Başbakan taşeronluğu devletin tepesine taşıdı

Başbakan taşeronluğu devletin tepesine taşıdı

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, Başbakan Erdoğan’ın terör örgütü PKK’nın dağa kaçırdığı çocuklar için HDP’ye çağrıda bulunmasına tepki gösterdi.

A+A-

Başbakan Erdoğan’ın AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada terör örgütü PKK’nın dağa kaçırdığı çocuklara değindiğini anımsatan MHP Genel Başkan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, ‘‘Başbakan, bu vesileyle, Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) bir çağrıda bulunmuş ve kaçırılan evlatlarımızı ‘gidip almaları’ için yöneticilerini ‘göreve’ davet etmiştir. Kibir sendromundan (tıp literatüründeki adıyla ‘Hubris Sendromu’) mustarip olduğunu bildiğimiz Sayın Erdoğan’ın, bu vesileyle hafıza sorunlarıyla da mücadele ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Devletin icra makamında bulunan ve bu doğrultuda sorumluluklar üstlenen bir şahsın, devlet otoritesini ve yükümlülüğünü bir siyasî çevreye devretmesi kabul edilebilir bir davranış değildir. Herhalde Sayın Başbakan, ‘Başbakan’ olduğunu bir an için unutuvermiştir.’’ ifadelerini kullandı.


"DEVLETİN YETKİLERİNİ DEVLET DIŞINDAKİ BİR ÇEVREYE HAVALE ETMEK SİYASİ TAŞERONLUKTUR"

‘‘Sayın Erdoğan, dün yaptığı çağrı ile taşeronluk sistemini devletin tepesine taşımış ve fiilen hayata geçirme teşebbüsünde bulunmuştur.’’ diyen Tuğrul Türkeş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: ‘‘Devletin yetkilerini ve aslî vazifelerini devlet dışındaki bir çevreye havale etmek açıkça siyasî taşeronluğu teşvik etmek ve meşrulaştırmaktır. Sayın Erdoğan’ın yetkilendirmesini fırsat bilerek, önümüzdeki seçim süreçlerinde rol kapma hevesi besleyen bir başka şahıs da bugün itibarıyla arabuluculuk görevine soyunmuştur. Manisa’nın Soma ilçesinde yaşadığımız faciada taşeronluk sistemi 307 işçimizin hayatına mal olmuştu. Dileriz ki dün itibarıyla devletin tepesine sirayet eden bu çürük zihniyet başka masumların hayatına kast etmez.’’

MHP'Lİ ÇETİN: GERİ ALMAK DEVLETİN GÖREVİDİR 

MHP Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, PKK’nın kaçırdığı çocuklar için Başbakan’ın HDP’den yardım isteyen sözleri üzerine yaptığı yazılı açıklamada, analar ağlamasın aldatmacasının arkasına sığınarak PKK’nın silahla elde edemeyeceği tavizleri siyaset eliyle hayata geçiren Tayyip Erdoğan hükümetinin Diyarbakır’da çocukları ailelerinden kaçıran PKK karşısında bir kez daha acziyet içerisinde kaldığını ifade etti.

“Terör örgütünün gerçek yüzünü ortaya koyan evlatları kaçırılmış onlarca gözü yaşlı ana, Tayyip Erdoğan’ın ‘analar ağlamasın’ adlı iki yüzlü siyasetinin bir aldatmacadan ibaret olduğunu belgelemektedir.” diye devam eden MHP’li Çetin, her dediği yapılan Apo’nun silahlı mücadeleyle elde etmeyi hayal dahi edemeyeceği tavizlerle şımartılan PKK’nın aslında tasfiye edilmediğinin anlaşıldığını ifade etti.

Çetin, şöyle devam etti: “Kanlı örgüt her türlü yolu kullanarak militan toplamaya devam etmektedir. PKK’nın bölgede yol kesen ve vergi toplayan cesarete yeniden kavuştuğu, Suriye’ye kaydırdığı silahlı militanlarını eğiterek yeniden Türkiye’ye yöneldiği anlaşılmaktadır. Tayyip Erdoğan’ın açılım siyaseti sayesinde devlet tarafından kaderine terk edilen bölge insanından yararlanan PKK’nın semirdiği, açılımın ise sadece TSK’nın terörle mücadelesini engellemeye yaradığı anlaşılmaktadır. AKP iktidarının 12 yıl önce bir bütün olarak devraldığı vatan topraklarının bir kısmı bugün bölücü terör örgütünün insafına terk edilmiş vaziyettedir. Bu topraklarda bin yıllık bir tecrübeyle elde edilen birlikte yaşama kültürünün sırtına bizzat AKP hükümeti tarafından ardı ardına hançerler saplanmaktadır. Ülkemizin etnik ve mezhep odaklı ayrışmaya sokulduğu ve parçalanmaya çalışıldığı bu kara dönemi AKP’li bakanın kendi eliyle etnik dilde astığı tabelalar resmetmektedir.”

