1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Özgür Uyanık kaleme aldı: Semih Tufan Gülaltay neye kurban edildi?
Özgür Uyanık kaleme aldı: Semih Tufan Gülaltay neye kurban edildi?

Özgür Uyanık kaleme aldı: Semih Tufan Gülaltay neye kurban edildi?

Siyasetcafe yazarımız Özgür Uyanık, 'Semih Tufan Gülaltay neye kurban edildi?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

A+A-

Siyasetcafe yazarımız Özgür Uyanık, 'Semih Tufan Gülaltay neye kurban edildi?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Uyanık, yazısında bir kaç gün önce gözaltına alınan Gülaltay'ın neden gözaltına alındığını sorgulayarak dikkat çekici bilgiler verdi.

 

Ergenekon davasının ilk tutuklanıp en son tahliye edilen sanığı Semih Tufan Gülaltay'ın Youtube’a yüklediği konuşmaları sebebiyle geçtiğimiz hafta tutuklandığını yazan Uyanık, bu tutuklanmanın detaylarını paylaştı.

'Gülaltay’ın Cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandığı söyleniyor. Zaten kendisi de tutuklanacağı yönünde tehditler aldığını açıklamıştı.' diyen Uyanık, 'Bir gazeteci gözüyle Youtube’deki kanalında tüm konuşmalarını takip ettiğim Gülaltay’ın Cumhurbaşkanına hakaret etmediğini gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Kendisinin yaptığı şey her vatandaşın hakkı olan biçimde hesap sormaktan ibarettir.' dedi.

 

Uyanık yazısına şöyle devam etti:

 

'Günümüz Türkiye’sinde bir âdet ortaya çıktı. Kim çıkarına aykırı bir şey olsa hemen olayı saptırıp “Erdoğan’a hakaret etti”ye getiriyor. Öyle ki karı kocanın birbirini “Cumhurbaşkanına hakaret etti” diye ihbar ettiği örnekler var. O yüzden biz hakaret suçlamasının değil Gülaltay’ın o videolarda yaptığı açıklamaların üzerinde durarak bu tutuklamanın asıl nedenini sorgulayacağız. 

Gülaltay bugünkü Türkiye’nin aslında 1990’ların mafya düzeninin sonucu olduğunu ve o dönemde öne çıkmış kişilerin suçlarının yeterince araştırılmadığı tespitinde bulunuyor. Bazı açıklamaları komplo teorisi gibi görünse de genellikle aktardığı olaylar, kişiler ve bağlantıları doğru yerlere oturtuyor. 

Ancak Gülaytay’ın işaret ettiği noktaya gelmeden önce CHP’li Enis Berberoğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılmasına neden olan davadan bahsetmek istiyorum. Berberoğlu, Can Dündar’a Suriye’ye yapılan silah sevkiyatının fotoğraflarını verdiği için beş yıl hapis cezası almıştı. Fotoğrafları Zaman gazetesine veren ve daha sonra CHP’den milletvekili olan Eren Erdem de aynı suçtan hapis yattı. 

Fakat bahsi geçen fotoğraflar, onlardan tam 16 ay önce, ilk olarak 21 Ocak 2014’te Aydınlık gazetesinde “İşte Tırdaki Cephane” başlığıyla duyuruldu. Haberde “MİT’e ait 7 tırdan 3’ünde yapılan aramada silah ve mühimmat çıktığı” yazıyordu. Bu hukuktan önce habercilik açısından sorgulanması gereken bir ifadeydi. Eğer tırlar MİT’e aitse devlete ait demekti. Devlet kendi kendine operasyon yapıp, gizli kalması gereken kendi güvenlik birimini neden teşhir etsin?

Bu işin altında bir çapanoğlu olduğu belliydi. Nihayetinde FETÖ’nün MİT’e kumpası olduğu ortaya çıktı. Fotoğrafı servis edenin Ankara İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Yarbay Erdal Turna olduğu mahkeme belgelerine yansıdı. Aydınlık genel yayın yönetmeni ve istihbarat şefi hakkında açılan dosya ise kapatıldı. Zira haberin üzerinden 4 aydan fazla süre geçtiği için basın kanununa göre dava açılamazdı. Ancak farklı bir açıdan çekilen fakat Aydınlık’la aynı fotoğrafı basan Cumhuriyet’e hemen dava açıldığı için Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı.

