Davutoğlu'nun konuştuğu Alevileri tanıyan yok!
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun dün Alevilerle buluşup konuşması en çok Alevileri şaşırttı. Başbakan'ın konuştuğu Alevilerin kimler olduğu bilinmezken Alevilerin gerçek kanaat önderleri o toplantıya katılanları 'düşkün' ilan etti.
Başbakan Ahmet Davutoğlu Çankaya Köşkü’nde ‘Alevi dedeleriyle’ görüştü. İsimleri bilinmeyen Alevi temsilcilerine öğütler verdi.
Erken seçime gidilmesi netlik kazanırken, Başbakan Ahmet Davutoğlu Alevi temsilcileriyle Çankaya Köşkü’nde görüştü. Az sayıda ismin katıldığı toplantıda Davutoğlu dedelere öğüt verdi.
Çözüm sürecinden, gittikçe artan şiddet eylemlerinden bahsetti. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dün Çankaya Köşkünde düzenlediği “Alevi dedeleri” toplantısı Alevi sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerini, kanaat önderlerini ve dedeleri ayağa kaldırdı.
Davutoğlu'nun davetine uyarak toplantıya katılan Alevi dedelerini, ne Alevi Bektaşi Federasyonu ne Pir Sultan Abdal Derneği ne de diğer Alevi dernekleri tarafından bilinmiyor. Alevileri örgütlendiği kurumlar “Kim bu dedeler?” diye soruyor.
'KATILANLAR DÜŞKÜNDÜR'
Davutoğlu'nun bu hamlesi “becereriksizce bir girişim” olarak nitelenirken Aleviler AKP'nin “kendi Alevilerini” yaratmaya çabaladığını düşünüyor. Alevi kanaat önderlerine göre toplantı barış amacından saptı ve Alevilere şirin görünme çabasına dönüştü.
Toplantıya katılanları, Alevi değimiyle “Düşkün” olarak nitelendiren dernek ve federasyon başkanları, Başbakanın, “Eğer biz 12 imam’ın peşinden ayrılırsak, İslamiyet bizden hesap sorar” ifadesini de “asimilasyon çabası” olarak değerlendirdi.
‘HANGİ ERKANLA GİTTİLER’
Alevi-Bektaşi Federasyon Başkanı Baki Düzgün, Başbakanın toplantısına katılanlar ile ilgili,” Oraya giden dedelerin aklına şaşmak lazım. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu, HDP Başkanını Demirtaş’ı mezheplerinden dolayı milyonlara yuhalatan bir zihniyetin karşısında oturuyorlar. Hangi edep erkan ile oraya gidip hiçbir şey olmamış gibi o masada oturuyorsunuz?” dedi.
Aleviler kanmaz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Gani Kaplan, “AKP kendi Alevisini yaratmaya çabalıyor. Yeni bir taban yaratmaya çabalıyor. Bunlar, lokal kazanımlar. Alevi camiasında yerini bulamaz” dedi.
‘SATILIKLAR KALMIŞ’
Federasyonun eski başkanı Ali Balkız, AKP’nin alevi toplumunun bir kısmı ile görüşme çabası içinde olduğunu, onlarla iyi geçinmek adına, Kerbela başta olmak üzere birçok yere diyanet kanalıyla geziler düzenlendiklerini hatırlatarak, “Alevi çalıştayı sırasında kendilerine yakınlaştırmaya çabaladıkları bir grup alevi var. Katılanlar onlardır herhalde. Alevi terminolojisiyle düşkünler ve satılıklar katılmıştır. Gündem değiştirmek, Alevilere şirin gözükme çabasından başka bir şey değil” dedi.
'SİYASİ OYUN'
Hacı Bektaşi Veli Dergahı Postnişi “Pir” Veliyettin Hürrem Ulusoy, Davutoğlu toplantısını bir siyasi oyun olarak değerlendirdi. Toplantıya kendisinin de katıldığına yönelik haberlerden şaşkınlık duyduğunu belirten Ulusoy, “Bu toplantının samimiyetine güvenmiyorum. Farklı siyasi oyunlar dönüyor” dedi.
