MHP'li Mevlüt Karakaya Başkanlık Sistemi'nin suçunu CHP'ye attı!
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, 'Hükümet sitemini 2007 yılında bozdunuz. CHP adayı seçtirmeyeceğiz dedi. Abdullah Gül'ü seçtirmemek için sistemi tıkadılar. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir hale geldi. Ben farklı davranacağım diyerek bu f
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya Kanal A'da gündeme dair açıklamalarda bulunarak Milliyetçi Hareket Partisi'nin neden "Evet" oyu vereceğini açıkladı.
Türkiye'de şu anda Hükümet sitemi sorunu olduğunu açıklayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya Milliyetçi Hareket Partisi'nin bu sorunu çözmek için evet dediğini belirterek," Hükümet siteminin aslında ne olduğu belli olmayan bozulmuş bir yapının düzeltilmesi gerektiği üzerine durduk. Yani Hükümet sistemiyle ilgili bir boşluk vardı. Bu boşluk çevre şartlarını da dikkate aldığımızda Ortadoğu'da Suriye'de Irak'ta yaşananları Güneydoğu'da yaşananları dikkate aldığımızda, üç terör örgütü ile abluka altına alınmış bir ülke konumunda olduğumuzu dikkate aldığımızda bunlarla mücadeleyi dikkat aldığımızda, şunu söyledik; "Yönetim boşluğu, Hükümet sistemi boşluğu bir krize, kaosa Allah göstermesin bir rejim bunalımına rejim sıkıntısına dahi götürebilir. " dedi
TÜRKİYE'DE HÜKÜMET SİSTEMİ KRİZİ VAR
Türkiye bir Hükümet ve sistem krizi içerisinde olduğunu hatırlatan Karakaya,"Hatırlayın Başbakanı bir günde değiştirdik. Cumhurbaşkanı ayrılıyorsun dedi ayrıldı. Peki Ahmet Davutoğlu bu yapı içerisinde ben ayrılmıyorum deseydi ne olacaktı? Başbakan AK Parti'den değil MHP'den olsaydı CHP'den sayın Kılıçdaroğlu olsaydı ne olacaktı? O zaman ciddi şekilde tıkanmaya sebep olacaktı. Bunlar da başka bir krize götürecekti. "
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ NEDEN EVET DİYOR?
Milliyetçi Hareket Partisi'nin neden "Evet" dediğine dikkat çeken Karakaya,"O günkü şartlarla bugünkü şartlar aynı değil. Milliyetçi Hareket Partisi "evet" diyor olayını götürüp Parlamenter sistemi mi, başkanlık sistemi mi tartışmasına ya da tartışmayı o zemine çekenler dün MHP başkanlık sistemine karşıydı bugün ne oldu da başkanlık sistemine evet diyor" şekline çevirdi.
MHP'nin bu konuya neden girdiğini hatırlayın. 11 Ekim'de bu konuyu getiren sayın genel başkanımız, "Haydi bizde başkanlık sistemine gidelim" diye bir açıklama yapmadı. Türkiye'nin içinde bulunduğu sıkıntıları ve şartları anlattı. Devlet bekasından, millet bekasından bahsetti.
15 Temmuz'dan sonra hangi Avrupa Allah rızası için geçmiş olsun dedi? Almanya Başbakanı daha dün geliyor Meclis'in oradaki bombalanan yerleri görünce ağzı açık bakıyor. Milliyetçi Hareket Partisi neden durup dururken neden başkanlığı savunur oldu?
Mesele savunma savunmama meselesi değil. Burada evet hayır olayı değil kesinlikle parlamenter sistem mi başkanlık sistemi mi değil! Şu anda bir tercih yapılacak. Bu tercih de ne var? Mevcut fiili bir durum var. Yürütmenin iki başlı olması 367 tıkacı ile dayatması ile yapılan referandum ile birlikte Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilir hale getirilir olmasıdır. Bu neyi getirdi? Hükümet sistemimizi bozdu. Parlamenter sistemimizin en önemli unsurlarımızdan olan Cumhurbaşkanı parlamenter tarafından seçilir uygulamaz hale getirerek halk tarafından seçilir yaptı. CHP 367'le AYM'ye götürdü demokrasinin özünde olan uzlaşmayı kabul etmedi. Azınlık çoğunluğa hükmetmek istedi."
CUMHURBAŞKANINI HALKIN SEÇMESİ SİSTEMİ TIKADI
Cumhurbaşkanı seçimlerinde halkın ilk defa Cumhurbaşkanını doğrudan seçilmesinden dolayı sistemin sıkıntı yaşadığını belirten Karakaya," Halk oylamasıyla Cumhurbaşkanı seçilen sayın Recep Tayyip Erdoğan bu uygulama ile seçilen ilk Cumhurbaşkanı oldu ve beni halk seçti dedi. Başbakanı kim seçti halk seçti. Ama başbakan milletvekilleri içinden çıktı. Güven oyuyla Başbakan oldu.
