Irak öldü eksik olan tek şey vefat belgesi
Kürt siyasi tarihi uzmanı Doç. Dr. Bayar Dosky, Irak'ta yaşananları değerlendirdi. Şu anda, 'Irak Devleti diye bir devlet kalmadığını belirten Dosky, "Kürtler, Sünniler ve Şiiler olmak üzere 3 etnisiteye, nüfusa dayalı yeni sınırlar oluşuyor.
Doç. Dr. Bayar Dosky, Duhok Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı, Uluslararası Ortadoğu Barış Araştırmaları Merkezi (IMPR) Danışmanı. Kürt siyasi tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyor. Referandum sürecini ve Irak’taki gelişmeleri değerlendirdi.
Irak’taki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şu anda, “Irak Devleti” diye bir devlet kalmadı. Kürtler, Sünniler ve Şiiler olmak üzere 3 etnisiteye, nüfusa dayalı yeni sınırlar oluşuyor. Yeni bir harita ortaya çıkıyor. Doğal sınırlara dönülüyor. Şu anki Irak sınırlarının yüzde 65’i Irak Devleti’nin kontrolü altında değil. Irak Kürdistanı merkezi hükümetle bin kilometreden fazla sınıra sahipken artık Irak merkezi hükümeti ile Irak Kürdistanı’nın sınırı 10-15 kilometreye düştü.
IŞİD ve Kürtler de bu 10-15 kilometrelik sınırda savaşıyor. 10 Haziran’dan önceki Irak bitti, hakikat bu. Toprak üzerinde, sınırsal olarak hâkimiyeti devam eden, bir vatana hükmeden Irak Devleti kalmadı. Bugün eksik olan sadece Irak’ın öldüğüne dair vefat belgesi. Bütün bir Irak yok ve olmayacak.
'BÖLGESEL BİR KRİZ'
Irak Şam İslam Devleti mi olacak?
Falcı değilim ama hem uluslararası hem de bölgesel dengeler açısından IŞİD’ın varlığını orada devam ettireceğini şimdilik öngörebiliriz. Burada IŞİD’ın 2 -3 bin kişilik ordusundan bahsetmiyoruz. Musul’da ve diğer Sünni bölgelerde Sünniler’in yükselişi olarak görmek lazım. Baas tarafından organize edildi ama işin pratiğini IŞİD yaptı.
Sorunu “IŞİD” diye tanımlamak yanlış olur, bu bölgesel ve büyük bir kriz. Bölgesel savaşın bir tarafı İran diğer tarafı Suudi Arabistan, yani aslında Ortadoğu’da bilinmedik, yeni bir savaş değil.
Baas küllerinden mi doğuyor?
Irak savaşından önce Baas, Sünni ideolojiyi bir politika haline getirmişti. Hatta Saddam “İman hamlesi” adını verdiği bir kampanya ile Sünni grupları diğer bölgelerden Bağdat’a davet etmişti. Saddam idam edildikten sonra da Baas kadroları Sünni kadroların içinde kendilerini tekrar var ettiler. Baasçılar,“Selefi Sünniler” olarak ortaya çıktı. Bugün Musul’da resmi olmayan vali Sünni ve Baasçı.
Saddam’ın sağ kolu, Baas Partisi’nin ikinci adamı İzzet İbrahim el Duri savaşın içinde, Musul işgalinde 2 oğlu öldürüldü. Baas yöneticilerinin çok büyük bölümü Musul’dan çıkmıştı. Dolayısıyla Şiiler'in orada hüküm sürmesini kabul etmek Musullu için zordu. Musul halkı orayı terk etmedi. 85 bin Irak askeri Musul’da olmasına rağmen onlar savaşmadı. Ordu orayı terk etti ve Maliki’ye karşı Sünniler’in yükselişi başladı.
ARAPLAR AYRILIYOR
Kürtler ne yapacak? Fırsatçılık mı?
Herkes Kürtler’den bahsediyor. Kimse Sünniler’in Irak Devleti’ni ve Suriye’yi parçaladığından bahsetmiyor. Kürtler kendi bölgelerini savunuyor. Türkiye ve İran gibi kendi bölgesel çıkarlarını koruyorlar. Kürdistan Bölgesi parlamentosu kanunları yeniden düzenliyor, şu anda peşmergelerin kontrol ettikleri bölgelerde, kendi sınırlarında kalması için mücadele ediyor. Federalizm kırıldı. Kürtler’in Bağdat Hükümeti’ne bağlı kalması için çok kuvvetli bir etkinin olması lazım. Bu yeni sınırları Araplar oluşturuyor, Kürtler değil. Yani Kürtler değil, Araplar ayrılıyor.
