Kılıçdaroğlu: Başbakan etkisiz eleman!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşma yapıyor.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, “Sen darbelere karşı mısın, karşı olduğunu söylüyorsun, siyasi partilerin kapatılmasının temel nedeni fiili kapatılmasına yol açan yüzde 10 seçim barajıdır, sen eğer darbelere karşıysan, sen eğer demokrasiden yanaysan, sen eğer 12 Eylül dönemindeki darbe yasalarını savunmuyorsan, gel, yüzde 10 seçim barajını kaldıralım” önerisinde bulundu.
-“ORASI SENİN BABANIN ÇİFTLİĞİ Mİ?”-
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı, Hakan Fidan’ın adaylıktan çekilmesini ve tekrar MİT Müsteşarlığına atanmasını değerlendirerek şöyle dedi:
“AKP’nin ürettiği bütün politikalar çökmüştür. Bütün politikalar çökmüştür. AKP artık Türkiye’yi yönetemiyor. Yönetme aczi içine düşmüştür AKP. Kendi içinde kavgalıdır. Düşünün, birisi telefon ediyor MİT Müsteşarına ‘ayrıl, seni milletvekili yapacağım’, öbürü telefon ediyor, ‘Sakın ayrılma’. İstifa ediyor. Eğilim yoklamasına gidiyor. Arkasından yine baskı kuruluyor. ‘Ben görevime döneceğim’ diyor. Orası senin babanın çiftliği mi, orası senin babanın çiftliği mi? Milli İstihbarat Teşkilatı adı üstünde milli olmak zorundadır. Milli olmak zorundadır. İktidar partisinin arka bahçesi Milli İstihbarat Teşkilatı olamaz. O nedenle Hakan Fidan’ın geriye dönüşü doğru değildir. Herkes bunu böyle bilsin.
-“ETKİSİZ ELEMAN BİR BAŞBAKAN VAR”-
Hükümet vesayet altındadır. Vesayet altında bir başbakan vardır. Bu Başbakan’ın iradesi kocaman bir sıfırdır. İradesi budur. İradesi yoktur. Bir kişiyi bile istifa ettirtip seni milletvekili yapacağım diyor, ertesi gün fırçayı yiyor, gerisin geriye aynı yerine gönderiyor. Bu mudur başbakanlık. Öyle başbakanlık olur mu, sıfır, etkisi sıfır olan, etkisiz eleman denir ya, etkisiz eleman bir başbakan var.
-“EN ÇAPSIZ BAŞBAKANI”-
Ben demiştim ki gelmiş geçmiş Türkiye’nin en çapsız dışişleri bakanı, şimdi söylüyorum en çapsız başbakanı."
CHP Genel Başkanı, AK Parti’nin “parti kapatmalara” ilişkin anayasa değişikliği teklifini de değerlendirdi.
-“YÜZDE 10 SEÇİM BARAJINI KALDIRALIM” ÖNERİSİNDE BULUNDU-
CHP lideri, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalara da yanıt verdi. CHP lideri, "CHP’yi kapattırmanın yollarını arıyorlar" diyerek şöyle devam etti:
"Hemen Davutoğlu ‘veriyoruz önergeyi, anayasa değişikliğini öneriyoruz, siyasi partilerin kapatılmasını tarihe gömelim, ey Kılıçdaroğlu gel yapalım’ biz de dedik ki herhalde bu parti kapatmaları tamamen bitirecek. Geldi, öneriye baktık, temelli kapatılır yerine temelli sözcüğünü çıkarmışlar kapatılır olmuş. Gelen öneride. İkincisi şu, araya TBMM’yi koyuyorlar, gene partiler kapanıyor, büyük bir ihtimalle metni Davutoğlu bilmiyor. Ne olduğunu da bilmiyor. Ama ben Davutoğlu’na adam gibi bir öneri yapıyorum.
Sen darbelere karşı mısın, karşı olduğunu söylüyorsun, siyasi partilerin kapatılmasının temel nedeni fiili kapatılmasına yol açan yüzde 10 seçim barajıdır, sen eğer darbelere karşıysan, sen eğer demokrasiden yanaysan, sen eğer 12 Eylül dönemindeki darbe yasalarını savunmuyorsan, gel, yüzde 10 seçim barajını kaldıralım, bununla ilgili anayasa değişikliğini de yapalım, sözüm söz, sözüm namus sözüdür. Gelir mi, gelmez…
-“KOŞA KOŞA ABİSİNE GİDECEKTİR”-
Ama şu olabilir, vesayeti yok ya, vesayet altında. Büyük bir ihtimalle koşa koşa abisine gidecektir, abi ne diyorsun, el pençe divan durarak. Buradan Davutoğlu’na bir soru soruyorum, bu ülkenin 77 milyonu fişlendi mi, fişlenmedi mi? Fişlendi diyorsan, ikinci soruyu soruyorum, bunun demokrasiyle bağdaşır yönünü bize anlatın. Fişlenmedi diyorsa önümüzdeki Salı’yı bekleyin.”
