Özbekistan'da tarım reformu

Özbekistan'da tarım reformu

​​​​​​​Özbekistan Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev, BM Genel Kurulu'nun 75. oturumunda yaptığı konuşmada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 2021 yılında Dünya Gıda Sistemleri Zirvesi düzenleme önerisini destekleyen bir konuşma yaptı.

Orta Asya'nın nüfus bakımından en kalabalık, yüzölçümü olarak üçüncü en büyük ülkesi olan Özbekistan, tarım alanında yüksek üretim oranlarıyla Orta Asya ülkeleri arasında öne çıkıyor

Cumhurbaşkanı Shavkat Mirziyoyev'le birlikte tarımda reform döneminin başladığı Özbekistan'da tarımsal üretimi çeşitlendirmeye yönelik çalışmalar yapılıyor.

ÖZBEKİSTAN'IN TARIMSAL POTANSİYELİ

Gelişmiş ve yüksek verimli tarım, herhangi bir devletin gıda güvenliğini sağlamak için temel koşullarından birisi konumundadır. 2017 yılı başında kabul edilmiş olan «Özbekistan Cumhuriyeti'nin gelişimi için eylem stratejisi» nin öncelikli yönlerinden biri, tarımın modernizasyonu ve yoğun şekilde geliştirilmesidir. 23 Ekim 2019 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ilki gıda güvenliğini sağlamak olan dokuz stratejik önceliği kapsayan "Özbekistan Cumhuriyeti 2020-2030 Tarımsal Kalkınma Stratejisi" onaylandı.

Tarımsal üretimin gelişmesinin stratejik özelliğe sahip olması nedeniyle Özbekistan, tarımsal üretimi ve tarımsal üretkenlikteki önemli artışlardan dolayı gıda üretiminde önemli ilerleme kaydetmiştir.

Devlet başkanının verdiği önem sayesinde, son üç yıl, tarım alanında piyasa mekanizmalarının, ileri teknolojilerin uygulanması ve kümelenmiş üretim sistemine geçişi içeren tarım endüstrisinde benzeri görülmemiş kapsamlı reformlar dönemi olarak adlandırılabilir.

Ekili alanları genişletmek, meyve ve sebze yetiştiriciliğinde bölgeleri uzmanlaştırmak, gıda üreticilerinin meyve sebze kümeleri ve kooperatiflerle birleştirilmesi için gerekli önlemler alınmıştır.

Tarım sektöründe gerçekleştirilmekte olan reformlar sayesinde, gıda üretimi potansiyeli önemli ölçüde artış göstermiştir. Aşağıdaki göstergeler buna tanıklık etmektedir.

2017-2019 yılında GSYİH'da endüstrilerin ve hizmet sektörlerinin gelişim potansiyelinin daha da genişlemesi sonucunda tarımın özgül ağırlığının kademeli olarak azaltılması eğilimi devam etti (2017 yılında \%34'ten 2019'te \%28,1'e). Aynı zamanda GSYİH içindeki tarım payındaki düşüş, yapısal reformlar, tarımın modernizasyonu ve yoğun bir şekilde kalkınmasına yönelik önlemlerin uygulanmasıyla elde edilen tarımsal ürünlerdeki pozitif yıllık ortalama büyüme oranının zemininde gerçekleşmiştir. Yani, 2019'te tarımsal üretimde büyüme oranı 2018 yılına göre \%102.5 olarak gerçekleşti. Genel olarak, 2017-2019 yılları aralığı için brüt tarımsal üretim 1,5 kat ve kişi başına ise 1,4 kat (2019 fiyatlarında) artış göstermiştir. Aynı zamanda bitki üretimi 1,3 kat, hayvancılık üretimi 1,7 kat artmıştır.

Özbekistan'da 2019 yılında, dış gıda ticaret hacmi 2,8 milyar dolar veya 3,6 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. Bunların yaklaşık \%46'sı ihracatın, \%54'ü de ithalatın payına düşmektedir. Özbekistan ithalat yapısında 2019 yılında toplam gıda ithalatının \%70'i: un (453 bin ton), patates (282 bin ton), ayçiçek yağı (192 bin ton), şeker (167 bin ton) ve palmiye yağı (70 bin ton). İhracat yapısında meyve ve sebze ürünleri (1,4 milyon ton veya toplam ihracatın \%75'i) ağırlıklı olmuştur. Yani, 823 bin ton sebze ve 613 bin ton meyve ihraç edilmiştir. Bu da 1.3 milyar dolar döviz geliri elde etmeye sebep olmuştur.