‘KABEM İNSANDIR DİYEMEZ’
Ercan Geçmez (Hacıbektaş Anadolu Kültür Vakfı Başkanı): Başbakan ve ekibi Alevilerle ilgili bir toplantı yapıyor, Alevi dünyasında karşılığı olmayan insanlar. Alevi inancına hakaret eden bir hükümetin alevi dedelerini toplaması samimiyetsizlik. Dedelerin oraya gitmesi de ayrı bir döneklik. Alevilerin sorunlarını çok iyi biliyorlar. Alevilerden korkuyorlar. Alevilerin gücünü sindirmeye çabalıyorlar. Başbakan Alevilere Alevilik öğretmeye çabalıyor. Başbakana haddini bil bize Alevilik öğretemezsin diyoruz. Benim kabem insandır derse oturur konuşuruz.
YOLLARIMIZ FARKLI
Murtaza Demir (Pir Sultan Abdal Dernekleri Eski Başkanı):
Osmanlının en rüşvetçi sadrazamlarından Rüstem paşa Pir Sultan Abdal’ın müsahibini satın almıştı. Abdal asılmaya giderken herkesin bir taş atmaya çalıştığı anda Ali Baba da koynuna bir gül saklamış sakladığı gülü çıkartıp atıyor onun üzerine yandım anam diyerek “Elalemin taşı deymez, Dostun gülü yaralar beni” diyor Pir Sultan Abdal. Pahasını bulunca satılıp giden insanlar her ırk inanç için olduğu gibi aleviler için de geçerli. Değerlerini satmaya hazır nazır insanlar da var. Ama bunlar dede olmaz bunlar alevi geleneğinde düşkündür dönektir. Alevi hususiyetleri kalmamıştır. Dolayısıyla bunlara dede demek ayniyle hata. Vahim bir hata. Onların yolu ile bizim yolumuz farklıdır.
‘AYRIMCILIK HAD SAFHADA’
Fevzi Gümüş (Alevi-Bektaşi Federasyonu Eski Başkanı):
Memleket kan gölüne döndü erken seçime de gidiliyor toplumun gazını almak amacıyla böyle bir şey yapılmış. Şu kesin, gerek Tayyip Erdoğan gerekse Davutoğlu zamanında Aleviler ile bir araya geldi. Ama Alevilerin temel hak taleplerini çözme konusunda tasarrufta bulunmadı. Sorunlara değinmediği için bir anlam ifade etmiyor. Göstermelik. Aleviler AKP dönemindeki kadar ayrımcı politikalara maruz kalmadılar.
DALGA GEÇİYORLAR
Remzi Akbulut (AFV Genel Başkanı):
Mevcut hükümet kendisine göre bir dedelik babalık yaratmak Aleviliğin içini boşaltmak istiyor. Yalan yanlış şeyler. Barış çağrısı için çağırıyor. Alevilerin hiçbir zaman terörle ilişkisi olmamıştır. Sivas’ta Madımak’ta Gazi’de Aleviler yakıldı yıkıldı, onun karşılığında aleviler eline silah almadı. Hiçbir cem evinde şiddet söylemi göremezsiniz. İnadına barış diyoruz. Görevi iade eden bir başbakan var ‘Cem evlerinin hep beraber yeniden yorumlanması ve barış dergahının oluşması lazım’ diyor. Cem evleri zaten barış yuvası. Başbakan kendisine göre bir alevi yaratmak istiyor. Başbakanın düşüncesi kelle kesen Müslümanlık gibi bir şey mi arıyor? Alevi kurumlarının içerisinde temsilen bir kişi yok. Aleviler adına orada oturması alevi halkıyla alay etmektir dalga geçmektir. Davutoğlu Alevilik dersi veriyordu neredeyse. Yazık üzülüyorum aleviler adına.
