1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Bahçeli'den önemli açıklamalar
Bahçeli'den önemli açıklamalar

Bahçeli'den önemli açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kadirli Belediyesince düzenlenen toplu açılış ve temel atma töreninde Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

A+A-

 İşte Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları:


Türkiye cumhuriyeti simsiyah bir karanlık içindedir. Sanki tüm musibetler üzerimize üşüşmüştür. İçinden geçtiğimiz bugünkü zaman diliminde koltuğunu kaybetmemek için çırpınan rezaletlerini örtebilmek için çirkefleşen bir zihniyetle yüz yüzedir. Türkiyemiz tarihinin en talihsiz dönemini yaşamaktadır.


“HÜKÜMETİN YERİNDE DURMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”


Rüşvet soruşturması gittikçe büyümüştür. Öyle suçlamalar vardır ki bunların birisi bile doğruysa hükümetin yerinde durması mümkün değildir. Suçlamalar hafife alınacak türden değildir. Şüpheliler kıskıvrak yakalanmıştır. Bu gelişme yakın tarihin en önemli olayı olup iktidarın maskesini indirmiştir.


Basına yansıyan görüntülere göre evlerde adeta banka kuran para biriktiren yüzler AKP hükümetinin asla altından kalkamayacağı bir konudur. Bu durumun siyasi bir faturası çıkarılmalıdır. Bunu da Türk milletinden başkası yapamayacaktır.


“OLAYIN VAHAMETİNİ ANLAMADI…”


Başbakan en iyi savunma karşı saldırıya geçme basitliği ile harekete geçerek hala olayın vahametini anlamadığını göstermiştir. Yolsuzluk tasması hükümetin boynuna geçmiş başbakan ise hala karanlık güçlerden bahsetmektedir. Madem ‘babamın oğlu olsa dinlemem’ diyorsun o zaman gel de evlatlarının gemicikleri nasıl aldığını, pırlanta dükkânlarına nasıl ortak olduklarını millete anlat.


“PANİK HALİDİR”


Süren rüşvet soruşturmasını hiç kimse engellemeye kalkmamalıdır. Polis müdürlerinin görevden alınması tam olarak suçluluğun vermiş olduğu panik halidir. Savcılarla ilgili herhangi bir tasarruf başbakan ve bakanların suçlamalardan kaçmak çabası olarak anlaşılacaktır.


“BU BÜYÜME HORMONLU”


MHP yıllardır hükümeti uyarmadı mı? Yanlış yoldasın yolsuzlukların içerisindesin etrafın çıkarcılarla çevriliyor ey başbakan diye söylemedi mi? Bu büyüme hormonlu… Serveti çoğalan millet değil sen ve çevren yalanı bırak gerçeğe dön diye uyarmadık mı? Şimdi sıra Türkiye’yi başbakan ve hükümetinden kurtarmaya geldi.


"ÇOK KATMANLI BİR RÜŞVET AĞI VAR"


Peşinen hiç kimseye suçlu gözüyle bakmayız. Her şey milletimizin gözü önündedir. Hükümetin kaçacak gizlenecek hali kalmamıştır. Siyaseti kuşatan çok katmanlı bir rüşvet ağı var. AKP hükümeti rüşvet kirine tepeden tırnağa bulaşmıştır. Rüşveti basan AKP Bakanları kuklaya çevirmiştir. Bu gelişmelerden Erdoğan’ın haberdar olmaması bizim aklımıza yatmamaktadır.


Yolsuzluk haberleri hep gündemde. Durduk yerde alın töre dökmeden köşeyi dönen kaç Başbakan Türkiye’ye nasip olmuştur. AKP Hükümeti’nin yolsuzluk konusundaki sicili kötüdür.  Kul hakkında göz koyan yükünü tutan küpünü dolduran ne kadar çıkarcı hortumcu varsa hükümet tarafından korunmuş hazinenin başına bekçi dikilmiştir.


"YOLSUZLUĞU ÇIKMAYAN ÇOK AZ BAKAN VAR"


11 yıldır hakkında yolsuzluk çıkmayan çok az AKP’li bakan olmuştur. Dürüst bu bakanlar ya kendi istekleri ile ya da parti isteğiyle yollarını ayırmışlardır. Bilinsin ki başörtüsü talanı kapatamayacaktır.  İstanbul’daki rüşvet operasyonundan sonra başbakan ve bakanları bir süre sessiz kalmışlar, ardından pişkince karşı taarruza geçmişlerdir.


