Bahçeli neden korkuyor?

Bahçeli neden korkuyor?

Türk Hava Kuvvtleri'nden Emekli Albay eski NATO Subayı Osman Başıbüyük odatv'de yazdığı yazıda MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin ve MHP'nin Cumhurbaşkanlığı sisteminin geçmemesi durumunda baraj altı kalacağından korktuğunu ve Alparslan Türkeş'in araladığı MHP

Osman Başıbüyük yazısında, MHP Lideri Bahçeli’nin “erken seçim” açıklamasını değerlendirdiği yazısında, Bahçeli’nin devletin ali menfaatlerini değil, sadece kendi ve yakın çevresinin siyasi geleceği için politika yapar hale geldiğini ifade ederek, “Gidişat rahmetli Alparslan Türkeş’in araladığı perdenin, Devlet Bahçeli ile kapanacağını göstermektedir” dedi.


Emekli Albay eski NATO Subayı Osman Başıbüyük’ün yazısı şöyle:


“MHP Lideri Devlet Bahçeli, yaptığı açıklama ile “anayasanın Meclis’ten geçmemesi halinde Parlamento seçimlerinin yenilenmesi gerektiğini” söyleyerek, Cumhurbaşkanlığı Sistemi konusunda perde arkasında yapılan pazarlıkları açık etmiştir.

 

MHP ilk seçimde baraj altı kalma korkusu yaşamaktadır.

 

15 Temmuz darbe girişiminden sonra toplumdaki hareketliliği değerlendirmek isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçime gitme niyetindeydi. Olası bir erken seçim, MHP’nin meclis dışında kalarak siyaset sahnesinden çekilmesi anlamına geliyordu.

 

Bahçeli’nin başkanlık sistemini tekrar gündeme getirmekteki amacı, erken seçimi önleyerek partinin ömrünü uzatmaktı. MHP’nin bu zafiyetini gören AKP, anayasa değişikliği konusunda istediklerini fazlasıyla aldı.

 

MHP, bir erken seçim ile meclis dışı kalsaydı:

 

1) Parti, hazine yardımı alamayacak,


2) Bazı milletvekilleri en az 2 yıl milletvekili olarak görev yapma şartını tamamlamadıkları için Cumhurbaşkanlığı ödeneği üzerinden emekli olamayacaklardı.

 

MHP’li vekiller aslında karşı oldukları Cumhurbaşkanlığı Sistemine işte bu 2 maddi çıkar sebebiyle fit oldular. Herhalde MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk’ün “zaruretler nedeniyle içinize sinmeyen şeyleri bazen yapmak durumunda kalırsınız” demesi bu yüzden olsa gerek.

 

Bahçeli’nin erken seçim şantajı, yukarıdaki sıralanan 2 zaruret ekseninde aslında kafası hâlâ karışık olan kendi milletvekillerinedir.

 

 

BATI MEDYASINDAN ÇIT ÇIKMIYOR


Bakın, Erdoğan’ı sabah akşam diktatörlük suçlamasıyla yaftalayan Batı medyasından anayasa değişikliği tartışmaları başlayalı çıt çıkmıyor. Onlardaki bu sessizlik hayra alamet değil. Zannedersem, referandumun kutuplaşmayı kızıştıracağını, tek adam yönetiminin ülkeyi gereceğini ve kendilerine Türkiye'yi sıkıştırmak için fırsat vereceğini düşünüyorlar.

 

Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile bir kişiye bu kadar büyük yetkiler verilmesinin ülkemizde neyle sonuçlanacağını bilemiyoruz. Ama birçok Afrika ve Güney Amerika ülkesinde hiç de iç açıcı sonuçlar doğurmadığı ortada.

 

Eğer ülke kutuplaşarak istikrarsızlığa sürüklenirse; MHP tabanı Bahçeli’ye, birkaç kişinin ikbali uğruna niçin devletin bekasını tehlikeye attın diye sormaz mı?

 

Bahçeli’nin bu yöndeki taktikleri, sadece partinin ömrünü bir sonraki seçime yani ancak 2019’a kadar uzatabilir. Ama aslında yaptığı ucuz hesaplar, daha önce baraj altı kalmış ama yeniden ayağa kalkmayı başarmış partiyi hem tabanından kopararak, hem de Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile sandığa bir daha çıkmamak üzere gömmektedir. 

 

Bahçeli böyle devam ederse, 2019 geldiğinde bu sefer de kendini seçim ittifakı ile AKP’den bir şeyler koparmak için çırpınıyor halde bulacaktır. Liderin yetersizliği partileri yıpratan en büyük unsurdur.

 

Sonuç itibari ile Bahçeli bundan sonra devletin âli menfaatleri için değil sadece ve sadece kendi ve yakın çevresinin siyasi geleceği için politika yapar duruma düşmüştür. Gidişat rahmetli Alparslan Türkeş’in araladığı perdenin, Devlet Bahçeli ile kapanacağını göstermektedir.”

 

siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.