Özbek gıda ürünlerinin yüksek ihracat potansiyeli, salgınla ile ilgili en sıkı karantina kısıtlamaları koşullarına rağmen, Özbekistan'ın ihracatını önemli ölçüde artırmayı başardığını kanıtlanmaktadır. Özbekistan Cumhuriyeti İstatistik Devlet Komitesi verilerine göre, 2020 yılı Ocak-Ağustos aylarında Özbek sebze ve meyvelerinin Rusya Federasyonu pazarına arzı 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 57,7 artarak, meyve ve sebze ihracatında 169.1 milyon dolar ile rekor seviyelerine ulaşmıştır.

“Doğrudan teslimatlarda” bir artış yaşanmış olduğunu vurgulamak gerekmektedir. Daha önce Özbekistan menşeili sebze ve meyvelerin bir kısmı, üçüncü ülkelerin ürünleri adı altında diğer ülkelerden transit olarak Rusya pazarına girmiş ve Rus ithalat istatistiklerine (örneğin Özbekistan'dan kiraz ithalatı) yansımamıştır. Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri \%47,1 ve Gürcistan \% 19,2 gibi ülkelere meyve ve sebze ihracatında önemli bir artış yaşanmıştır.

2020 yılı Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde Rusya'nın lahana ithalatında Özbekistan, Çin'den sonra ikinci sırada yer almıştır. Limon ithalatında ise Türkiye, Fas ve Mısır'dan sonra dördüncü sırada yer almıştır. Taze karnabahar ve brokoli ihracatı 2-3 kat artmış, Özbek eriklerinin Rusya pazarına ihracatında da artış gözlemlenmiştir. Özbek kuru kayısı ihracatında çok önemli artış – 5 kat – gözlemlenmiştir. Bu, Özbekistan'ın AB, Tacikistan, Ermenistan ve Çin'li ihracatçıları geçerek, Rusya'ya Türkiye'den sonra bu kurutulmuş meyvelerin ihracatçıları listesinde ikinci sırada yer almasına imkan vermiştir. Özbek dondurulmuş meyvelerinin Rusya'ya ihracatı 3 kat artarken, taze havuç ihracatı 3,5 kat artmıştır.

ÖZBEKİSTAN GIDA POLİTİKASI

Özbekistan'da devlet gıda politikası, esas olarak nüfusun gelir düzeyini de dikkate alarak kendi üretimi yoluyla gıda güvenliğini sağlamayı amaçlamaktadır. Ülkenin iç üretimi, ülkenin halkının et ve süt ürünleri, sebze, meyve ve kavun ürünlerindeki ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaktadır. Şeker, bitkisel yağ, tahıl ve patateste iç üretimin yetersiz olduğu gözlemlenmektedir.

Özbekistan, Covid-19 pandemi döneminde gıda ticaretini kısıtlamayan birkaç ülkeden biridir. Dahası, pandemi döneminde ülkemiz, sadece nüfusun kaliteli gıdaya erişimindeki sıkıntıları önlemenin yanı sıra, tarım-gıda sektöründe Dünya Gıda pazarlarındaki yüksek ihracat potansiyelini de başarılı bir şekilde harekete geçirmeyi başarmıştır. Buna ek olarak, karantina kısıtlamaları döneminde nüfus için doğrudan destek önlemleri, ekonomide yaşanan düşüşü hafifletmiş ve aynı zamanda Özbekistan için gıdanın ekonomik mevcudiyetinde bir artışa yol açtı.

Özbekistan'da, Tarım sektörlerinde artan üretim ve verimliliğin yanı sıra ek tedbirler de alınmaktadır. Gıda endüstrisi yönetim sistemini iyileştirmek, özellikle yerli gıda ürünlerinin üretimi için, iç ve dış pazarlarda daha yüksek güvenlik düzeyine sahip, rekabet eden bir devlet desteği sistemi getirmek gibi önlemler alınmaktadır.

