Davutoğlu'nu önce bombaladı sonra tehdit etti

Davutoğlu'nu önce bombaladı sonra tehdit etti

Havuz medyası yazarlarının, AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na yönelik taarruzları şiddetlenerek devam ediyor.

A Haber'in kadrolu "yorumcusu" Cemil Barlas'ın çok sert tweetlerinden sonra, Sabah'ta yazan Hilal Kaplan'ın kocası Suheyb Öğüt'ün, Aktüel Dergisi'ndeki Davutoğlu'na yönelik ağır ithamlarının yer aldığı yazısı, büyük tartışma konusu olmuştu. 


Davutoğlu'na taarruz timine, Sabah'ın özel istihbarat servisi ile koordineli çalışan  isimlerden biri olan Ömer Adıyman da katıldı. 

Adıyaman, kendisine ait gizlinot adlı internet sitesinde yayınladığı, "Serhat Albayrak meselesi: Gerçek kavga ne?" başlıklı yazısında, Davutoğlu'nu bombaladı, yerden yere vurdu.

Suheyb Öğüt'ün yazısı için "içten bir eleştiri" diyen Adıyaman, bu yazı nedeniyle Davutoğlu'nun ekibinin Damat Berat'ın ağabeyi olan Sabah grubunun başındaki Serhat Albayrak'ı hafiften tehdit ettiğini iddia etti.

"Serhat Albayrak'a yönelen eleştiri görünümlü öfke ve kin, aslında Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelmektedir" ifadelerini kullanan Adıyaman, "Davutoğlu ve çevresindeki ekip esasen Cumhurbaşkanının Ak Parti'ye artık zarar vermeye başladığı inancındalar. Onlara göre uzlaşmacı bir dil ve yaklaşımla Ak Parti bir yenilenme sürecine girmeli ve yüklerinden arınıp yoluna devam etmeli. Gördükleri en büyük yük ise Sayın Cumhurbaşkanı. Kimse kör-sağır-dilsizi oynamasın" dedi. 

Davutoğlu'na yönelik suçlamalarını daha da ileri götüretek, "Bu çok yeni birşey de değil; Berat Albayrak'ın aday liste sıralamasındaki yeri bile açık bir mesajdı!" dedi.

Adıyaman yazısında, "Davutoğlu mutlaka koalisyon kurma hevesinde ve bunun parti genel başkanlığını da korumak için tek yol olduğunu düşünüyor" iddiasını da gündeme getirdi ve tehdit etmekten de geri kalmadı: " Tabloyu fazla karamsar bulanlar olabilir. Tablo bu ama akıbet inşallah hayır olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız, siyasette oyun nasıl kurulur ve tuzaklar nasıl boşa çıkarılır, yakında gösterecektir. İşte o gün, pişmanlık fayda etmeyecek. İkinci Yarı sevdalılarına açık uyarımdır!"

İşte AKP çevrelerinde çok tartışılacak o yazı:

Serhat Albayrak meselesi: Gerçek kavga ne?

 Son günlerde Serhat Albayrak ismini yazılara ve tartışmalara dahil etmek moda oldu. Kendisi kamuoyunda göz önünde bulunmayı sevmese de birileri Serhat Albayrak'ı gündem etmekten geri durmuyor. 

Son günlerde Serhat Albayrak ismini yazılara ve tartışmalara dahil etmek moda oldu. Kendisi kamuoyunda göz önünde bulunmayı sevmese de birileri Serhat Albayrak'ı gündem etmekten geri durmuyor.

Son tartışmalar, Suheyb Öğüt'ün içten bir eleştiri yazısı üzerinden yapılmakta. Öğüt'ün Davutoğlu hakkındaki değerlendirmelerini içeren yazısı kısa sürede internet sitesinden kaldırıldıysa da tartışma bitmedi. Güya yazının Davutoğlu ve çevresinde kırgınlık ve kızgınlık oluşturduğu, tepkiler nedeniyle kaldırıldığı ve yazının bu medya grubunda yer bulmasına "belli bir amaçla" izin verildiği iddiası pompalanmaya çalışılıyor.

Bu iddialarda da hedef isim Serhat Albayrak. Hatta yazıp çizenlerden bazıları Albayrak'ı hafiften tehdit havasından da geri kalmıyorlar.

Peki nedir bu Serhat Albayrak meselesi?

