır. Başbakan Erdoğan sürekli konuşmakta ve hırsızlığı gizlemeye çalışmaktadır. Savcı ve hakimlere toplu yer değiştirmelerle şu kış gününde zulüm yapmaktadır. Binlerce polisi görevden almakta, sürgüne göndermektedir.

-Başbakan Erdoğan Brüksel'de sorgu odasına alınınca HSYK'yla ilgili düzenlemeyi tekrar gözden geçirmek durumunda kalmıştır. AB komiserleri rüşvet ve soygun düzenin mimarı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesini almış, gerekli talimat listesini kendisine vermişlerdir. Yolsuzluğu gizlediğiyle ilgili iddialara ses çıkaramayan Başbakan, 'şu an iki bakanın oğlu hapiste' diyerek vaziyeti kurtarmaya çalışmıştır. Şimdi sırada muhtemelen ABD ziyareti vardır. Bu ülke nezdinde yapılacak girişimler ihtimaldir ki, örgüt olarak lanse edilenlere kadar ulaşabilecektir."

Asıl savcılar görevden el çektirildikten, yol temizliği yapıldıktan, tüm riskler en aza indirildikten yaklaşık bir ay sonra Başbakan'ın arazi düşkünü evladının avukatı aracılığıyla ifadeye hazır olduğunu duyurduğunu iddia eden Bahçeli, "Nasılsa güvenlik sağlanmış, hukukta geçiş üstünlüğünü elde etmiştir. Başbakan oğlunu ve kendisini aklamak için soruşturma dosyaları üzerinde tahrifat yapmaktadır. Suç saklanmaktadır. Büyük yolsuzluk örtülmektedir. Tetikçiler, adrese teslim iş yapan görevliler Başbakan'ı kurtarmak için kendilerini feda etmeye hazırlardır. Başbakan haşhaşi olarak suçladıklarına karşı özenle beslediği bu devrin cavlakilerini seferber etmiştir. Ancak ne yaparsa yapsın rüşvet kapatılamayacak, yolsuzluk damarı saklanamayacaktır. Kastamonulu kardeşlerim şunu iyi biliniz, 'Ankara'da Hırsız' vardır. Unutmayın, hırsızlar Ankara'da köşe başları tutmuştur. Hukuka ket vuran bunlardır. Yargının karşısına dikilen bunlardır. Hırsızın hakimi ve savcıyı görevden aldığı yere ananas değil, karpuz devleti denir. Sakarya'da açlıktan dolayı bayılan hanım kardeşimizin hakkı devleti karpuz gibi soyup dilimleyenlerin cebindedir" dedi.

Bu haber toplam 1335 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.