'Hırsızlığın ayıp kabul edilmediği bir Türkiye'ye yeni Türkiye denir'

'Hırsızlığın ayıp kabul edilmediği bir Türkiye'ye yeni Türkiye denir'

İzmir Fuarı'ndan yayınlanan, Uğur Dündar'la Halk Arenası programına katılan Yılmaz Özdil, Hürriyet'den ayrıldığından beri ilk defa sessizliğini bozdu.

‘Başbakan kim olsun’ başlıklı yazısı sansürlenince Hürriyet’le yolları ayrılan Yılmaz Özdil, gazeteden ayrılış sürecini, usta gazeteci Uğur Dündar’a anlattı.

 

Halk TV’de yayınlanan “Halk Arenası” programına konuk olan Yılmaz Özdil sezonun ilk haftasından merakla beklenen bir soruya da açıklık getirdi.
 
Türkiye’nin en çok okunan yazarı Yılmaz Özdil’in Hürriyet gazetesinden ayrılışı sonrasında nerede yazacağı merakla beklenirken, canlı yayında Uğur Dündar, Özdil’e bu soruyu sordu. Özdil bu soruyu esprili bir dille ”Bundan sonra Washington Post ya da New York Post gazetesinde yazarım herhalde” diyerek cevapladı.

Fakat programın konuklarından Müjdat Gezen’de bu cevaba esprili bir şekilde ”Yılmaz bana söyledi bundan sonra Sözcü’de yazacak” dedi.

İşte Yılmaz Özdil'in konuşmalarından satır başları:

Özdil, “Hırsızlığın ayıp kabul edilmediği bir Türkiye’ye yeni Türkiye denir”, dedi. Bunu bir özeleştiri olarak söylediğini kaydeden Özdil, “soyuyorsa beni soyuyor, sana ne deniyor”, “partileri aşan bir ahlak çöküntüsü yaşanıyor” yorumlarını yaptı. Özdil, PKK ile yürütülen sürece de sert tepki gösterdi.
 
Hürriyet’den ayrılma süreci konusunda haftalardır beklenen açıklamayı yapan Özdil, kovulmadığını, Doğan Grubu’ndan kendi rızasıyla ayrıldığını belirtti.
 
Özdil, “Birincisi, ben yazarım, basar değilim. Dolayısıyla, ben yazımı yolladım, yayınlamayız dediler, ben de siz bilirsiniz dedim. Biz Çetin Emeç’i, Uğur Dündar’ı örnek edinmiş insanlarız, yazımızın yayınlanmadığı yerde ceketi alıp çıkmamız kadar doğal bir şey olamaz ” sözlerini sarfetti.
 
Sözlerine devam eden Özdil, “Türkiye’de kadının mal gibi göründüğü bir ülkede, bir kadın patronla (Vuslat Doğan Sabancı) çalışıyor olmanın onurunu yaşadım. Basılmayan yazıdan çok, yedi senedir yazdırılanlara teşekkür etme taraftarıyım. Bu 7 senede Hürriyet’de 2000 küsur yazı yazdım. Bu 2000 küsur yazıda bir kez tekst bilemedim, bir kuruş tazminat davasına çarptırılmadım, kaybettiğim tek bir tazminat davası yok. Kendi payıma, Bekir Coşkun’dan tertemiz aldığım köşeyi, tertemiz bıraktım. Hürriyet’de 5000 kişi çalışıyor. O 5000 kişiden birinin bile burnu benim yüzümden kanasın istemem. Türkiye’deki şartlar belli. Ben kendi payıma patronun elini rahatlattım, oradan ayrıldım. Bunu söylemek inandırıcı olmayabilir, ama Doğan ailesine hem Türk medyasının, hem Türk vatandaşlarının sahip çıkması lazım, çünkü o aile, bu gazeteyle ve televizyonlarıyla Türkiye’ye hizmet ediyorlar. Yarın öbür gün bırakıp giderlerse, oluşacak boşluğu Türkiye Cumhuriyeti’nin doldurabilmesi mümkün değildir. Orada çalışmasam da, Hürriyet Türk medyasının amiral gemisidir, sahip çıkılması gerekir, ” dedi.
 
Yine de Hürriyet’e sitem eden Özdil, Doğan ailesinin özeleştiri yaparak, Bekir Coşkun, Uğur Dündar gibi isimlerden ziyade, neden bizimle Taha Akyol gibi isimler çalışıyor diye sorması gerektiğini kaydetti.
 
Köşe yazarlığı yapıp yapmayacağı konusunda yorumda bulunmayan Özdil, kitaplarının bundan sonra Kırmızı Kedi Yayınevi’nden yayınlanacağını açıkladı.
 
Özdil, sözlerini “Biat etmeyeceğiz, teslim olmayacağız, biz sadece zeybek oynarken diz çokeriz” diyerek sonlandırdı.
 
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkında da yorum yapan Özdil, CHP adını Cumhuriyet AK Partisi koysun, dedi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.