Adım adım ilerleyelim :

1. Serhat Albayrak ve başında bulunduğu medya grubuna yapılan saldırılar, hangi görüntü altında olursa olsun ve kimden gelirse gelsin, esasen Tayyip Erdoğan'a karşı bir projenin parçasıdır.

2. Bu tartışmalar, Tayyip Erdoğan sonrası dönemde yeni bir Ak Parti dizayn etmeye çalışanların aynı zamanda yeni bir medya dizaynına yöneldiklerinin de göstergesidir. Açık konuşalım, yapılan bazı hatalara ve seçilen bazı yanlış isimlere rağmen, bu medya grubunun Gezi olaylarından itibaren duruşu halkın bilinçlendirilmesinde önemli olmuştur. Üst Akıl ve Paralel Yapı'nın oyunların bozulmasında önemli bir rol oynayan bu medya grubunun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Davutoğlu'na verdiği güçlü destek de ortadadır.

Sorun bu medya grubunun hala Sayın Cumhurbaşkanımızın duruş ve görüşlerini de yansıtmaya devam etmesidir. 

Oysa birilerinin aklındaki dizayn, Cumhurbaşkanının pasif kaldığı ve özellikle partiden elini çektiği bir yeni düzendir. Serhat Albayrak ve başında bulunduğu medya grubuna bu anlamda "ayar" verilmeye çalışılmaktadır. Aynı durum Ethem Sancak için de söz konusudur.

3. Açık konuşalım: Başbakan ve yakın çevresindeki dar kadronun Cumhurbaşkanından güç alarak partiyi ve Ak Parti mücadelesini daha da güçlendirme yoluna gitmek yerine Ak Parti'de "İkinci Yarı" söylemi adı altında güç mücadelesine girmeleri sorunun temelini oluşturmaktadır. Seçim sonuçları bu mücadelede bu ekibin elini zayıflatınca faturayı Cumhurbaşkanımıza ve onun duruşunu yansıtan medyaya kesmeye çalıştıkları ortadadır.

4. Davutoğlu'na verilen güçlü destek görülmeksizin, son dönemdeki bazı eleştirileri merkeze alarak "fitne" lafını alevlendirenler esas fitnecilere de fırsat vermektedir. 

Birkaç değerlendirmedeki eleştiriye tahammül edemeyenler, medya grubu yönetiminin tüm yazar kadrosu üzerinde tam kontrol ve tahakkümü olmadığını da bilirler herhalde! Buna rağmen, birkaç yazı ve değerlendirme üzerinden meseleyi el çabukluğu ile bir Serhat Albayrak eleştirisine bağlamaları iyiniyetle açıklanamaz.

5. Olay nettir: Özellikle bir yazı üzerinden uzun zamandır beklenen bir fırsatın ele geçtiği anlaşılmaktadır. Serhat Albayrak'a yönelen eleştiri görünümlü öfke ve kin, aslında Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelmektedir. 

6. Zamanlaması itibariyle de bu tartışmalar bir amaca hizmet etmektedir. Herşey göz önünde cereyan ediyor. Davutoğlu mutlaka koalisyon kurma hevesinde ve bunun parti genel başkanlığını da korumak için tek yol olduğunu düşünüyor. İktidar gücünün hem parti içinde hem de dışındaki aktörlerle oyun kurabilme, birşeyler dağıtabilme ve böylece gücünü konsolide edebilme imkanı vereceğini düşünüyor.

Koalisyon yolundaki mayınları da temizlemeye çabalıyor. Serhat Albayrak ve medya tartışması da bunun bir parçası. Koalisyon sürecinde en büyük tartışma konusunun Sayın Cumhurbaşkanının konumu olacağı aşikar. Muhalefet partilerinin Sayın Cumhurbaşkanının kritik aşamalarda süreçlere müdahale etmesinden ve doğru bildiğini ortaya koymasından, bu tavrının Ak Parti milletvekillerini etkilemesinden çekindikleri çok açık.

Davutoğlu ve çevresindeki ekip, son tartışmalar ve Serhat Albayrak eleştirileri ile aslında muhalefete de mesaj gönderme derdinde. Tavır alabildiklerini, Cumhurbaşkanının en yakınlarına bile ayar verebildiklerini, medyayı da bir ölçüde kontro edebileceklerini (ya da en azından açığa düşürebileceklerini) göstermek istiyorlar. 