Bu önlemler şunları içerir:

- Uluslararası kalite standartları esasında meyve, sebze, et, süt ve diğer tarım ve gıda ürünlerinin işlenmesinde artış;

- Meyve, sebze, et, süt ürünleri ve diğer tarımsal gıda ürünleri üreten işletmelerin, bu ürünlerin işlenmesi, üretimi ve satışını gerçekleştiren şirketler ile karşılıklı yarar sağlayan ilişkiler için koşulların oluşturulması;

- Meyve ve sebze, et, süt ve diğer tarımsal gıda işleme işletmelerinin ve ihracatçıların gerekli miktarda kaliteli hammaddenin kesintisiz tedariki için çalışmaların koordinasyonu;

- "Tarladan sofraya" ilkesine dayanan uluslararası standartların taleplerine uygun olarak gıda üretimini arttırmak, gıda işleme ve ihracat kuruluşlarının bu standartlara uygun olarak faaliyet alanını genişletmek, ihracat odaklı ürünlerin sertifikasyonunu hızlandırmak;

- Modern ticaret ve lojistik merkezlerinin kurulması, dünya pazarlarında yerel gıda ürünlerinin ulusal markasının oluşturulması ve rekabet gücünü artırıp ihracat potansiyelini genişletmek;

- Meyve ve sebze, et, süt ve diğer tarım, gıda ve işleme işletmeleri için yurt içinde ve yurt dışında sergiler ve fuarlar organize etmek, uluslararası pazarlarda yerli ürünlerin varlığını daha da artırmak ve dünyanın dikkatini buna çekmek;

- Meyve, sebze, et, süt ve diğer tarımsal ve gıda ürünlerini yetiştiren ve işleyen işletmeler için «Tarımsal inovasyon sistemleri» (AIS) temelinde modern bilgi ve becerilere sahip personelin eğitimi ve becerilerini geliştirmek için adımlar atmak;

- Tarımsal üretim ve gıda üretiminde yabancı uzmanların geniş katılımını sağlamak.

Gerçekleştirilmekte olan reformlar çerçevesinde, ülkenin gıda güvenliğine yönelik olası bir tehdit durumunda makroekonomik istikrarın sağlanmasına ve gıda rezervlerinin oluşturulmasına yönelik adımlar atılmıştır. Tüm bunlar hem son yılların sistematik ve tutarlı çalışması hem de COVID-19 pandemisi sırasında karantina kısıtlamaları sırasında acil önlemler sayesinde mümkün olmuştur.

Dış sarsıntılara ve şoklara karşı dayanıklı, sürdürülebilir, hem iç pazar gıda talebini hem de ticari partnerlerin dış taleplerini karşılayan bir gıda sistemi oluşmaya başlamıştır.

Özbekistan'da yürütülen gıda politikasının başarısının kanıtlarından biri olarak, Özbekistan'ın dünya ülkelerinin gıda güvenliği düzeyindeki sıralamasında konumunun iyileştirilmesidir. Böylece, Gıda Güvenliği Endeksi'ne (Global Food Security Index) göre, The Economist Intelligence Unit analist ajansı görüşüne göre, 2019 yılında Özbekistan 2018 yılı (80. sıra) ile karşılaştırıldığında, 9 basamak yükselmiş, dünyada 71.sırada yerini almıştır.

Tüm bu önlemlerin, Özbekistan'ın 2030 yılına kadar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SDG) alanında ulusal amaç ve hedeflerine ulaşmakta, özellikle de 2.hedef olan gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, diyetin iyileştirilmesi ve tarımın sürdürülebilir kalkınmasının teşvik edilmesinde önemli ilerlemeler kaydetmesine izin verdiğini belirtmek gerekmektedir.

Böylece, Özbekistan'da bugüne kadar, «yetersiz beslenme yaygınlığı» ndaki azalma ile Orta Asya'daki en iyi ülkelerden biridir. Söz konusu FAO 2020 raporuna göre, 2004-2006 yıllarında Özbekistan'da yetersiz beslenme yaygınlığında \%14,9 iken, 2017-2019 yıllarında bu oran \%2,6'ya düşmüştür. Karşılaştırma için: Kazakistan'da yetersiz beslenme \%2,5 'dan az, Kırgızistan \%6,4 ve Türkmenistan \%4'tür.