Bir bakan çocuğunun evinde kasalar ve para sayma makinesi çıkmıştır. Er değerli maden bile bu kadar değerli değildir.  Başbakan dün siz o kutun içinde ne olduğunu nereden biliyorsunuz diye eleştirilere cevap vermeye çalışmıştır. Dünyanın neresinde olursu olsun sabit ücretli bir kamu çalışanın evinden 5 milyon dolar çıkması olaydır.


"TÜRK POLİSİ HÜKÜMETİN TACİZİ ALTINDA"


Halkbankası’na ABD kaynaklı bir operasyon varsa Başbakan bu ülkeye gidince ne yapmış, Obama’yı görünce neden susmuş, harcırah alarak etrafından gezdirmekten başka ne yapmıştır. Türk polisi 17 Aralık’tan beri hükümetin tacizi altındadır.  Başbakan Erdoğan görevden aldığı polisleri nereden tanımaktadır. Daha önceden bu polisler ilgili bilgi ve belge mi vardır. Görevden almalarda neye dayanılmış hangi kıstaslara dayanılmıştır.  Yürüyen soruşturmanın ucu kendine dokununca kıyamet koparan Erdoğan, polisleri görevden alarak emniyet müdürlerini küçük düşürmüştür.


Türk polisi savcılardan aldığı emri yerine getirmiştir. Adli Kolluk Yönetmeliği’ndeki değişiklik AKP hükümetinin korktuğunu göstermektedir. Başbakan Erdoğan neden çekinmektedir.  Babamın oğlu olsa üzerine gideriz diyen birinin özgüven sorunu yaşaması gayet manidardır.


BAŞBAKAN HUKUKU LEKEMEKTEN KAÇINMALIDIR


Başbakan Erdoğan yolsuzluk operasyonunu kirli bir tuzak olarak görmekten devlet içinde devlet ya da paralel  bir devletten bahsetmektedir . Bugünkü mesele öncelikle yolsuzluktur. Başbakan ve hükümeti hukuku lekelemekten kaçınmalıdır. Başbakan ısrarla ismi belli olmayan örgüte atıf yapmaktadır. Bu örgüt yeni mi türemiştir. Başı kimdir, nerelere sızmıştır. Başbakan bunca zaman uyumuş mudur, uyuşmuş mudur? Bu örgüt devleti ele geçirmiş midir, bu örgüt ile ilgili ne zaman harekete geçeceksin.  Türk ordusuna kumpas kurmakla suçladıklarınız kimlerdir. Ergenekon, Sarıkız, Yakamoz, Kafes,  Balyoz gibi davalar Türk askerini tasfiye etmek için mi yapılmıştır?İşte Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları:


Türkiye cumhuriyeti simsiyah bir karanlık içindedir. Sanki tüm musibetler üzerimize üşüşmüştür. İçinden geçtiğimiz bugünkü zaman diliminde koltuğunu kaybetmemek için çırpınan rezaletlerini örtebilmek için çirkefleşen bir zihniyetle yüz yüzedir. Türkiyemiz tarihinin en talihsiz dönemini yaşamaktadır.

“HÜKÜMETİN YERİNDE DURMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Rüşvet soruşturması gittikçe büyümüştür. Öyle suçlamalar vardır ki bunların birisi bile doğruysa hükümetin yerinde durması mümkün değildir. Suçlamalar hafife alınacak türden değildir. Şüpheliler kıskıvrak yakalanmıştır. Bu gelişme yakın tarihin en önemli olayı olup iktidarın maskesini indirmiştir.

Basına yansıyan görüntülere göre evlerde adeta banka kuran para biriktiren yüzler AKP hükümetinin asla altından kalkamayacağı bir konudur. Bu durumun siyasi bir faturası çıkarılmalıdır. Bunu da Türk milletinden başkası yapamayacaktır.

“OLAYIN VAHAMETİNİ ANLAMADI…”

Başbakan en iyi savunma karşı saldırıya geçme basitliği ile harekete geçerek hala olayın vahametini anlamadığını göstermiştir. Yolsuzluk tasması hükümetin boynuna geçmiş başbakan ise hala karanlık güçlerden bahsetmektedir. Madem ‘babamın oğlu olsa dinlemem’ diyorsun o zaman gel de evlatlarının gemicikleri nasıl aldığını, pırlanta dükkânlarına nasıl ortak olduklarını millete anlat.

“PANİK HALİDİR”

Süren rüşvet soruşturmasını hiç kimse engellemeye kalkmamalıdır. Polis müdürlerinin görevden alınması tam olarak suçluluğun vermiş olduğu panik halidir. Savcılarla ilgili herhangi bir tasarruf başbakan ve bakanların suçlamalardan kaçmak çabası olarak anlaşılacaktır.