 

'GÜLALTAY MİT'E YAPILAN OPERASYONLARIN  İPUÇLARINI VERİYOR'

 

Devlete ait tırların aranması ve devletin güvenlik birimlerinin karşı karşıya gelmesinin kuşkusuz haber değeri vardır. Ancak bu haber özgülünde Aydınlık ve Cumhuriyet’in FETÖ tarafından manipüle edildiğini de tespit etmeliyiz.  Çünkü haberin veriliş biçiminde -FETÖ’cü tarafın- MİT’e “suçüstü” yaptığı intibası uyanmaktadır. Bu gazetecilik açısından bir etik hatadır. Gazeteciler devlet içindeki çatışmalarda bir tarafı olmamalıdır. 

Semih Tufan Gülaltay MİT’e yönelik başka operasyonların ipuçlarını veriyor. Bunlardan birinde Gülaltay, Silivri Cezaevinde şüpheli biçimde hayatını yitiren Ergenekon sanığı MİT eski Dış Operasyonlar Daire Başkan Yardımcısı Kaşif Kozinoğlu’nun zehirlenerek öldürüldüğünü iddia ediyor. Kozinoğlu’nun ölümünden Albay Hasan Atilla Uğur’u ve Doğu Perinçek’i sorumlu tutuyor. 

Bu ağır ithamın doğru olmasına ihtimal vermediğimin altını çizmek isterim. Albay Atilla Uğur, Kaşif Kozinoğlu’nun güvendiği bir arkadaşıydı. Doğu Perinçek’in de kimsenin ölümünden medet umacağını sanmam. Fakat Semih Tufan’ın Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili soru işaretlerini ortaya atmasında haklı olduğu yanlar var.

Kozinoğlu’nun ölmeden kısa süre önce yazdığı el notları o tarihte Aydınlık’ta yayınlandı. İlginçtir Kozinoğlu ismi ilk kez yine Doğu Perinçek’in yayınladığı “Çiller Özel Örgütü” adlı kitapta geçiyordu. Perinçek 3 Ekim 1996’da TBMM Başkanlığına sunduğu bu “rapor”da Kozinoğlu’nu, Çin’deki Uygur Türklerini kışkırtma faaliyetleri yapan CIA bağlantılı “Çiller Özel Örgütü” elemanı olarak teşhir ediliyordu. (Hatta daha sonra 2005’te Alaattin Çakıcı’nın Meclis Araştırma Komisyonuna verdiği bilgiye dayanan Doğu Perinçek, içlerinde Kozinoğlu’nun bulunduğu beş MİT yöneticisine, kendisine suikast yapacakları suçlamasıyla dava açtı.)

Tam bir ay sonra 3 Kasım 1996’da Susurluk Kazasında raporda adı geçen Hüseyin Kocadağ ve Abdullah Çatlı hayatını kaybetti. Bu kaza da Kozinoğlu’nun ölümü gibi sisler içinde kaldı.

Kozinoğlu olayı, Semih Tufan gibi doksanlı yılların şiddetini yaşayan bizlere, Binbaşı Cem Ersever’in  ölümünü hatırlattı. Jandarma istihbaratının Güneydoğuda bölücü teröre karşı mücadele eden en etkin komutanlarından biri olan Binbaşı Ersever, 16 Şubat 1993’te Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in uçağının düşürülerek şehit edilmesinden sonra istifa etmişti. Ersever’in gazeteci Soner Yalçın ve Hikmet Çiçek’e yaptığı açıklamalar 9-14 Haziran 1993’te Aydınlık gazetesinde yayımlandı. Binbaşı Ersever, bu yayından beş ay sonra 4 Kasım 1993’te elleri bağlı, kafasına sıkılmış halde bulundu. 

 

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

 

YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN!

Siyasetcafe.com

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.