“SOMA’DA MADENDE ÖLEN İŞÇİLERLE PKK TARAFINDAN ÖLDÜRÜLEN İNSANLARIN BİR FARKI YOK”

Soma’da madende ölen işçilerle PKK tarafından öldürülen insanların bir farkı olmadığına işaret eden Şefkat Çetin, her ikisinde de vatandaşının güvenliğini sağlama misyonunu yerine getiremeyen devlet yöneticilerinin ciddi kusurları olduğunu kaydetti. Çetin, “Oysa Devletimiz vatanımızın her karışında gücünü gösterecek kudrettedir. Ancak yürütme organı olarak AKP hükümeti Türk devletini zafiyet içerisinde göstermekte, kurumlarımızın görevlerini yerine getirmesini engellemektedir. Terör örgütünün dağa kaçırdığı çok sayıda çocuğun ailelerinin feryadı, bölge halkının PKK’nın insafına nasıl bırakıldığını çarpıcı bir şekilde gözler önüne sermektedir. Ne yazıktır ki, ana babaların bu feryatları karşısında Başbakan Tayyip Erdoğan, PKK ile oturduğu masadan silkinerek kalkacak ve makamının gereği olarak vatandaşının haykırışına karşılık verecek dirayetten yoksundur. Tayyip Erdoğan PKK ile müzakere ile başladığı hatalar zincirine kaçırılan vatandaşları için aman dileyerek devam etmektedir. Sıkça dile getirdikleri yeni Türkiye manzarasında Başbakan teröriste aracı koymakta, devletin valisi örgüte yalvarır hale gelmektedir.” dedi.

“GERİ ALMAK DEVLETİN GÖREVİDİR”

Devletin görevinin vatandaşının güvenliğini sağlamak, iç ve dış tehditlere karşı korumak olduğunu hatırlatan Çetin, “Devlet bunun için silahlı teröre karşı da iş güvenliğini hiçe sayan maden patronlarına karşı da tedbir almakla yükümlüdür. Kısacası çocukların PKK tarafından kaçırılmasını engellemek ve kaçırıldıklarında geri almak devletin görevidir. Oysa Tayyip Erdoğan açılım ortaklarına karşı devletin gücünü gösterecek bir tavır sergilemekten uzak görünmektedir. Başbakanlık sıfatını taşıyan Erdoğan Soma’da göstericiye 'tokadı yersin' diyebilirken, PKK karşısında tek yaptığı BDP ve HDP’ye çağrı yaparak çocukları alıp getirmelerini istemektir. Anlaşılan Tayyip Erdoğan İmralı ve Kandil ile haberleşmede kullandığı BDP ve HDP’lilerle işi ilerletmiş, devletin askeri ve polisi yerine onlarla meseleyi çözmeyi gözüne kestirmiştir. PKK’ya ricacı gönderen Tayyip Erdoğan bu devletin yürütme organının başı, yani TC Başbakanı değil midir? Talimatlarını devletin güvenlik organlarına vererek gereğinin yapılmasını istemek yerine niye BDP ve HDP’den medet ummaktadır? Tayyip Erdoğan açılıma kendisini fazla kaptırmış ve nereyi yönettiğini şaşırmıştır.” eleştirilerinde bulundu.

“BU İŞ TEMİZLENMELİDİR”

Diğer taraftan Tayyip Erdoğan’ın PKK uzantısı BDP ve HDP’den yardım istemeyi A planı olarak sunmasının dikkatlerden kaçmadığını dile getiren Çetin, “Koskoca Türk Devleti'nin başbakanına yakışmayan A planında bölücülerden medet ummak olduğuna göre, B ve C planında hangi tavizlerin olduğunu duymak dahi istemiyoruz. Devletimiz yeterince acze düşürülmüştür ve artık daha fazlasına tahammül gösterilmemelidir. Kaçırılan çocukların kurtarılması başta olmak üzere, bölgedeki bütün insanlarımızın ve ne yazıktır ki Ankara’daki hükümetin PKK tarafından rehin tutulmasına son verilmeli, bu iş temizlenmelidir.” ifadelerine yer verdi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.