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Davutoğlu ekonomiden anlamaz, ekonominin E’sini bile bilmez. CHP grubundan söylüyorum, açık çağrı yapıyorum; sen, abin, akrabaların, bütün yandaşların, çıkın karşıma, namusluysanız adam gibi çıkarsın karşıma. Otururuz beraber millet de seyreder, bakalım kim doğruları söylüyor diye. Kaçak güreşmek benim kitabımda yoktur. Adam gibi mücadele edelim” dedi.
CHP Genel Başkanı, partisinin grup toplantısında konuşmadan önce Dursun Çiçek, Prof. Dr. Caner Yenidünya ve Eren Erdem’e parti rozetini taktı.
-DENİZ GEZMİŞ’İ ANDI-
Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı özetle şöyle dedi:
“10 Mart 1972… Bizim demokrasi tarihimiz açısından çok önemli bir gün… Bugün Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına karar verilen gün… Onları unutmadık, devrimci mücadelelerini unutmadık, unutmayacağız. Onların tek arzusu vardı; özgür ve bağımsız Türkiye’yi kurmak. İdam sehpalarına bile giderken, inançlarından düşüncelerinden kıl payı kadar ödün bile vermediler. Onları saygıyla selamlıyoruz.
-KADINLARA SESLENDİ-
8 Mart’ta Dünya Kadınlar Gününü kutladık.
Cumhuriyet olmadan önce yani cumhuriyeti kurarken nüfusumuz 11 milyon. Yüzde 90’ı köylerde oturuyor. 40 bin köyümüz var. 38 bininde okul yok. Okuma yazma oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4, bin kadından 4 kadın sadece okuma yazma biliyor. Cumhuriyet ne yaptı, önce millet mekteplerini kurdu. Kadını güçlü olmayan bir toplumun kendisi asla güçlü olamaz. O nedenle ne yaptı, kadınlara önem verdi, onlara seçme seçilme hakkını getirdi.
Kadın kardeşlerime sesleniyorum. Sizler siyasal yaşamın da sosyal yaşamın da her alanında olmak zorundasınız. Rize’nin çay bahçelerinde çay toplarken iyisiniz, Ordu’nun fındık bahçelerinde fındık toplarken iyisiniz. Milletvekili olmak istiyorsunuz, ‘o zaman kötüsünüz’. Olmaz. Kadın hayatın her alanında yer alacak. Siyasette de yer alacak.
-“BİRİNCİ SIRALARA KADINLAR GELECEK”-
Şöyle bir karar aldık; Ankara, İstanbul ve İzmir kontenjan yetkimiz var, Parti Meclisi’nden kararı çıkardık, birinci sıralara kadınlar gelecek dedik. Hepsine hayırlı olsun. Bizim demokrasi tarihimizde bir ilktir bu.
-“ADAM GİBİ ADAM OLACAKSIN VE DİRENECEKSİN”-
Biz kadınlar gününü böyle kutlarken, birileri de dünya kadın gününü kutluyor. Bir sendikacıya söylemişler, beni de davet etti, çünkü sendikacıya söyledim, kadın erkek eşitliğine inanmayan bir adamı sen nasıl olur da çağırırsın kadınlar gününde. Efendim mecburen davet ettik. Mecburen davet etmeyeceksin sendikacı kardeşim, adam gibi adam olacaksın ve direneceksin.
Oturmuşlar Dünya Kadınlar Günü, oturmuşlar ön tarafa erkekler hep beraber dama taşı gibi dizilmişler, kadınlar arkada görülmüyor.
-“BENİM NAMUS BORCUMDUR”-
O nedenle söylüyorum bütün kadınlara sizin haklarınızı sonuna kadar savunmak benim namus borcumdur.
-“KADIN ÜZERİNDEN TOPLUMA KİN VE NEFRETİ AŞILIYORLAR”-
12 yılda bizim kadınımızın çektiği acıyı hiç kimse çekmemiştir. Öldürülen kadın sayısı 7 bin 127. 7 bin 127 kadın öldürüldü. Kadına şiddet yüzde 1400 arttı. Şimdi kalkmış kadın haklarından söz ediyorlar. Bunlara sakın inanmayın. Bunların dünyası yalan üzerine inşa edilmiş. Ne diyorlardı, ‘efendim Kabataş’ta bir kadın var, başörtülü, çocuğu arabadaymış, 80-10 erkek, üstleri çıplak, kadına saldırmışlar. Çocuğu havaya atmışlar’. Kadın üzerinden topluma kin ve nefreti aşılıyorlar.
