1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Fatih'in gemileri karadan yürütmesi şehir efsanesidir
Fatih'in gemileri karadan yürütmesi şehir efsanesidir

Fatih'in gemileri karadan yürütmesi şehir efsanesidir

İstiklal Harbimizi çok yazdığım için şimdi teferruatına girmeyeceğim ama, 1923'de İstanbul'u, İngiliz ve Fransız işgalinden kurtarıp geri almak, 1453'de ki gücümüzle kıyaslandığında çok çok daha zor şartlarda başarılabilmişti...

A+A-

- 1203'de ki 4. Haçlı seferinde Latinler İstanbul'u işgal edip, 150 bin Rum'u kılıçtan geçirip, 220 bin kişiyi de sürgün edip şehirden kaçırtmadan önce, İstanbul'un nüfusu 550 bin kişiydi.

Fatih İstanbul'u teslim aldığında ise nüfus 36 bine çoktan inmişti bile...

-Aziz Pavlus, 1054 yılında Ortadoks Kilisesi'ni Vatikan'dan ayırdıktan sonra, Latinler, intikam yemini etmiş her fırsatta Bizans'ı zayıf düşürmüşlerdi...

- Vatikan'ın elçilerine, Bizans İmparatorunun sağ kolu meşhur Grandük Notoras'ın "Şehirde Latin külahı görmektense Türk sarığını görmeyi yeğlerim" diyerek, halkının duygularını en veciz şekilde ifade etmesinin altında yatan bu büyük mezhep kavgasıydı...

- 1054'de kiliselerin ayrılmasıyla Batı ile kan davalı olan Bizans, Ağustos 1071 de ilk büyük darbeyi Malazgirt Ovası'nda Selçuklu Sultanı Alp Arslan' dan almış ve Anadolu' dan geri çekilişini başlatmıştı...

- Bizans'a 2. Büyük darbeyi bir başka Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan Denizli Düzyol Yaylası'nda vurmuş, (Eylül 1176) Bizans' ın yeni 100 bin kişilik ordusunu geçitlere çekip- bölüp- perişan edip-teslim almış ve böylece Anadolu'nun anahtarını Bizans’tan geri almıştı...

- İspanya ve Portekiz'den Müslümanların atılması üzerine Ortadoğu’nun kontrolünü de Müslümanlardan geri almak için Papa'nın çağrısı üzerine düzenlenen Haçlı Seferlerine (1096-1272) Selçuklu Sultanları karşı koymuş durdurmuş ama kendileri de çok yıpranmıştı.

- Haçlı Seferleriyle hırpalanan ve akabinde beyliklere bölünen Selçukluların mirası üzerinden de İstanbul' un burnunun dibinde, (1299, Söğüt'de) küçük bir devlet kurulacaktı. Bu devlete sonradan Batılılar, Otman, Ottoman veya Osmanlı diyecekti...

- 1335' de Bursa' ya da hakim olup Başkent yapan Osmanlılar, 1365'de de Rumeli'ye geçer ve Edirne'yi 1453'e kadar başkent yaparlar.

Ve hatta daha batıya giderek 1392 de Mekadonya'yı da teslim alıp vergiye bağlamışlardı.

- Batı da Vatikan'ın, Doğu da ise Selçukluların hışmına uğrayıp, kolu kanadı kırılmış Bizans, sürekli içine kapanıyor ve de küçüldükçe güçsüzleşiyordu...

- Malazgirt’ten Mekadonya’ya kadar tüm Anadolu'yu ve Trakya'yı kaybedip iflas eden, sur içine hapsedilen Bizans'ı 1453 de yenmek çok zor olmadı zaten. Surda gedik açmanın zor olduğunu anlatmak için abartılı efsaneler ürettiğimizi söyleyenler bu manada haklıdırlar...

- İstiklal Harbimizi çok yazdığım için şimdi teferruatına girmeyeceğim ama, 1923'de İstanbul'u, İngiliz ve Fransız işgalinden kurtarıp geri almak, 1453'de ki gücümüzle kıyaslandığında çok çok daha zor şartlarda başarılabilmişti...

Bu çok büyük işi başaran Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarına şükranlarımızı sunarken, devletimizin değerini de yeniden anlamaya çalışalım artık...

 

"ANLAMAK MARİFETE TABİDİR..."

 

Saygılarımla arz ederim.

 

Bahtiyar Aydın

siyasetcafe.com

Bu haber toplam 2359 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.