1982 anayasasında Kenan Evren'in 12 Eylül'de koruma güdüsüyle yürütme yasama yargı görev ve yetkileri yok yok. Sadece imzalarını attılar ama şunu demediler, "Bu müsteşar şu olmasın bu olsun bana danışılsın demedi" Yapı değiştikten sonra Cumhurbaşkanı bağını koparmadı. Onun evveliyatı vardı öyle yapacağını söyledi ve özellikle 7 Haziran seçimlerinde 55 ilde miting yaparak kendi partisine destek verdi." diyerek açıklama yaptı.
CHP GÜL'Ü SEÇTİRMEMEK İÇİN SİSTEMİ TIKADI
Devlet Bahçeli'nin koalisyon görüşmelerinde 4 şart koştuğunu da hatırlayan Karakaya, "7 Haziran'da koalisyon tartışmaları oldu genel başkanımız 4 şart koştu. Sayın cumhurbaşkanın anayasal sınırlarına girmesi konuşuldu. Peki, ne oldu? Bunu engelleyebildiniz mi?
Hükümet sitemini 2007 yılında bozdunuz. CHP adayı seçtirmeyeceğiz dedi. Abdullah Gül'ü seçtirmemek için sistemi tıkadılar. Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir hale geldi. Ben farklı davranacağım diyerek bu fiili sisteme dayanarak 2007'de sistemi tıkayarak bunu siz yaptınız. Milli iradenin üzerinde ben tanımam diyerek eleştirdiğiniz fiili durumun ortaya çıkmasına neden oldunuz. Siz bu durum için seçimi hazırladınız. Sayın Bahçeli Necdet Sezer için 4 parti anlaştı genel başkanımız buna hayır demedi ve anlaştı. MHP şunu diyebilirdi 2. parti olarak ben burada yokum deseydi sistem tıkanmış olacaktı. "dedi.
TÜRKİYE 14 TEMMUZ'A GÖRE DAHA İYİ BİR YERDE
Böyle bir düzenlenme ve yapılanmanın değişmesi gerektiğini söyleyen Milliyetçi Hareket Partisini ,"Bakın uluslararası göstergelere baktığınızda yanlış anlaşılmasın ama hala Türkiye'de darbe anlamında baktığında birçok ülkenin değerlendirilmelerinde darbe algısı olan bir ülkeden bahsediyor. Türkiye 14 Temmuz'a göre 16 Temmuz'da daha iyi bir yerdedir. Tehlikenin ne kadar büyük olduğu da gün yüzüne çıkmıştır. 15 Temmuz yaşanmasaydı bombaları görmeseydik bu tehlikeyi anlamamız mümkün müydü? Bu çapta tehlikenin farkında olabilir miydik?" dedi.
Türkiye beka sorunun içine o kadar gelmişti ki, devlet içinde başı başka bir yerde bir paralel yapılanma var. Paralel yapılanma hakikaten ülkeyi devletiyle milletiyle yok edecek güçteydi. Türkiye şu an 3 terör örgütü ile etrafı sarılmış bir şekilde savaş veriyor. Suriye'de ne işimiz var diyenler Türkiye'de terörün ne işi var diye sormalılar.
CUMHURBAŞKANLIK SİSTEMİNE NEDEN İHTİYAÇ VAR?
Neden ihtiyaç vardı? Aciliyeti var mıydı? Biz beka sorununda bahsediyoruz yönetim krizinden bahsediyoruz, anayasanın çiğnenmesinden, ekonomiyi düzeltsin başka sorunları gidersin, güvenlik uygulamalarını yapılsın diye bu sisteme geçilmesi gerekiyor. Aciliyeti noktasında birçok sorunu çözmeye etkili olabilir. Yarın eğer bunu yapmazsanız beklemediğiniz başka bir felaketle karşı karşıya kalırsınız.
"Şu anda anayasa değişikliğine karşı çıkanlar ağır suçlamalarda bulunanlar HDP'yle hazırlanan taslağa bu tepkiyi göstermiyorlardı. Şu anda 3 madde belli. Türkiye Cumhuriyeti devlet ve rejim maddelerini düzenleyen maddeler bellidir. Çekirdeğin öz kısmı tasarlanmış ve kilitle kilitlenmiş ve muhafaza altına alınmış değiştirilmesi mümkün değil. Herkesin kabul etmesi lazım dördüncü maddeyi kaldırırsın diğer üçünü değiştiririsin. Buraya dokunamayacağını kolunun koparılacağı ortadadır. "dedi.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.