Birsel, muhalefete seslendi!

Birsel, muhalefete seslendi!

Hürriyet gazetesi yazarı Gülse Birsel, yerel seçimde başarı kazanamayan muhalefete seslendi.

A+A-

İşte o yazılardan biri de Hürriyet gazetesi yazarı Gülse Birsel'den geldi. Yazısına "Eyy kendini ‘Kaybedenler Kulübü’ sanan ülkenin yarısı!" başlığı atan Gülse Birsel, AK Parti'ye oy vermeyen yüzde 57'ye hareket et çağrısı yaptı.


Seçim sonrası muhalif kanattakilerin içine girdiği rehaveti yazan Birsel, önce seçmene 'Issız Adam' benzetmesi yaptı ardından da "Kendini yenik hisseden arkadaşım..." diyip seçmene şu satırlarla seslendi:

İşte Gülse Birsel'in bugünkü yazısı...

Seçimler bitti ya, AK Parti yüzde kırküç-kırk beş (üçe-beşe bakmıyoruz artık) oy aldı ya, muhalefet seçmeninde bir bedbinlik, bir enerjisizlik. Bir “Gitmek lazım buralardan”cılık... Bir Kaybedenler Kulübü ayakları. Bir Issız Adam tripleri.

Pardon kardeş de, siz ne bekliyordunuz?

Seçim öncesi hiç mi anketlere bakmadıydınız?

AK Parti yüzde yedi oy alacak görünürken aniden bu sonuç patladı da, ona mı şaşırdınız?

Kıl payı bir Ankara heyecanı yaşandı, o da AK Parti’ye bir kalp spazmı geçirtti anladığım kadarıyla. Onun dışında “Ne garp, ne şark cephesinde değişen pek bir şey yok."

Kendini yenik hisseden arkadaşım...

Hiç marjinal havalara girme, senden kaç milyon tane var biliyor musun?

Hatırlatayım: Sen çoğunluksun çoğunluk! Yüzde elli yedisin sen! Hadi siyasi hareket olarak kendinden memnun BDP seçmenini de bu orandan çıkaralım. Her hesaba göre, kapı gibi yüzde elli ikisin sen!

Ne bu hezeyanlı sanatçı ayakları!? Ne bu depresif haller!? Bir kişi “Beni anlamıyorlar” diye depresyona girerse, ilgilenilir, derdi dinlenir. 36 milyon “Bizi anlamıyorlar” diye depresyona girerse, “O zaman kalk, kendini anlat kardeşim” derler adama.

ANLAMA, DİNLEME KONUŞMA VAKTİ

Derdin “Niye AK Parti çok oy aldı” ise, o hüzünlü hüzünlü uzaklara bakıp dertlenmekle çözülmez. Bak bakalım niye aldı. Etrafındakilerle konuş. Oy vermiş olanları bul, sor, neden vermişler. Bir Anadolu gezisi yap ilk fırsatta. Hem değişiklik olur. Dolaş oralarda, insanlarla sohbet et. Hadi birbirimizle bir iletişim kuralım artık şu ülkede yahu! Herkes birbirini bir dinlesin: Yüzde kırk üçün meseleleri neymiş. Başbakan uzun boylu diye mi oy veriyorlarmış yoksa bambaşka sebepler mi varmış.

Muhalefet niye endişeliymiş?

Kürtler ne istiyormuş?

Bir karşılıklı duyalım birbirimizi.Belki, bu senin en yalnız hissettiğin gün, başka mahallelerden arkadaş edinmeye, onları anlamaya başlayacağın gündür!
Derdin “Niye benim oy verdiğim parti geride kaldı” idiyse, ona da bir bak niye öyle. Dizini kırıp oturma. Partinden memnunsan teşkilata gir mesela. Uğraş, çalış, örgütlen, bir ucundan tut. Fikir al, fikir ver. Memnun değilsen, eleştir, isteklerini, gördüğün yanlışları anlat. Gir içeri, sen düzelt bunları.

Bu iş vatandaş olarak anayasal hakların neymiş onları okumaktan başlar, aktif olarak siyaset yapmaya kadar gider. Şimdiye kadar hiç ilgin olmadıysa, bir yerden başla. Aç, hiç okumadıysan Anayasa’yı oku mesela. Temel hak ve özgürlüklerin, özel hayatın gizliliği, konut dokunulmazlığı neymiş, din ve vicdan hürriyeti, düşünceyi açıklama ve yayma, toplantı hak ve hürriyeti, seçme seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakların neymiş, oku. Bilmeyene öğret. Ne bileyim, bir STK’ya üye ol, yaban gibi durma!

Belki senin depresyonunun zirve noktası, aynı zamanda ülkede atıllığın, “bana ne”ciliğin dibe vurduğu noktadır! Bak oy kullanma oranına. Bak sandık gözetmeni kalabalığına. Bak oylara sahip çıkan, çuvalların üstünde uyuyan gençlerin enerjisine. Belki en karanlık saat gibi gördüğün, şafaktan az öncedir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.