“BU BÜYÜME HORMONLU”

MHP yıllardır hükümeti uyarmadı mı? Yanlış yoldasın yolsuzlukların içerisindesin etrafın çıkarcılarla çevriliyor ey başbakan diye söylemedi mi? Bu büyüme hormonlu… Serveti çoğalan millet değil sen ve çevren yalanı bırak gerçeğe dön diye uyarmadık mı? Şimdi sıra Türkiye’yi başbakan ve hükümetinden kurtarmaya geldi.

"ÇOK KATMANLI BİR RÜŞVET AĞI VAR"

Peşinen hiç kimseye suçlu gözüyle bakmayız. Her şey milletimizin gözü önündedir. Hükümetin kaçacak gizlenecek hali kalmamıştır. Siyaseti kuşatan çok katmanlı bir rüşvet ağı var. AKP hükümeti rüşvet kirine tepeden tırnağa bulaşmıştır. Rüşveti basan AKP Bakanları kuklaya çevirmiştir. Bu gelişmelerden Erdoğan’ın haberdar olmaması bizim aklımıza yatmamaktadır.

Yolsuzluk haberleri hep gündemde. Durduk yerde alın töre dökmeden köşeyi dönen kaç Başbakan Türkiye’ye nasip olmuştur. AKP Hükümeti’nin yolsuzluk konusundaki sicili kötüdür.  Kul hakkında göz koyan yükünü tutan küpünü dolduran ne kadar çıkarcı hortumcu varsa hükümet tarafından korunmuş hazinenin başına bekçi dikilmiştir.

"YOLSUZLUĞU ÇIKMAYAN ÇOK AZ BAKAN VAR"

11 yıldır hakkında yolsuzluk çıkmayan çok az AKP’li bakan olmuştur. Dürüst bu bakanlar ya kendi istekleri ile ya da parti isteğiyle yollarını ayırmışlardır. Bilinsin ki başörtüsü talanı kapatamayacaktır.  İstanbul’daki rüşvet operasyonundan sonra başbakan ve bakanları bir süre sessiz kalmışlar, ardından pişkince karşı taarruza geçmişlerdir.

Bir bakan çocuğunun evinde kasalar ve para sayma makinesi çıkmıştır. Er değerli maden bile bu kadar değerli değildir.  Başbakan dün siz o kutun içinde ne olduğunu nereden biliyorsunuz diye eleştirilere cevap vermeye çalışmıştır. Dünyanın neresinde olursu olsun sabit ücretli bir kamu çalışanın evinden 5 milyon dolar çıkması olaydır.

"TÜRK POLİSİ HÜKÜMETİN TACİZİ ALTINDA"

Halkbankası’na ABD kaynaklı bir operasyon varsa Başbakan bu ülkeye gidince ne yapmış, Obama’yı görünce neden susmuş, harcırah alarak etrafından gezdirmekten başka ne yapmıştır. Türk polisi 17 Aralık’tan beri hükümetin tacizi altındadır.  Başbakan Erdoğan görevden aldığı polisleri nereden tanımaktadır. Daha önceden bu polisler ilgili bilgi ve belge mi vardır. Görevden almalarda neye dayanılmış hangi kıstaslara dayanılmıştır.  Yürüyen soruşturmanın ucu kendine dokununca kıyamet koparan Erdoğan, polisleri görevden alarak emniyet müdürlerini küçük düşürmüştür.

Türk polisi savcılardan aldığı emri yerine getirmiştir. Adli Kolluk Yönetmeliği’ndeki değişiklik AKP hükümetinin korktuğunu göstermektedir. Başbakan Erdoğan neden çekinmektedir.  Babamın oğlu olsa üzerine gideriz diyen birinin özgüven sorunu yaşaması gayet manidardır.

BAŞBAKAN HUKUKU LEKEMEKTEN KAÇINMALIDIR

Başbakan Erdoğan yolsuzluk operasyonunu kirli bir tuzak olarak görmekten devlet içinde devlet ya da paralel  bir devletten bahsetmektedir . Bugünkü mesele öncelikle yolsuzluktur. Başbakan ve hükümeti hukuku lekelemekten kaçınmalıdır. Başbakan ısrarla ismi belli olmayan örgüte atıf yapmaktadır. Bu örgüt yeni mi türemiştir. Başı kimdir, nerelere sızmıştır. Başbakan bunca zaman uyumuş mudur, uyuşmuş mudur? Bu örgüt devleti ele geçirmiş midir, bu örgüt ile ilgili ne zaman harekete geçeceksin.  Türk ordusuna kumpas kurmakla suçladıklarınız kimlerdir. Ergenekon, Sarıkız, Yakamoz, Kafes,  Balyoz gibi davalar Türk askerini tasfiye etmek için mi yapılmıştır?
Bu haber toplam 532 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.