-“EN BÜYÜK YALANCI DA KAÇAK SARAYDA OTURMAKTADIR”-
80 tane 100 tane erkek bir kadına saldıracak, etraftaki yüzlerce kişi hiç sesini çıkarmayacak, bir tek fotoğraf olmayacak. Bunların hayatı ve söylemleri yalan üzerine inşa edilmiştir. En büyük yalancı da kaçak sarayda oturmaktadır. Herkes bunu çok iyi bilsin.
-KABATAŞ YANITI-
İddia ortaya atıldı, ciddi bir iddia, bir ülkenin başbakanı seslendiriyor. Görüntüler var, Cuma günü seyrettireceğiz diyor.
-“ONLARDA AR DAMARI YOK”-
Aslında Cumhuriyet çok önemli bir gazetecilik görevi yaptı ve bütün raporları açıkladı. Böyle bir olay var mı, yok mu? Hepsinin ortak görüşü böyle bir olay yok. Ama utanmadan bunu dile getiriyorlar, utanmadan, sıkılmadan çünkü onlarda ar damarı yok.
-“BU KADAR BECERİKSİZ BİR HÜKÜMET OLABİLİR Mİ?”-
AKP’ye oy veren değerli yurttaşlarıma sesleniyorum. İçinizden bazıları buna inanabilir. O zaman şunu düşünün, bu nasıl bir hükümettir ki 80 kişi, 100 kişinin bir kadına saldırdığı bir düzende bir yerde bir vapur iskelesinde failleri yakalayamıyor. Bu kadar beceriksiz bir hükümet olabilir mi?
Sonra ne yaptılar, bu havuz medyasının köşe yazarları var, köşe satıcıları, aynı başlıkla 9-10 gazeteci yazı yazıyor, hala bunu savunuyorlar, siz gazeteci misiniz yoksa yalancıların temsilcisi misiniz, siz de vicdan, siz de ahlak, siz de namus, siz de din, siz iman, siz de kitap var mı? Bu kadar yalan olmaz. Aziz Nesin’in Fil Hamdi diye bir öyküsü var, onu okusunlar…
Şanlıurfa’ya gittim, 6 metrekarelik odada 9 çocuk yatıyor, yanlarında da anneleri.
-“NE ADALETİ VARDIR, NE KALKINMASI VARDIR”-
O tabloyu oluşturan iktidarın adı AKP Hükümetidir, ne adaleti vardır, ne kalkınması vardır. Ayakkabı kutularında devrim yaptı bunlar? Para kasalarında devrim yaptılar?
-“TÜRKİYE’NİN VİCDANI AKP’Yİ KABUL ETMİYOR ARTIK”-
Artık bu partiden kurtulma zamanı gelmiştir. Türkiye’nin vicdanı AKP’yi kabul etmiyor artık.
Efendim ‘sağlıkta devrim yapmışlar, dönüşüm yapmışlar’. Ne zaman sağlıkla ilgili bir derdin olsa elini cebine atacaksın. 10 ayrı yerde para istiyorlar. Telefon ediyorsun randevu istemek için, para tık kesiliyor. Niye kesiliyor.
Ayakkabı kutularından sizin de dediğiniz gibi kesilmiyor.
-“BEBEK ÖLÜMLERİ ARTTI”-
Bunların sağlıkta yaptığı dönüşümün faturası nedir, 69 yıldır ilk kez bebek ölümü oranı arttı. 2012’de binde 7.4 iken bebek ölüm oranı 2013’te binde 7.8’e yükseldi.
-“SENİN BATSIN PROJEN”-
Benim ülkemde şeker pancarı üretiliyor, şeker elde edeceğim, hiçbir sorun yok, sen onları kapatıyorsun, yerine Cargill’i açıyorsun, dışarıdan mısır getiriyorsun ve şeker üretiyorsun. İşçi işsiz kalacak, tarla susuz kalacak, çiftçi gelirsiz kalacak ve bunun adına da AKP’nin ekonomi projesi denecek, senin batsın projen.
1998, 493 bin çiftçi ailesi şeker pancarı ekiyor. 2015, 125 bin… Engelliyorlar, kota koyuyorlar.
Üretim 1998’de 22 milyon ton şeker pancarı üretiyoruz. Şimdi 16.5 milyon tona düşmüş durumda.
