Nazlı Ilıcak'tan Erdoğan'a: Yalakalara kulak vereceğine, biraz da...!
Özgür Düşünce yazarı Nazlı Ilıcak, Erdoğan'ın aydınlar bildirisi üzerine söylediklerini kaleme aldı.
Nazlı Ilıcak, Erdoğan'ın aydınların savaş karşıtı bildirisine imza atanlar için kulandığı 'aydın müsveddeleri' sözüne tepki gösterdi. Ilıcak, Özgür Düşünce'deki yazısında "Tayyip Erdoğan, aydınların bildirisine kulak vermiyorsa, bari Yusuf Kaplan’ı dinlesin." şeklinde yazdı.
İşte Ilıcak'ın “Ey aydın müsveddeleri” başlıklı o yazısındaki ilgili kısım:
Suriye’deki savaşa karşı “Aydınlar bildirisi” Tayyip Erdoğan’ın canını sıkacak tespitlerle dolu. Meselâ “Türkiye’yi kirli bir savaşa sokup, perişan etme imkânını Tayyip Erdoğan’a tanımayacağız” diyorlar. Ya da “Yöneticilerin oğulları bir şekilde askerlik yapmazken, halk çocuklarının bir de Suriye ölüm tarlalarına siyasi ihtiraslar uğruna sürülmesine razı olmayacağız” ifadesini kullanıyorlar.
Aydınlar bildirisinde, AK Parti iktidarının çelişkili ve kavgacı dış politikası da eleştiriliyor: “Ne kadar bölgesel ve evrensel aktör varsa, yani Esad’ı, PYD’yi, Rusya’yı, ABD’yi, İran’ı, AB’yi mevcut iktidar düşman ilân etti. Bir yandan angajman kurallarını ileri sürerek, uçağını düşürdüğü Rusya’yı NATO’ya şikâyet ediyor, diğer yandan Rusya’nın içinde bulunduğu Şanghay 5’lisine girmek istiyor. Suudi, Katar kara gücüyle Türkiye’nin Suriye Cumhuriyeti’ni işgal etmesi konuşuluyor.”
Aydınlar baltayı taşa vurdu. Tespitler doğru olunca, tepki de, daha güçlü bir şekilde ortaya çıkıyor. Nitekim, Tayyip Erdoğan, öfkesine hâkim olamadı. Açtı ağzını yumdu gözünü; neler demedi ki:
“Aydın geçinen müsveddeler çıktı, bunların yanında yer alıyor. Birkaç kitabı olan, herhangi bir yerden profesörlük unvanı alan bir kişiye aydın denmez. Siz benim yanımda olsanız ne yazar? Olmasanız ne yazar? Ben milletimle yan yanayım. Ama bunların milletin geleceğiyle bir derdi yok. Bu adamların bu ülkede dikili bir taşı bile yok. Siz bu ülkede vatansever bir nesil yetiştirmediniz.
Öğrencilerin eline silâh vererek üniversiteleri kan gölüne çevirdiniz. Şimdi aynı şeyleri yapamadığınız için kuduruyorsunuz.”
Tayyip Erdoğan, aydınların bildirisine kulak vermiyorsa, bari Yusuf Kaplan’ı dinlesin. TRT Diyanet’te katıldığı bir programda Kaplan ağır konuştu.
Bakın neler dedi: “Suriye’de hata yaptık, Mısır’da hata yaptık… Ben yüreği yanan bir Müslüman olarak konuşuyorum. Ben konuşmayacaksam, kim konuşacak. Yalakalık mı yapacağım! Yeter ya, batırdılar memleketi! Yalakalık yapa yapa jölelilerle, şunlarla, bunlarla gaz veriyorlar, memleketi batırdılar ya… İçeride çok büyük bir çatışma yaşanıyor. Sonu nereye gidecek belli değil. Basiret, feraset lâzımdı. Aklımızı başımıza devşirelim. AB ile ilişkilerimizi buzdolabına kaldırdık. Manyak mısın sen? Avrupa Birliği ile ilişkileri neden donduruyorsun? Ayaklarımızı sağlam basacak durumda değiliz. NATO ile ilişkilerimizi devam ettirmemiz lâzım. Vururlar kafamıza çökertirler.”
Erdoğan, çevresini alan yalakalara kulak vereceğine, biraz aydınların sözünü dinlesin. Onların gösterdiği yoldan gitsin. Zira, Türkiye, battıkça batıyor. Artık bunu Yusuf Kaplan gibi sağduyulu AK Partililer de görüyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.