Şİİ TÜRKMENLER SÜNNİ BÖLGELERDEN TEMİZLENDİ
Irak’ta üç etnisiteden bahsediyorsunuz, Türkmenler niye yok?
Bu savaşın en büyük kaybedeni Şii Türkmenler. Şu anda Türkmenler’in yaşadığı şehirlerde, mesela Telafer’de savaşın büyüğü oluyor. Osmanlı fermanları, İngiltere, Saddam’ın Arap milliyetçiliği temelli politikaları Şii Türkmenler’i bitiremedi, yok edemedi ama Maliki’nin yanlış politikalarından dolayı bugün Telafer’deki evlerini, yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kaldılar. Telafer’de 250 bin Türkmen vardı artık yok, sadece Sünni Türkmenler kaldı, oranları yüzde 20-25 civarında. Türkmenler bu savaşta aktör olamadılar. Savaşmadıkları için evlerini, tarlalarını, her şeylerini terk ettiler. Şu anda oradaki Şii Türkmenler, Sünni bölgelerden temizlenmiş durumda. Irak’ta bugün genel olarak kaybeden Şiiler, özel olarak Şii Türkmenler. Problem artık İran sınırına dayandı. IŞİD İran sınırına 100 kilometre yakında. İran’ın Irak’taki projesi başarıya ulaşmadığı için bugün IŞİD onların 100 kilometre yakınında.
“ANKARA BAĞDAT’LAŞIRSA BÖLÜNME YAŞANIR”
Referandumla bağımsız Kürt Devleti’nin ilan edilmesi Türkiye’nin bölünmesi sürecini de tetikler mi?
Hayır, Türkiye’yi parçalamaz çünkü en büyük Kürt partisi Türkiye’de. Şu anda Türkiye’deki Kürtler çözüm arayışında, partinin başkanı bugün cumhurbaşkanı adayı olmuş, Öcalan temel hedefinin büyük ve demokratik Türkiye olduğunu ifade ediyor. Söylem ve pratikte tutarlı davranıyorlar. Eğer Türkiye kendi kendini parçalayacaksa bunu bilemem, yani eğer bir gün Ankara Bağdatlaşırsa bu ihtimalden bahsedilebilir ki böyle bir ihtimal yok. Kürtler Türkiye’yi parçalama iradesi ile değil, daha çok birlikte olma iradesi ile yürüyorlar.
Türkiye’de yaşayan Kürtler, Bağımsız Kürt Devleti hedefinden vaz mı geçti?
Bütün Kürtler’in kafasında bir Kürdistan var ancak bunun için sınırları değiştirmek gerekmiyor. Ortadoğu’da Kürtler’i temsil eden iki ideoloji var. Klasik ve milliyetçi görüşü savunan Irak Kürdistanı diğeri de PKK’nın ideolojisi. Rojava’da, Türkiye’de, İran’da PJAK ideolojisi kafatasçı bir anlayışla meselelere yaklaşmıyor, sosyal devlet, demokratik haklar öncelikleri. Rojava’da oluşturulan sistem, kantonlar halinde örgütleniyor, yürütme yerelin elinde. Gelecekte ne olacağını bilemem ama bu iki ideoloji birbirinden farklı.
“Ortadoğu’daki barış adası İsrail değil Kürdistan olacak”
Bağımsız bir Kürt Devleti’ne tarihte en yakın olduğumuz dönem değil mi?
Referandum daha yapılmadı. Bağdat’ta ne olacağını da bilmiyoruz. Ama eğer özgür Kürdistan olursa dünyanın en problemli bölgesi Ortadoğu’da bir numune olacaktır. Kürdistan’da bir demokratik kültür oluştu. ABD ya da başka devletlerin getirmediği, Kürtler’in kendi kendilerine yerleştirdikleri demokratik kültür. Diğer mülteciler ve azınlıklar için de güvenli bir liman. Komşuları açısından da güvenilir, stabil sınırlar. Bir Kürt kimliği doğuyor. 30 milyonluk bir nüfus ama bu zamana kadar uluslararası alanda herhangi bir temsiliyetleri olmamış, varlıklarını gösteren bir futbol takımı, orkestra yok. Güney’de kurulacak bağımsız Kürdistan onların da temsiliyet hakkı kazanmasını sağlayacak. ABD’nin ya da Avrupa’nın bahsettiği Ortadoğu’daki demokratik istikrar adası İsrail değil artık Kürdistan’dır.
Nasıl bir yol haritası öngörülüyor?