Bu çok yeni birşey de değil; Berat Albayrak'ın aday liste sıralamasındaki yeri bile açık bir mesajdı!

7. Koalisyon kurulma sürecini başarıyla atlatmayı uman Davutoğlu ve ekibi, sonrasında da kendilerince ortamı kontrol edilebilir kılmak için şimdiden operasyon yapmaya çalışıyor. Serhat Albayrak ve medya grubuna yönelik tavır bunun bir parçası. Davutoğlu'nun Ethem Sancak'a tavırlı duruşunun ardından şimdi de Serhat Albayrak. Mesajın ne olduğu ve kime verildiği çok açık!

8. Biz de açık ifade edelim: Davutoğlu ve çevresindeki ekip esasen Cumhurbaşkanının Ak Parti'ye artık zarar vermeye başladığı inancındalar. Onlara göre uzlaşmacı bir dil ve yaklaşımla Ak Parti bir yenilenme sürecine girmeli ve yüklerinden arınıp yoluna devam etmeli. 

Gördükleri en büyük yük ise Sayın Cumhurbaşkanı. Kimse kör-sağır-dilsizi oynamasın. Davutoğlu'nun Hakan Fidan meselesinden Merkez Bankası tartışmalarına, Davos seyahatinden Başkanlık meselesine birçok konuda attığı adımlar ve aldığı tavırlar, Cumhurbaşkanı ile ihtilaf halinde olma veya en azından "Cumhurbaşkanı ile her konuda aynı düşünmeme" durumuna dair işaretlerdir. Davutoğlu'nun tüm bunları yanılarak, bilmeden veya tecrübesizlikten yaptığı düşünülemez!

Çok açık: Davutoğlu ve çevresi, Tayyip Erdoğan'a yönelen tepki karşısında Tayyip Erdoğan'a mesafeli durma stratejisi gütmüştür. Son tartışmalarla da "Biz farklıyız" mesajı verilmektedir.

"Hoca özüne döndü. Tayyip Erdoğan tarzını (taklitini) terk etti" şeklindeki güzellemelerin tek amacı da bu tavrı övmek ve sürdürmesi için Davutoğlu'nu teşvik etmektir.

9. Şimdi sıra medyaya ayar vermeye gelmiş görünüyor. "Tayyipçi" dedikleri yayın gruplarını, patron ve yöneticilerini ve yazarlarını önce eleştirip uzaklaştırmaya, şimdi de açıktan hedef almaya başladılar.

Bu sürecin ikinci adımı bürokrasidir. Koalisyon hükümetin ilk icraatı Tayyipçi bilinen bürokratların tasfiyesi olacaktır. Davutoğlu ve ekibi bunu koalisyonun zorluk ve şartları hikayesiyle gerçekleştirecektir.

10. Fitne çıkmasın diyerek asıl fitneyi örtmeye çalışanlara prim verilmemeli. Mesele nettir, Tayyip Erdoğan'a karşı yürütülen strateji ortadadır.

Davutoğlu ekibinin "Tek başına iktidarı CB kaybettirdi", "Başkanlık modelini millet istemedi", "Diyanet İşleri, çözüm süreci vs sözleriyle CB büyük tepki topladı", "Saray meselesi bizi yıktı" gibi laflarını herkes duyuyor, şahit oluyor. Kimse kimseyi kandırmasın.

Serhat Albayrak meselesi nedir denilirse, işte budur. Önümüzdeki günlerde, gizli açık her yolla, medyada yeni dizayn girişimlerine şahit olacağız. Koalisyon görüşmeleri sürecinde garip açıklamalar ve operasyonlarla karşılaşabiliriz. Koalisyon engeli aşılırsa bunların daha da hızlanması ve medyadaki dizayn çabasının bürokrasiye ve sonra da iş dünyasına yönelmesi kuvvetle muhtemel.

Tabloyu fazla karamsar bulanlar olabilir. Tablo bu ama akıbet inşallah hayır olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız, siyasette oyun nasıl kurulur ve tuzaklar nasıl boşa çıkarılır, yakında gösterecektir. İşte o gün, pişmanlık fayda etmeyecek. İkinci Yarı sevdalılarına açık uyarımdır! 

KAYNAK: POSTMEDYA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.