Özbekistan'da 5 yaşın altındaki çocuklarda kötü beslenmenin yaygınlığında sadece \%1,8 olduğu ve Orta Asya ülkeleri arasında en düşük oran olduğu (2019) dikkat çekicidir. Karşılaştırma için: Kazakistan'da 5 yaşın altındaki çocuklarda kötü beslenmenin yaygınlık oranı \%3.1, Kırgızistan \%2.0, Tacikistan \%5.6 ve Türkmenistan \%4.2'dir.

Buna ek olarak Özbekistan, çocuklarda büyüme gecikmesi yaygınlığını azaltmada da önemli ilerleme kaydetmeyi başarmıştır. Özbekistan'da 2012 yılında 5 yaşın altındaki çocuklarda büyüme gecikmesi yaygınlığı oranı \%19,6 iken, 2019'da bu rakam \%10,8 gerilemiştir. Karşılaştırma için: Kazakistan'da bu rakam \%8.0, Kırgızistan \%11.8, Tacikistan 1\%7.5 ve Türkmenistan 11.5\%.

GIDA SİSTEMLERİ ZİRVESİNDEN BEKLENTİLER
Dünya Gıda sistemlerinde kesintiler ve Covid -19 pandemisinin bir sonucu olarak gıda krizinde olası bir artış, dünyadaki tüm ülkelerin hükümetlerini gıda sistemlerinin dönüştürülmesi ihtiyacı karşısında bırakıyor ve gıda güvenliğini sağlamak için yeni uluslararası kabul edilmiş çabaların geliştirilmesini gerekli kılıyor.

Özbekistan'da, gıda güvenliğini sağlamayı amaçlayan önlemler, Covid-19 pandemisi döneminde ve sonrasında ulusal ekonomiyi sürdürmek için krizle mücadele programda öncelik olmaktadır. Bununla birlikte, dünyadaki gıda krizinin olası bir artış göstermesinde, gıda ürünlerinin üretimi, işlenmesi, pazarlanması ve tüketiminin yanı sıra, atık bertarafında kullanılan yöntemlerin hızlı bir şekilde yeniden göz geçirilmesi son derece önemlidir. Bu, Özbekistan'ın gıda sistemlerini daha kapsayıcı, istikrarlı ve sürdürülebilir hale getirerek yeniden dengelemek ve dönüştürmek için bir dönüm noktası olabilir.

Bu bağlamda, Özbekistan'ın 2021 gıda sistemleri zirvesine katılımı, halkın acil kısa ve orta vadeli ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan bir dizi öncelikli tedbirler çerçevesinde, ulusal gıda sisteminin geliştirilmesine devam etmesine imkan sunacak ve nihayetinde onun daha fazla sürdürülebilirliğini sağlamasına hizmet edecektir.
2021 Gıda sistemleri zirvesine katılım Özbekistan için bir dizi yeni fırsat sunuyor.

Birincisi, gıda sistemlerinin yeniden yapılandırılmasında, ortak önlemlerin uygulanması konusunda uluslararası kuruluşlarla işbirliğini genişletme fırsatıdır.

İkincisi, bölgesel ve küresel ölçekte gıda sistemlerinin dönüştürülmesi konusunda tekliflerin geliştirilmesine katılma ve katkıda bulunma fırsatıdır.

Üçüncüsü, bu zirveye katılım, ülkedeki gıda güvenliğini sağlamak konusunda gerçekleştirilmekte olan politika ile ilgili dünya topluluğunu bilgilendirmek ve tarım endüstrisinin başarılı reformunda deneyim ve başarıları paylaşmaktır.

Dördüncüsü, Orta Asya ülkeleri arasındaki işbirliğini güçlendirmek için, devletimizin işbirliğini ve girişimlerini daha da güçlendirmeyi mümkün kılmaktadır. Yapılacak ortak çalışma, bölgedeki ülkelerin çabalarını birleştirecek, farkındalığı artıracak ve sürdürülebilir gıda sistemlerine ulaşmada geniş taahhütler ve somut eylemler üzerinde mutabık kalınmasını sağlayacaktır.

KAYNAK: Obid Hakimov (İHA)

Siyasetcafe.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.