Şu an Kürdistan Hükümeti’nin öncelikli amacı, üzerinde hakimiyet kurduğu bölgelerin tamamının güvenliğini sağlamak. Kürtler’in yeni kurulan Irak İslam Devleti ile1050 Km’lik sınırı var ve bu devlet, Kürdistan Hükümeti’ni düşman olarak bellemiş. Hedefe koymuş. Kısa vadeli hedefler, yeni sınırların tanımı, Bağdat Hükümeti tarafından tanınması. Orta vadeli hedef de bağımsızlık referandumu.
‘Kürtler petrol satışıyla bağımsızlık bileti aldı’
Ortadoğu’da bütün devletleri petrolün inşa ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Dosky, "Kürtler petrol satmaya başladığı anda biniş kartını aldılar. Şimdi artık bekleme salonundalar" dedi
Bağımsız Kürt Devleti için geri sayım başladı mı?
Zaten orada fiili olarak bir bağımsız devlet var. “De facto” olan “de jure” olacak. O süreç 1990’da başladı. Ortadoğu’da bütün devletleri petrol inşa etti. Kürtler petrol satmaya başladığı anda biniş kartını aldılar.
Şimdi artık bekleme salonundalar. Son3-4 senede dış ilişkilerinin oluşması, petrolün satılması, Kürdistan Hükümeti’nin Kürdistan fikrini güçlendirdi. Örneğin dün CNN’de bir programda “Kürdistan Dışişleri Bakanlığı” denildi. Bu insanların kafasında zaten sınırların değiştiğini gösteriyor, iş sadece belgelerle teyit edilmesine kaldı.
ABD yönetimi IKBY Heyeti’ne yeşil ışık yakmamış.
Kerry, Fuat Hüseyin görüşmesinde “Kürtler’in yeni umutlarını, ne istediklerini görüyoruz, biliyoruz” demiş. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki, Irak’ın birleşik olduğu zaman daha kuvvetli olacağına inandıklarını söyledi ancak referanduma karşı olduklarına dair bir ifadeleri bulunmuyor. Bağımsız Kürdistan tezleri konuşulurken bunun üzerinde kimsenin etki etmesine izin verileceğini sanmıyorum.
IKBY, Bağımsız Kürt Devleti olmaya hazır mı?
Her şeyi ile hazır, Kürtler’in merkezi hükümetle sınırı kalmadı. Ekonomik ilişkileri bitti, birkaç gün önce Barzani siyasi olarak Maliki hükümeti ile herhangi bir ilişkilerinin kalmadığını da söyledi. Bağdat’ta dini ve mezhep üzerinden siyaset yapan bir hükümet var, Hewler’de ise gayet seküler, ayrı bir rejim var.
Referandumla bağımsız bir Kürt Devleti’nin ilan edilmesinin bölgeye nasıl yansımaları olur?
Yeni dünya sisteminde bir Kürt devletine ihtiyaç var ve onu istiyorlar. Bölgesel ve uluslararası arenada devletler Kürtler’in yanında mı karşısında mı olduklarını, taraflarını belli etmek durumunda kalacaklar. BM’nin ve uluslararası diğer organizasyonların raporlarında “Kürdistan” artık Irak’tan ayrı bir devlet olarak ele alınıyor. Bundan sonra Kürtler’e “Gidin Bağdat’ta çözüm bulun” denilmesinin anlamı yok çünkü Kürtler için Bağdat’ta bir çözüm yok. Birçok Şii grup, Sünniler, Türkmenler için de Bağdat’ta artık çözüm yok. Irak halkı yok, halkı, toprağı kalmayan bir devlet olur mu?
IRAK SON KEZ DÜŞÜYOR
Maliki çekildiğinde referandum süreci askıya alınabilir mi?
Çok zor. Britanya’nın projesi çöktü. Musul, nüfus özellikleri, kültürel, dinsel alışkanlıklar açısından Halep’e daha yakın. 1921-1958’e kadar Irak Britanya’nın kurduğu Irak’tı, bu Irak düştü. 1958’den sonra yeni bir Irak kuruldu, 2003 yılında ABD bu Irak’ın ideolojisini yıktı, o Irak da düştü. 2003’te ABD yeni bir Irak dizayn etti, bu yeni Irak soykırıma, etnik temizliğe karşı bir Irak olacak, Şiiler ve Sünniler arasındaki sınırları düzeltecekti, bu Irak da 2011’de düştü. 2011’den bu yana ise İrani bir proje olan Irak vardı, şimdi bu da düşüyor ve bu galiba Irak için son düşüş. Tarih sayfalarında kalacak. Yani, Maliki ayrılsa da referandum süreci devam eder, sular geriye doğru akmaz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.