YOLUMUZ VAR BİZİM
Doç. Dr. ATİLLA ERDEN:
“Mezhebimizi sorma be hey gafil mezhebimiz yok yolumuz var bizim. Çağırma meclis-i riyaya, şerbet içmeyiz dolumuz var bizim. Minareye çıkıp bağırma, sağır değiliz. Sen kendini kayır, bizi kayırma, huriye kılmana esir değiliz” dizeleri, yüzyıllardır bu topraklarda dedeler tarafından söylenir. Bu bir kültürdür. Bu kültürü yok etmeye yönelik asimilasyon çabaları da tarih boyunca yerini bulmamıştır. Şu an yapılmak istenen de Alevi birliklerini bölme çabasıdır.
Davutoğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şöyle;
“Cemevleri barış dergahları olarak görülmeli. Hepimizin teyakkuz halinde olması gereken şey, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenler olabilir. ‘Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenler olabilir’ Hepimize düşen görev kim saldırıyorsa onun karşısında olmaktır. El ele vermek zorundayız. DEAŞ'ın İslam'a en büyük darbeyi vuran bu yaklaşımı karşısında durmalıyız." Çözüm sürecine değinen Davutoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti hiçbir vatandaşı arasında ayırım yapmaz. Devlet vatandaşlarına kimlik sormaz. Kimlik vatandaşların kendileri ile tanımlanır. Ve devlet o kimliklere saygı gösterir. Hak ve özgürlükler konusunda eşit davranır. İşte çözüm süreci derken tam da bunu kastettik. Alevilik hak ettiği yolda devam edecektir" diye konuştu.
‘YETKİSİZ BAŞBAKAN ETKİSİZ ALEVİLERLE’
İsmail Saçlı:
Yetkisiz Başbakan, etkisiz bir kaç Alevi ile görüşüp sözde Alevi sorunlarını çözdü. 13 yıldır tam yetkili iken aklınız neredeydi? Şimdi Alevileri seçim malzemesi olarak kullanıyorsunuz. AHİM kararlarını ve Yargıtay'ın vermiş olduğu 'Cemevleri ibadethanedir' kararını uygulayın. 'Cemevleri barış dergâhları olsun' gibi bir söz ne demek, cemevleri 'savaş dergâhı' mıydı? Daha iki gün önce Cumhurbaşkanı müftülere, 'camilere sahip çıkın, silahlar çıkıyor' demedi mi? IŞİD Alevileri katlederken, Suriye'de Alevi katliamları yapılırken, Sayın Davutoğlu bir açıklama yapmadı. Sayın Davutoğlu şu an Başbakan değildir, yetkisizdir. Onunla görüşen birkaç dernek ve ocak adına katılan kişilerde Alevi toplumunun bilindik isimleri değildir. 25 yıldır Alevi mücadelesi veren, Alevi toplumunun temsilcileri o toplantıya davet edilmemişti. Örgütlü yapılardan değillerdir. Alevi toplumunu bölmeye yönelik bir toplantıdır. Etkisi olmayan kişiler Alevi kanaat önderleri olamaz, Alevi sorununu çözemezler. Aleviler terörün tarafıymış gibi algı yaratmak yanlıştır. AKP'nin Alevi politikası ortada iken, Alevileri ve inancını yok sayan bir zihniyetle bu süreçte birlik görüntüsü vermek doğru olmamıştır. Alevi kanaat önderi demek, tüm Aleviler tarafından kabul görmek demektir. Toplantıya katılan bu kişiler 25 yıllık Alevi hareketi mücadelesinin neresinde yer almıştır.
Kutsal ocaklarımızı siyasi menfaatlerine alet etmelerine müsaade etmeyeceğiz. Alevi toplumu kendisini kimin temsil edeceğini kendisi belirler. Çakma Alevi, Ak Alevi yaratmaya çalışan AKP bunu önceden de denedi. Oyun aynı kaldı, sadece figüranlar değişmiştir. Başbakan terörden bahsederken sanki Aleviler terörün tarafıymış gibi davranmıştır. Sonuç olarak ne Başbakan'ın ne de katılan isimlerin söyledikleri bizi bağlamamaktadır. Alevilerin sorunu gerçek Alevi kurumları ile çözülür, Ak Alevilerle değil.
