Sakın sandığa dokunmayın, Dünya'yı başınıza yıkarız

Sakın sandığa dokunmayın, Dünya'yı başınıza yıkarız

Uşak mitinginde konuşan Bahçeli, "Sandığın etrafında leş avcıları dolaşmaktadır. Sandığın üzerinde akbabalar uçmaktadır" dedi.

Devlet Bahçeli, Uşak'ta konuştu. Bütün Türkiye'nin yoksullaştığını söyleyen Bahçeli, "Bütün millet fukaralığa ve işsizliğe rehin bırakılmıştır. Herkes sıkıntıdadır. Yolsuzluk büyümüştür. Rüşvet devasa boyutlardadır. Hukuksuzluk korkunç seviyelerdedir. Kanunsuzluk kol gezmektedir. Kaçakçılık, kara para tacirliği ve hırsızlık prim yapmaktadır. Ama fotokopi Başbakan'a bakarsak herşey iyiye doğru gitmekte, dünya AKP'nin başarısını alkışlamaktadır. Hal gerçekten böyle ise AKP zihniyetinin zenginlik ve kalkınma tabloları ile milletimizin gerçek yaşantısı arasındaki uçurumu nasıl izah etmek gerekecektir? Tamamen sıcak para ile beslenen, üretimin her geçen gün azaldığı, ithalatın arttığı bu ekonomik anlayışın mimarı AKP hükümetidir. Bilinmelidir ki üretimin olmadığı bu basit çarkın sonu yoktur." şeklinde konuştu.


"DAVUTOĞLU, ERDOĞAN GİBİ YALAN DERYASINDA YÜZMEKTE"

Bahçeli, AKP iktidarı ile ülkenin yağma ve sömürü döngüsüne mahkûm olduğunu savundu. "AKP zihniyeti 150 ay 2 gündür dış güçlerin elinde, avucundadır. Türkiye, AKP hükümeti ile açlıkla, adaletsizlikle, ahlaksızlıkla ve asayişsizlikle karşı karşıyadır." diyen Bahçeli, sözlerien şöyle devam etti: "Başbakan, özetlediğim bu kara tablonun milletimiz tarafından bilinmesinden korkmaktadır. Bu nedenle saçma sapan konuşmakta, Erdoğan'ın kişisel hedeflerine hizmet etmektedir. Başbakan başkanlık için çalışmaktadır. Başbakan yıkım için faaliyet halindedir. Başbakan kendi itibar ve saygınlığını gömmek için çırpınmaktadır. Davutoğlu, Erdoğan gibi yalan deryasında yüzmekte, olmayan başarı hikayeleriyle göz boyamaktadır. Milletimize sunduğu sahte cennetin altındaki karanlık Türkiye'nin ortaya çıkmasından korkmaktadır. Geleceğini pamuk ipliği ile bağladığı milletimizin gerçekleri görmesinden çekinmektedir."

"VALİLER, KAYMAKAMLAR AKP'NİN MAŞASI GİBİ"

Bu başarısız tablo karşısında Davutoğlu'nun, akıbetinin farkında olduğunu, Erdoğan'ı da korku dağları sardığını kaydeden Bahçeli, "Bu ikili AKP'nin sona geldiğini anlamışlardır. Bu nedenle devletin tüm imkan ve kaynakları AKP'nin seçim çalışmalarında kullanılmaktadır. Miting alanlarına parayla insan taşınmaktadır. Valiler, kaymakamlar AKP'nin maşası gibidir. Kamu araçları sivil plaka takılarak siyasi kampanyada kullanılmaktadır. Mukaddes değerlerimiz alçakça siyasete malzeme yapılmaktadır. İstanbul Maltepe'de olduğu gibi, camilerden kaçak elektrik hattı çekecek kadar AKP denge ve kontrolünü kaybetmiştir. Devlet televizyonu TRT, havuz medyası, kiralık kalem ve yorumcular gözü dönmüş gibi AKP propagandası yapmaktadır. Güdümlü anket şirketleri AKP'nin düdüğünü çalmaktadır. Yandaş işadamları aldıkları ihalelerin diyetini ödemektedir." şeklinde konuştu. 

"SANDIĞIN ETRAFINDA LEŞ AVCILARI DOLAŞMAKTA, AKBABALAR UÇMAKTADIR"

Provokasyonların sıklaştığını, parti binalarının saldırıya uğradığını ve bombalanmaya başlandığını hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti: "AKP ile HDP sanki rol paylaşmış gibidir. Seçimlere hile karıştırmak için AKP'nin karanlık odalarında saray talimatlı planlar yapıldığı her gün yazılıp çizilmektedir. Milli iradeyi gölgelemek, demokrasiye suikast düzenlemek için Erdoğan devreye girmiş, kurşun asker Davutoğlu'nu altından kalkamayacağı pisliğe bulaştırmak için harekete geçmiştir. Sandık güvenliği tartışmaya açılmıştır. Seçim sonuçlarını sisteme işleme ve müdahale etme yetkisi bulunan 81 ildeki UYAP personelinin tamamı görevden alınmıştır. Sandık risklidir, demokrasi tedirgindir, AKP ise ahlaksız ve arsızdır. Uşak'tan uyarıyorum. Sandık namustur, milletimizin vereceği her oy değerli ve önemlidir. Sandık üzerinde oyun ve tezgah heveslisi kim varsa, şimdiden bu yanlıştan dönmelidir. AKP, demokrasinin er meydanını karartmaya ve sandık yolsuzluklarıyla sonuçları değiştirmeye teşebbüs ederse, bilsin ki dünyayı başlarına yıkarız. Bunun hesabını muhataplarından bir bir sorarız. Uşaklı'nın oyuna leke sürdürmeyiz, tercihlerine haram ve hıyanetle kapkara kesilmiş elleri dokundurmayız. Biz sandıklara sahip çıkacağız. Biz demokrasinin arkasında olacağız. AKP sandıkla gelmişti, sandıkla gitmekten başka yolu da olmayacaktır. Uşaklı kardeşim, iradene sahip çık. Uşaklı kardeşim, geleceğine sahip ol. Uşaklı kardeşim, rüşvetçi ve hırsızlar paranı çaldılar, alın terini götürdüler. Şimdi de gözlerini vereceğin oya diktiler. Buna izin vermeyin, buna fırsat tanımayın. Erdoğan başkanlık sistemine geçmek için her kumpasın tarafı olabilecektir. Sandığın etrafında leş avcıları dolaşmaktadır. Sandığın üzerinde akbabalar uçmaktadır. Davutoğlu kapı kulu olduğundan Erdoğan'a varlığını bağladığından iradesizliğinin bedelini herşeye göz yumarak ödeyecektir. Erdoğan, hazineyi adeta bölünme ve rejim tasfiyesi için seferber etmektedir. Yüzde 52 oy almış birisi olduğu için bunu kendisine hak görmektedir. Ve dahası, korsan mitinglerle baştan ayağa siyasete girmekte, Anayasa suçu işlemekten hiç mi hiç rahatsızlık duymamaktadır."

Bahçeli, "Erdoğan milli iradeye sansür uygulamaktadır. Erdoğan demokrasiye ambargo uygulamakta, ahlakı izole etmektedir. Böyle bir cumhurbaşkanı ne zaman görülmüştür? Böyle bir ülke yönetimine ne zaman şahitlik edilmiştir? Gerek Erdoğan, gerekse de Davutoğlu korkmaktadır. Nedeni ise Milliyetçi Hareket’in ayak sesleridir. MHP yükseldikçe, serok Ahmet’in ve 17-25 Erdoğan’ın uykuları kaçmaktadır. MHP güçlendikçe hainler şaşırmakta, melanetin siperlerine kaçmaktadır. Bu korkunun, bu kaçışın altında acı ve ıstırap dolu yıllar vardır. Dayanılmaz hale gelmiş geçim sıkıntıları vardır. Pahalılık, işsizlik, yoksulluk vardır. Türk milletine düşmanlık ve Türkiye’ye kurulmuş tuzaklar vardır. Bu korkunun altında, soygunlar vardır. Kapkaç vardır. Peşkeş çekilen milli servet vardır. Buğdayın, tütünün, sebzenin, pancarın maliyetini çıkaramayan çiftçi ve köylü vardır. Bu korkunun altında, milyarlarca dolar borç vardır. Milyarlarca dolar cari açık vardır. Ektiğini alamayan çitfçimizin gübre, mazot, tohumluk borcu vardır." şeklinde konuştu.

"BUNLARIN FOYASI MUTLAKA ORTAYA ÇIKACAKTIR"

"Erdoğan ve Davutoğlu, daha nereye kadar kaçabilecektir." diyen Bahçeli şunları söyledi: "Seçim sandığı çok yakındadır. Bunların foyası mutlaka ortaya çıkacaktır. Seçim günü AKP’den kurtulma günü olacaktır. Seçim günü AKP’den hesap sorma günü olacaktır. Bunların hesabını sormak da Milliyetçi Hareket Partisi için Türk milleti adına milli bir görev olacaktır. Uşaklı vatandaşlarım, vakit yaklaşmıştır. Oyunuzu heba ettirmeyin, istismarlara geçit vermeyin, iradeniz üzerinden hesap yapan edepsizlere müsamaha göstermeyin. Gelin bizimle huzur ve refaha yürüyün. Rüşvetçiler 12 yıl 6 ay 2 gündür iktidardadır. Buna son vermek için bizimle yürüyün. Soyguncular 12 yıl 6 ay 2 gündür keyif ve konfor içindedir. Buna engel olmak için bizimle yürüyün. Yolsuzluk, ihanet ve vurgun şebekelerinin 12 yıl 6 ay 2 gündür yediği önünde, yemediği ardındadır. Bu sefil israf ve hezimeti bitirmek için bizimle yürüyün."

"İTİBARI HARAMDA ARADILAR"

Bahçeli sözlerine şöyle devam etti: "Biliyorsunuz, Ankara’ya sizlerin alın terinizden kesilen paralarla saray yaptılar. Bu kaçak ve karanlık saraya 1 milyar 370 milyon lira harcadılar. Buna da itibar dediler. İtibarı haramda aradılar. İtibarı soygunda buldular. İtibarsızlığı itibar olarak adlandırdılar. Yalan söylediler, utanmadılar. Allah’la kandırdılar, korkmadılar. İstismara taptılar, inkara saptılar, işbirlikçi ve iki yüzlü oldular. Beştepe Hanedanlığı kurarak zalimliğin sultasını sürdüler. Har vurup harman savurdular. Müsrifliğin dibini boyladılar.
Kanunsuzluğun çukuruna gömüldüler. Uşaklının servetini hortumladılar.
Uşaklının hakkına el koydular. Bir yanda hırsızlık yaptılar, diğer yanda ahlakı susturdular. Bir yanda rüşvet yediler, diğer yanda hukuku katlettiler. Bir yanda hazineyi boşalttılar, diğer yanda kasalarını doldurdular. 17-25 Aralık’ta suçüstü yakalandılar, ama darbe dediler. Görevini yapan hakim, savcı ve polislere saldırdılar, görevden aldılar, sürgüne ve cezaevine yolladılar. İşler sarpa sarınca, maske düşünce, kirli çamaşırlar birer birer dökülünce, 12 yıl bir ve beraber olduklarını paralel ilan ettiler. Nitekim AKP, tarihin en büyük yolsuzluk suçunu işlemiştir. Çalınan sizlerin emeğidir. Çalınan sizlerin gelecek ümididir. Çalınan, soyulan, yağma ve talan edilen milli servet, Uşaklının helal kazancıdır."

(CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.