Küresel sermayede Trump korkusu

Küresel sermayede Trump korkusu

Trump üzerinden sürdürülen 'ABD izolasyonist politikalara dönecek mi?” tartışmalarına katılan Stephens, Trump'ın 'geri çekilme vaadi”nin büyük bir tehdit olduğu görüşünü dile getirerek 'Mevcut dünya düzeni hiç görülmedik şekilde baskı altında. Küreselleşm

 

 

Financial Times gazetesinin düzenli yazarlarından siyasi analist Philip Stephens, Kasım ayında yapılacak ABD seçimleri ve Cumhuriyetçi Parti Başkan adayı Trump hakkında bir yazı kaleme aldı.


 

Trump üzerinden sürdürülen “ABD izolasyonist politikalara dönecek mi?” tartışmalarına katılan Stephens, Trump’ın “geri çekilme vaadi”nin büyük bir tehdit olduğu görüşünü dile getirerek “Mevcut dünya düzeni hiç görülmedik şekilde baskı altında. Küreselleşme geri çekiliyor.” diye yazdı.

 

 

Trump’ın ördüğü duvarlar” diye tarif ettiği bu “tecrit politikası“yla yalpalanmaya “Ne Amerika ne de dünyanın yalpalanmaya gücü yeter.” yorumunda bulunan yazar, küreselleşme için son derece “karamsar” bir tablo çiziyor:

 

 

“Ticari anlaşmaları paramparça etme, Çin’e karşı ticari engelleri kaldırma, Paris iklim değişikliği ve İran nükleer anlaşmalarını tanımama, Doğu Asya ve Avrupa’daki güvenlikle ilgili sorumluluklarında vazgeçme… Trump’ın politikaları çelişkilerle dolu. Ama sabit olan şey onun kavgacı tecrit politikası. Amerika’yı tek başına idare edecek.

 

 

Trump’ın Putin’le olan “yakınlığı”na da değinen yazar, ikili arasındaki benzerlikleri hem “otoriterlik” anlamında hem de Trump’ın ABD’nin tecrit politikasını Rusya’ya küresel arenada daha fazla imkân verme politikasını da ima ederek şöyle açıklıyor:

 

Donald Trump’ın Vladimir Putin’e hayran olmasında şaşırtıcı hiçbir şey yok. Başkan olmaya özenen Trump ve Rusya lideri aynı otoriter eğilimi taşıyor.

 

 

Putin Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle gelen aşağılanmayı silmek istiyor. Trump Amerika’yı yeniden muhteşem yapmayı vaad ediyor.

 

Putin Avrupa’da sınırları yeniden çizmeye çalışıyor, Orta Doğu alevler içinde, Avrupa’da birlik çatlıyor, cihatçı terörizm yayılıyor, otoriterlik çoğulculuğa meydan okuyor, Çin, Güney Çin Denizi’ndeki statükoya itiraz ediyor ve komşuları buna cevap olarak yeniden silahlanıyor, ileri demokrasilerde popülistler kalelere akın ediyor.”

 

ABD’nin dünya meselelerine -Irak ve Afganistan’daki “kötü” tecrübelerle birlikte- yoğun bir şekilde müdahil olmaması gerektiği yönünde tartışmalar ABD kamuoyunda yıllardır tartışılıyor.

 

Financial Times gibi “Anglo-Sakson küresel damar“ın seslerinden bir gazetede bu şekilde keskin bir Trump eleştirisi de hayli dikkate değer.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.