1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Prof. Dr. Feridun Yenisey yazdı... İnfaz paketi
Prof. Dr. Feridun Yenisey yazdı... İnfaz paketi

Prof. Dr. Feridun Yenisey yazdı... İnfaz paketi

Prof. Dr. Feridun Yenisey 'İnfaz paketi'ni değerlendirdi.

A+A-

İşte Prof. Dr. Feridun Yenisey'in o yazısı:

İnfaz Paketi Hakkında

7242 sayılı Kanunla İnfaz Hukukuna ilişkin değişiklikler yapılırken ceza adalet sisteminin temel ilkelerini de ilgilendiren kurallar kabul edildi. 

Ceza adalet sisteminin amacı ve hedefi adil yargılanma hakkını yerine getirmektir. Bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen kesin hükümlerin yerine getirilmesi hukuk devletinin temel prensibidir. 

Kesin mahkûmiyet hükümlerinin yerine getirilmesinde 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler bu hükümlerin süresini indirmekte ve hükümlülerin bir kısmının serbest bırakılmasını sağlamaktadır. Böylece mahkemelerin verdikleri kararların yerine getirilmesi engellenmiş olmaktadır. 

Ceza infaz sisteminde hükümlünün tretmanı hedeftir. İnfaz kurumlarındaki doluluk topluma yeniden kazandırma açısından tretmanı engeller niteliktedir. 

Doluluk olgusu hükümlü açısından işkence ve kötü muamele boyutuna ulaşabilir. Bu nedenle infaz kurumlarında sağlıklı, korunaklı ve tretmana yönelik bir ortam hazırlanması devletin temel görevlerindendir.

7242 sayılı Kanun ile geçici bir tedbir olarak bir kısım hükümlülerin erken tahliyelerini sağlamak hem birinci nokta olan yargının yerine getirilmesi ve hukuk devleti ilkeleri açısından hem de tretmanı sonlanmamış bir hükümlünün yeni suçlar işlemek risk taşıyan bir kişi olarak topluma salıverilmesi her iki açıdan da sakıncalı yönlerdir. 

Bununla birlikte salgın hastalık sırasında hükümlülerin hayatlarının tehlikeye düşmemesi amacıyla alınan bazı tedbirlerin yerinde olduğu söylenmelidir. 7242 sayılı Kanunun dar kapsamlı tutulması, hukukun temel prensiplerini sarsmayacak şekilde geçici infaz ertelemesiyle yetinmesi gerekirken fırtınalı bu dönemde çiçek dikme misali değişiklikler yapılmasının yerine olmadığını düşünüyoruz. 

7242 sayılı Kanun ile 11 adet farklı kanun değiştirilmiştir. Bunlar İnfaza Hakimliği Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, bir çok maddesi değişen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Çocuk Koruma Kanunu, Denetimli Serbestlik Kanunu, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, İş Yurtları Kurumlarının Mali Yükümleri Kanunu, Basın Yoluyla İşlenen Suçlarda Dava ve Cezanın Ertelenmesi Kanunu değiştirilmiştir. 

En ağırlıklı değişiklik İnfaz Kanununda yapılmış ve 105/A maddesindeki denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı 89. Maddesindeki iyi halin belirlenmesi ile ilgili düzenlemeler ve 107. Maddesindeki koşullu salıverilme ile ilgili hükümlerde gerekli değişiklikler yapılarak birçok hükümlünün erken tahliyesi sağlanmıştır. 

Kanun hazırlıklarının virüs salgını öncesinde başladığı bilinmektedir. Yapılan hazırlıklarda belli suçları işlemiş olan kişilerin tahliye edilmemesi için eskiden 'yedek subay kurası' denilen bir sistemin uygulandığı görülmektedir. 

Her bir yasal düzenlemenin bir (occasio legis'i) olduğu, yani her bir düzenlemenin geçmişte yaşanmış belli bir olayla bağlantılı olduğunu tespit etmek mümkündür. Böyle bir yasa düzenleme yöntemi objektif kural koyma sisteminden uzaklaşmak ve kazuistik metot ile kanun yapmak anlamını taşır. 

Sonuç olarak içinde bulunduğumuz salgın hastalık dönemine ilişkin bir olağanüstü durum nedeniyle yapılan değişikliklerin yerinde olduğunu, infaz kurumlarındaki insan hakkı ihlali niteliğini taşıyan doluluğa kısmi bir çağrı olması nedeniyle yerinde görülebileceği belirtilmelidir. Bununla birlikte bu örtülü affın doğurabileceği sonuçlara da ileride katlanmak gerekecektir. Örneğin yapılan düzenlemeler sadece infaz hukukunda olan hükümlülerle ilgilidir. Oysa davası devam eden tutuklu sanıklar vardır. Yasada tutuklular ile ilgili herhangi bir iyileştirici düzenleme getirilmemesi eleştirilebilir. Bu durumda şöyle bir düzenleme yerinde olurdu.

Tutuklu sanıklar bakımından tümünü kapsayacak şekilde delil karartma şüphesi ile tutuklanan sanıkların tutukluluk durumlarının devam etmesi ile birlikte kaçma şüphesi nedeniyle tutuklananların hepsinin adli kontrol koşuluyla salıverilmesi düzenlenebilirdi. Delil karartma şüphesi ile tutuklananlar bakımından da belli bir süre öngörülerek kovuşturma evresinde tutuklu davaların tümünde uygulanabilecek bir üst süre belirlenip bu süre içinde hüküm verilmediği takdirde davanın düşeceği veya uzayan dava nedeniyle cezada indirim yapılacağı öngörülebilirdi. 

İleride doğabilecek olan diğer bir sonuç Milletlerarası ceza Hukukunu ilgilendirmektedir. Yurt dışından Türkiye’ye hükümlü nakli bakımından bu getirilen erken tahliye koşulları kalıcı nitelikte olduğu için yabancı devletlerden Türkiye’ye hükümlü nakli artık yapılamayacaktır. Hükmettiği cezanın tam olarak Türkiye’de çektirilmesini isteyen bir devlet hükümlüyü Türkiye’ye nakletmeyecektir.

Kolluğu ve toplumu ilgilendiren diğer bir sonuç ise erken tahliye edilen birçok hükümlünün tekrar suç işleyecek olmasıdır. İnfaz Kanununun düzenlemesine göre erken tahliyelerde bir uzmanın da katılımı ile tahliye edilecek olan kişinin yeniden suç işleme riski taşıyıp taşımadığı değerlendirildikten sonra tahliye edilmesi öngörülmüş olduğu halde bugün tahliye edilenler için böyle bir risk analizi yapılmamıştır. Ordu ilinde yaşanan genç kız cinayeti gibi cinayetlerin işlenmesi olasılığı vardır. Mağdurun korunması açısından duruşmalarda dahi fail ile mağduru karşı karşıya getirmeyerek ikincil mağduriyeti önlemeye çalışan Ceza Muhakemesi Kanunu madde 236 gibi çok ileri ve güzel düzenlemeler yapmış olan kanun koyucu şu sırada yapılan tahliyelerle birçok mağdurun risk altına girmesine neden olmuş sayılabilir. 

 

korona-haberleri-icerik.jpg

y-002.jpg

siyasetcafe.png

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.