1. YAZARLAR

  2. Celal Eren ÇELİK

  3. Boğaziçi Rektörü ve arkasındaki "Orman"
Celal Eren ÇELİK

Celal Eren ÇELİK

Yazarın Tüm Yazıları >

Boğaziçi Rektörü ve arkasındaki "Orman"

A+A-

İsmi: Ömer Pakiş…

Hakkari Üniversitesi Rektörlüğü görevine atanmıştı… Ancak Ömer Pakiş rektörlük görevine atanmadan 1 yıl önce de aynı üniversitenin İlahiyat Fakültesi Dekanıydı…

Ortaya çıktı ki Ömer Pakiş, dekanlığı esnasında oğlunu hileli bir mülakat sonucunda, diğer adayların haklarını yiyerek fakülteye araştırma görevlisi olarak atamıştı…

Pakiş AKP’li kimliği ile bilinen bir “Akademisyendi”…

\\\

İsmi: Hatice Ecem Gezer 

Kendisi Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksekokulu’na “Öğretim görevlisi” olarak atanmıştı…

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi zaten AKP döneminin “Mantar gibi türeyen” üniversitelerden biriydi, Hatice Ecem Gezer de tam da bu formata uygun olarak bu üniversitelere özel olarak yerleştirilen “Akademisyenlerden” biriydi…

Zira Hatice Ecem Gezer, “AKP’nin kapısında temizlikçi olurum” diyen Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı’nın kızıydı…

Ne tesadüftür ki “Başkanın kızı olmak” gibi çok önemli bir akademik kritere (!) sahip olduğu için kendisi ile birlikte sınavca girmekten utanıp sıkıldıklarından ötürü olsa gerek sınava girmeye hak kazanan  8’i sınava gelmemişti.

E, “Başkanın kızı” Hatice Ecem Gezer’in ALES puanı da düşüktü ama olsun önemi yoktu…

AKP’li Başkan kızının bu muhteşem alın teri ile (!) kazandığı başarıyı ve öğretim üyesi olarak atanmasını sosyal medyadan tebrik ediyordu…

Evet Hatice Ecem Gezer, AKP’li bir “Akademisyendi”

///

İsmi: Cem Zorlu

Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörlüğü görevine atanmıştı AKP iktidarı tarafından…

Cem Zorlu üniversitede “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği” sınavı yaptı yani akademik kadro yerleştirmesinde bulundu…

Bulundu bulunmasına ama bu işte bir terslik vardı zira yazılı sınavda yüksek puan alan adaylar sözlüde düşük puanlar ile elendi, akademik unvan ve kadrolar AKP’li isimlere gitti.

Peki bu anormal bir durum muydu? Normalde tabii ki anormal bir durumdu ancak Rektör Cem Zorlu eski AKP Milletvekili olunca durum da gayet normal ve anlaşılabilir oluyordu…

Evet Cem Zorlu, AKP’li bir “Akademisyendi”.

///

İsmi: Aydın Durmuş…

Kendisini AKP, Batman’ı “Aydınlatsın” diye Batman Üniversitesi’ne rektör olarak atamıştı…

Ama Aydın Durmuş olayı tamamen yanlış anlamış olacak ki komple kendi ailesinin önünü ve önünü “Aydınlattı”…

Rektör Aydın Durmuş oğlu Mehmet Harun Boğaç Barbaros Durmuş’u Batman Üniversitesi’nin Mimarlık Fakültesi’ne “Araştırma Görevlisi”, eşi Ayla Durmuş’u ise Teknoloji Fakültesi’nde Doktor Öğretim Görevlisi yaptı…

Maşallah Rektör Aydın Bey Batman  Üniversitesi’ni aile şirketine çevirmiş ailesini, pek bir güzel şekilde pırıl pırıl “Aydınlatmıştı…

Evet, Aydın Durmuş AKP’li bir “Akademisyendi”…

///

İsmi: Nuretdin Memur…

Kendisi İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nin “ÖĞRENCİSİ OLMAYAN” Çelebi Meslek Yüksekokulu’nda Görsel, İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı bölümünde “AKADEMİSYEN” (!) olarak görev yapıp tıkır tıkırt parasını alıyordu…

Nuretdin Memur öğrencisi olmayan akademide kime ders veriyordu bilemiyoruz ama bildiğimiz bir şey var o da, kendisinin AKP’nin Konak İlçe Başkanvekili ve daha sonra ise Bayraklı AKP Belediye Başkan aday adayı olduğuydu…

Evet, Nuretdin Memur, AKP’li bir “Akademisyendi”

///

Şimdi ortada böyle “Mantar gibi türeyen” apartmandan bozma,eğitim kalitesi liseden hallice “TABELA ÜNİVERSİTELERİ” ve bu muhteşem çaptaki (!) “AKADEMİSYENLERİ” (!) ile eğitimde devrim yapan AKP’nin Boğaziçi Üniversitesi’ne atadığı rektörün seçimle gelmemesini ve eski AKP Milletvekili Aday Adayı olmasını tartışıyor memleket…

Ülkede “Akademik kaliteyi” sistematik olarak çökerterek “VASATLAŞTIRAN” AKP iktidarından gerçekten seçimle göreve gelen, uluslararası çapta bir rektör ataması mı bekleyecektik? Tabii ki hayır…

Peki bu atamaya sessiz mi kalacağız? Tabii ki hayır…

Ama bileceğiz ki, olay Boğaziçi Üniversitesi’ne AKP’li bir rektörün seçimsiz olarak atanmasının ötesinde, AKP için hayati önem taşıyan “VASATIN STANDARTLAŞTIRILMASI PROJESİNİN” akademi dünyasında sistematik olarak sürdürülen bir parçası…

AKP eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ne diyordu : “Eğitim oranı yükseldikçe oy oranımız düşüyor”

İşte AKP bunun farkında olarak sistematik, bilinçli, ve stratejik biçimde yüksek eğitimin içini boşaltarak, bina olarak, adet olarak fazla kalite olarak rezalet bir eğitim sistemi kurguluyor…

Bu strateji içerisinde yandaş ve örneklerini sıraladığımız çapsız çakma akademisyenlerini bu tabela üniversitelere dolduruyor, bunların bir tık üzerindekiler ise bizzat kendi yandaş vakıflarına kurdurulan vakıf üniversitelerinde istihdam ediliyor ve o vakıf üniversiteleri zaten AKP kontrolünde…

İşte memleketteki Boğaziçi, İTÜ,ODTÜ gibi geleneği olan “DÖNÜŞTÜRME” işlemini öyle 3-5 yılda yapamayacağınız üniversiteler ise bu yandaş Rektör atamaları ile bu “DÖNÜŞÜM PROJESİNE” hazır hale getiriliyor…

AKP kendisi belirli bir entelektüel kapasiteye çıkamadığı, tabanı da buna uygun olmadığı için ülke neslinin toplam kalitesini kendi seviyesine çekiyor.

///

Yani efendim Boğaziçi’ne atanan Melih Bulu farkında bile olmadığı çok büyük bir toplumsal mühendislik projesinin küçük bir parçasıdır, birileri ona “Git oraya otur” demiş ve o koltuğa oturmuştur…

Neticede proje AKP’nin “VASATI STANDARTLAŞTIRMA PROJESİDİR” ve evet Melih Bulu bu “Projeye” uygun,sadık ve makyavelist, opoprtünist bir kişi, bir AKP’li “Akademisyendir”

O nedenle Boğaziçi Üniversitesi’ne yapılan atamda rektöre bakarak ağaçta kaybolmayın,bir adım geriye atın ve büyük ormana dikkat edin derim ben…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum