1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Hıncal Uluç: Sözünü tut İmamoğlu yasaları yeni mi öğrendin ?
Hıncal Uluç: Sözünü tut İmamoğlu yasaları yeni mi öğrendin ?

Hıncal Uluç: Sözünü tut İmamoğlu yasaları yeni mi öğrendin ?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu eleştiren Hıncal Uluç, İmamoğlu'nun seçim vaatlerinin yerine getirmesi çağrısında bulundu.

A+A-

Sabah yazarı Hıncal Uluç, bugünkü köşesinde 'İmamoğlu’nun “Sessiz İstanbul”u!' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Hıncal Uluç yazısında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nu eleştirdiği ve seçim vaatlerinin yerine getirmesi çağrısında bulundu.

 

İşte o yazı:

 

'Binali Yıldırım'a 800 bin fark atarak İstanbul'u kazanırken, Ekrem İmamoğlu "Her şey çok güzel olacak" demişti.

Vaatlerinin başında da "Sessiz İstanbul" geliyordu..

9 ay sonra hatırlattık.. Ne oldu, 'Sessiz İstanbul' dedik. Beylikdüzü Belediye Başkanıyken yakın dostu Hıncal'ı, Büyükşehir'in başına geçer geçmez unutan, telefonlarına çıkmayan, ona köşesinde şahsen sorduğu sorulara bile Basın Bürosu aracılığı ile yanıt vermeye başlayan İmamoğlu'na..

Örnek verdiğim SABAH gazetesi önündeki korna gürültüsü ve ses kirliliğine dikkat çeken yazıma yolladıkları cevapta "Yazınız üzerine önlem aldık" diyorlardı. Oraya bir levha dikmişler.. Korna yasağı levhası.. Bir borazan ve üzerinde bir çizgi var..

İşte bu eylem ve söylemleri, Beylikdüzü'nün harika başkanı iken, İstanbul'un başına gelince değişen İmamoğlu'nu ve verdiği sözleri nasıl tutacağını anlatmanıza yeter..

Sayfadaki resme dikkatli bakın.. İyi bakın diye büyük kullandım zaten.. Bu resimde, Ekrem İmamoğlu'nun "Sessiz İstanbul" vaadini gerçekleştirmek üzere SABAH gazetesinin önündeki "Gürültü Kavşağı"na koyduğu "Korna çalmak yasaktır" levhasını görene ve bulana alkış..

Hadi, İmamoğlu'nun Basın Bürosu, buna da bir açıklama göndersin bakalım..

"Laf ola torba dola" iş yapıyor görünmek için, görünmez, görünse bile zerre işe yaramaz bir levha dikenler mi, İstanbul'u "Sessiz" yapacak?.
İmamoğlu Başkan,

"Ben korna yasağı ilan eder, levhaları dikerim, ama cezayı polisler yazar. Polis denetlemiyor, yasağı ihlal edene ceza yazmıyorsa, ben ne yapayım" diye ağlayıp sıyrılacağını sanmak yok..

Yasaların böyle bir ikilem yarattığını, Beylikdüzü Belediye Başkanıyken bilmiyordun da, yeni mi öğrendin?.

 

korna-siyasetcafe.jpeg

 

Bu resme bakın ve rahatlayın. İmamoğlu "Sessiz İstanbul" sözünü tuttu. Artık korna sesi duymayacaksınız.. Nasıl mı?. Baksanıza resme.. Arayıp bulsanıza.. Orda "Korna Yasağı" levhası var. Bakar bakmaz, görebilirseniz tabii, elinizi çekeceksiniz kornadan.. İşte İmamoğlu'nun seçim vaadlerini nasıl tutacağının kanıtı!. Rahatladınız değil mi?

Bu kentte yollar vilayete bağlıdır, kaldırımlar belediyeye mesela.. Öyle gariptir yasalar, kurallar.

Ben vatandaşım.. İkilemler umurumda değil. Beni ilgilendiren, vatandaş olarak haklarımdır. Bu haklarımı da, kentin sahibi kimse, ondan sorarım..
Kim kentin sahibi?.

Atanmış Vali değil asla.. Ben bu köşeye başladığımdan beri, "Halkın Valisi" olarak bir tek Erol Çakır'ı gördüm.. Ötekiler, halkın arasına girmediler. Halk gibi yaşamadılar. Halkın çektikleri umurlarında olmadığı için, sorunları aramadılar bile..

Atanmış oldukları için, koltukları, Ankara'nın iki dudağı arasındaydı. Bu yüzden halkı değil, Ankara'yı mutlu etmek için yaşadılar hep.
O zaman kim olacak, İstanbul Halkı'nın sahibi..

Seçilmiş Belediye Başkanı.. Beş sene için seçiliyordu. Başarılı olursa bir beş sene daha.. Osmanlı devrinden beri Şehrin Sahibi oydu zaten. Şehremini idi adları o zaman, bu yüzden..

Ve bütün dünyada şehrin sembolik anahtarı Belediye Başkanı'nda durur..
Yani ey İmamoğlu, Şehrin sahibi sensin.. Ama yetki Vali'de..

O zaman bu şehrin sahibi olarak, bu halkın sorunlarını çözeceğine söz vererek seçilmiş bir başkan olarak yapman gereken ilk şey ne?.

Açık söylüyorum..

Vali ile el ele vermek.. Vali ile iş birliği yapmak ve bir yerden, mesela "Korna Yasağı"ndan başlamak..

Başlamak "Diyalog"la olur..

Belediye Başkanı olduğundan bu yana, İstanbul Valisi'ni aradın mı, İmamoğlu?. Görüşmeye gittin mi?. Sorunları paylaşıp, destek istedin, "El ele çözelim" dedin mi?.

İşin, "Ben levhamı asarım, işim biter" deyip suçu Vali'nin üzerine atmak iş değil İmamoğlu.. İşin İstanbul'u sözünü verdiğin "Sessiz Kent yapmak, tamam mı?.

İstanbul Hemşehrisi olarak bana "Sessiz İstanbul" sözünü, Vali değil, Şehremini olarak sen verdin İmamoğlu.

O zaman ben sana sorarım!. Sonuna dek de sormaya devam edeceğim..
İstanbul, sözünü verdiğin "Sessiz Şehir" olana dek, yakandayım İmamoğlu!.

***


siyasetcafe.com

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.