O ödül hangi cesaretin karşılığı?

O ödül hangi cesaretin karşılığı?

Sokak coşkusuyla yürütülen bir dış politikamız var.


Şaka değil bu.
Meydanlarda miting psikolojisiyle atılan sloganlar, bu ülkenin gerçek dış politik söylemleri.

Dışişleri’ni toplasanız, Sultan 2. Abdülhamid’in tek bir Salih Münir Paşa’sı etmiyor.

Ufku geniş Paşa, Abdülhamid’in Paris ve Bern büyükelçisiydi.

Düvel-i Muazzama ile bölgesel dengelerin analitik fotoğraflarını çeker, şaheser stratejik analizlerle Yıldız Sarayı’na gönderirdi.

Bugün Türk Dışişleri’nin haline bakınca, Bekri Mustafa’nın Ayasofya’ya imam olma nüktesi geliyor aklıma.

Yakıcı bir Kaht-ı Rical (Adam Kıtlığı) manzumesi var karşımızda.

Kifayetsizlik, duygusallık, öngörüsüzlük ve tabii ki liyakatsizlik.

Elias Canetti’nin büyük eseri gibi; kitle ve iktidar ilişkilerinde ve bölgesel denklemlerde “Körleşme”.

Devlette duygusallık, liyakatsizlik ve kifayetsizlik egemen olduğunda, bu habasetin cezasını önce halk çeker.

Sonra da bölge.
Ayakları yere basmayan Türk dış politikasının yıkıcı faturasını, yazık ki Ortadoğu da ödüyor.
Suriye, Irak ve Gazze’de, AKP romantizmine dayalı dış politik eğilimlerin negatif efektlerini görüyoruz.

Hangi rejim olursa olsun, devlet dediğin mekanizma sokağın duygusallığıyla değil, soğukkanlı bir ciddiyetle hareket eder.

Diplomatik ilişkilerinizde yağıp gürlüyorsanız ya bir süper devletsinizdir veya uluslararası bağlantıları güçlü ve stratejik değeri yüksek bir rasyonel devlet.

Yazık ki Türkiye ikisi de değil.
Daha Irak’ta kendi vatandaşlarının güvenliğini sağlayamayan ve terör örgütüne rehin kaptıran bir devletin kendisine faydası yokken, Gazze’de akan kana ne faydası dokunabilir?

Üstelik senin Türk toprağı saydığın Musul’daki Türk Konsolosluk binası, bugün IŞİD’in sevk ve idare merkezi durumunda.

Akdeniz’de vurulan F-4’ümüzü kimin düşürdüğünü bile bilmiyorsunuz hâlâ.

Başbakan ise meydanlarda nahak yere İhsanoğlu’nu Gazze konusunda eleştiriyor.

Milyonlarca “Kahrolsun İsrail” sloganı, Londra’da ve diğer Avrupa ülkelerinde yapılan tepki gösterileri, Çin’in tavrı bile Gazze’deki zulmün kaderini değiştirdi mi?

Bizler sıradan insanlar olarak slogan atarız.
İsrail’e hakaretler yağdırırız.
Nice lanetler okuruz.
Yani vahşete insani tepkimizi gösteririz.
Ama devletler tepkilerini insanlar gibi göstermezler.

İnsanlar gibi göstermesinler diye devlettirler ya.
Diplomatik formlarda tepki gösterirler ve en önemlisi tepkinin yanında çözüm ararlar, somut adımlar atarlar.

30 yıl savaşlarının sonunda 1648’deki Westphalia barışından bu yana egemen devletlerin ilişkilerini düzenleyen diplomatik normlar var.

İKÖ’den gelen İhsanoğlu da Ortadoğu ve Arap dünyasının nabzını kuşkusuz Erdoğan’dan çok daha iyi biliyor.

Ama hamaset üstüne pembe umutlar inşa etmiyor.

Erdoğan ise ülkeyi ve milleti “İsrail’i üst perdeden lanetlemekle sorunu çözme” moduna soktu.

Anlayacağın sorunu çözmek önemli değil!
İsrail’e yeterince küfretmiyorsan, Yahudi uşağısın, hainsin!

Biz lanetliyoruz yıllardır da, siz ne yaptınız bunca zaman?

İhsanoğlu “soruna yönelik Goldstone raporu benim sayemde” diyebiliyor.

Belli ki çözüme giden yola bir tuğla koymuş.
Gazze’de bir yaprak kaldırsanız 10 kanaldan reklamını yapardınız

Ya siz ne yaptınız “Kahrolsun İsrail” demekten başka?

Başbakan’ın ve AKP’lilerin tavrı bu olunca gözlerimde şu tablo canlanıyor.

Cumhurbaşkanı adaylarından ikisi Erdoğan ve İhsanoğlu.

İkisi de uluslararası madalya sahibi.
İkisi de tarihe geçti.
İhsanoğlu, Filistin'den "Devlet Nişanı (Kudüs Yıldızı)" alan tek Türk olarak tarihe geçti.

Erdoğan ise, American Jewish Committee (Amerikan Musevi Komitesi) tarafından “Üstün Cesaret Ödülü”ne layık görülen tek Türk olarak.

Peki, kim yalan söylüyor tarih mi, Erdoğan mı?
Bu tarihi gerçeğin “montaj” olduğunu sanmıyorum.

Bilim ve Teknoloji Bakanı’nın hislerine saygılıyım tabii ki.

Bu arada bir soru…
Erdoğan’ın Amerikan Musevi Komitesi’nden aldığı “Üstün Cesaret Ödülü”, “hangi cesaret dolu icraatları” sebebiyle verilmişti?

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.