-“CHP İKTİDARINDA HİÇBİR ŞEKER FABRİKASI ÖZELLEŞTİRİLMEYECEK”-
CHP iktidarında hiçbir şeker fabrikası özelleştirilmeyecek.
-“DAVUTOĞLU EKONOMİDEN ANLAMAZ, EKONOMİNİN E’SİNİ BİLE BİLMEZ”-
Hani diyordu ya her türlü milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık diyordu. Milliyetçilik o değil. Milliyetçilik senin ülkende çiftçi ekecek, fabrikada işlenecek, orada işçi çalışacak, her evde huzur olacak. Proje budur işte.
-HODRİ MEYDAN DİYEREK, “SEN, ABİN ÇIKIN KARŞIMA, NAMUSLUYSANIZ” DİYE SESLENDİ-
CHP bütün şeker işçilerini dik ve onurlu yapacaktır.
‘Ekonomide kriz bekliyormuşuz’. Biz kriz lafını özellikle ağzımıza almamaya özen gösteriyoruz. Davutoğlu ekonomiden anlamaz, ekonominin E’sini bile bilmez. O konuşur, arkadan abisi konuşur. CHP grubundan söylüyorum, açık çağrı yapıyorum, sen, abin, akrabaların, bütün yandaşların, çıkın karşıma, namusluysanız.
-“KAÇAK GÜREŞMEK BENİM KİTABIMDA YOKTUR”-
Meydan okuyorsan, adam gibi çıkarsın karşıma. Otururuz beraber millet de seyreder, bakalım kim doğruları söylüyor diye. Kaçak güreşmek benim kitabımda yoktur. Adam gibi mücadele edelim.
Abisinin ailesini de alabilir yanına… Bence bir sorun yok. Abisinin ailesini de yanına alabilir yanına. Hep beraber gelsinler. Arkalarına istiyorlarsa ayakkabı kutularını, kasaları hatta dört bakanı da alabilirler yanlarına, birer saat takarlar.
Nasıl oldu da bir karar üzerine ekonomi dünyadaki beş ülkeden birisi kırılgan hale geldi. Bunun cevabını Davutoğlu’ndan soruyoruz. Davutoğlu veremez, cevabını veremez, ekonomiyi bilmiyor çünkü. Ekonominin E’sini bilmiyor. Bir ülke nasıl yönetiliyor, onu da bilmiyor. Zaten vesayet altında olan birisinin ekonomiyi yönetmesi mümkün değil.
-“AYAKLARI YERE BASMIYOR, KUŞ GİBİ UÇUYOR”-
Sanayi üretimi düştü. Davutoğlu’nun bunlardan haberi yok. Hayal aleminde. Ayakları yere basmıyor, kuş gibi uçuyor.
Bir devlet akılla yönetilir, bir devlet palavrayla yönetilmez.
Yılbaşından 9 Mart’a kadar Türk Lirasındaki devalüasyon yüzde 11.4… 90 milyar liralık bir zarar var. 2 GAP yapar.
Sen kaçak sarayında oturacaksın vesayet altında bir başbakan bu ülkeyi yönetecek? Bu Türkiye’yi kaosa götürür.
Sorun küresel değil, sorun ülkenin iyi yönetilmemesi. Ülkeyi iyi yönetmiyorlar.
Değerli milletvekili arkadaşımıza yapılan iftira, Sayın Umut Oran’a yönelik saldırı…
-“DÜNYA KADAR İFTİRA, DELİ SAÇMASI”-
Bunların bir havuz medyası var biliyorsunuz. Başındaki adam da devlet işleriyle ilgileniyor. Havuz işleriyle ilgileniyor. Efendim Sayın Cumhurbaşkanının kızına suikast düzenlenecekmiş. Dünya kadar iftira, deli saçması. Ne yaptık, her yere başvurduk.
Hayatımda duyduğum en deli saçması şeyler.
Umut Oran ne yaptı, gitti başvurdu…. Biz de başvurduk…
İspatlamazsanız adam değilsiniz, namertsiniz siz dedik.
Umut Oran da başvurdu, twitter’dan bir cevap geldi, böyle bir yazışma yoktur diye…
Yalan üzerine inşa edilmiş… Bunlar yalanı kendi hayatlarının bir parçası olarak görüyorlar.
Çete oluşturarak suç işliyorlar. Bir gazete değil, havuz medyasının tamamı çetedir şu anda. Bizim gözümüzde çetedir. Bunun takibini yapacağız.
Hakkımı sonuna kadar arayacağım. Bunun hesabını soracağız. “
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.