TOPLANTI POLİTİK İSTİSMAR
OKTAY VURAL (MHP Grup Başkan Vekili):
Bu toplantılar, sadece politika üretmek, politik malzeme yapmak, politik istismardan başka bir amacı yok. Kim ne yaptı niye yaptı nerden çağırdı bütün bunları dikkate aldığımızda taktik olarak siyasi amaç, Alevi toplumunu kullanma arzu ve isteğidir. Alevi ya da Sünni arasında herhangi bir çatışma yok ki barış çağrısı yapıyorsun. Şu an ortada var olan durum PKK’nın yarattığı terördür. Bununla ilgili Alevilerin herhangi bir çatışma içerisinde olmadığı gayet açık ve net. Davutoğlu, Türkiye’de huzursuzluğun kaynağının ne olduğunu tam bilmiyor. Türkiye’deki huzursuzluğun kaynağını bilerek hareket etse daha iyi olur.
‘DAVUTOĞLU’NUN ÇABASI GÜLÜNÇ’
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ (HDP İzmir Milletvekili):
Ben, tanıdığım 8 tane taksi sürücüsü ile görüştükten sonra ‘Türkiyeli şoförler adına taksi sürücülerini dinledim’ desem ne kadar gülünç olacaksa, Davutoğlu’nun yaptığı da bu kadar gülünçtür. Bir inanç grubunu kendi savaş politikalarının ortağı olarak gösterme çabasıdır. Aleviliğin birden çok yoruma sahip olduğunu biliyoruz. İnanç sisteminden çok, kültür olduğuna dair inanç da asırlar boyudur gelir. Bunca tarihi ve kültürel bir karmaşıklığı olan durumu bir anda AKP’nin başındaki kişinin inancına bağlayarak, Alevilik üzerinden konuşmak da ikinci defa aldatıcıdır.
‘GEREKLİ TEPKİ GELECEKTİR’
MÜSLÜM DOĞAN (HDP İzmir Milletvekili):
Davutoğlu’nun seçim sürecinde böyle bir toplantı gerçekleştirmesi, barış söylemini en çok ortaya koyan Alevilere seslenerek, toplantıyı ortaya koyması taktik. Bu sürece kimsenin itibar edeceğini düşünmüyorum. AKP kendince, kendi Alevilerini yaratıyor. Doğal alevi tabanıyla bir zeminde buluşmaları mümkün değil. Seçim yatırımı ile ilgili bir husustur. Bu bağlamda Aleviler, AKP’nin gerici politikaları karşısında ses çıkartacak ve gerekli tepkiyi gösterecektir.
‘ANLAMSIZ GİRİŞİM’
MUSTAFA KUL (Siyasetçi):
AKP her seçim öncesinde Türkiye’deki etkin köken üzerinden siyaseti dizayn etmeye çalışıyor ama alevi toplumu Tayyip beyin de Davutoğlu’nun da ne yapmak istediğini ne yapmak istemediğini iyi biliyor. CHP Başkanına cibiliyetini söyle diye sataşan Erdoğan sempati kazanmaya çabalıyor. Alevilik konusunda en ufak bir gelişme yasal veya uygulamada bir düzenleme olmamasına rağmen bugünkü girişim anlamsızdır. ‘Ciddiye alınmamalı’ Seyfi OKTAY (Eski Adalet Bakanı, Politikacı): Kim bunlar? Kimi temsilen gitmişler başbakanın oraya? Bu ciddiye alınacak bir şey değil. 3-5 kişinin gidip alevi toplumunu temsil ediyorum demesi geçersiz ve anlamsız bir olay. Kimlikleri belli olsa değerlendirme yaparız. Böyle bir toplantıya, belirli dernekler gider, görüşler alınır, dernek de kendi görüşünü bildirir. Olması gereken budur. Ama dernekler de bilmiyor kimler olduğunu.
Kaynak: Yurt Gazetesi - SENEM KİRİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.