'9 IŞIK'ı Bilmeden Başbuğ'u Anlamak

Selçuk DÜZGÜN

“9 IŞIK” BİLMEDEN TÜRKEŞ`i ANLAMAK!


Yedi  düvele karşı onur, namus, şeref mücadelesi vermiş ve bu mücadele sonucu istiklalini kazanmış milletin adıdır: TÜRK.

 

Ve bu milletin kendi isminde kurduğu son devletin adı: Türkiye Cumhuriyeti

 

İşte bu devlet son asırda bir yiğit yetişdirmiş ve sevenleri ona BAŞBUĞ diyerek gönüllerinde taht kurdurmuştur.

 

Başbuğluk öyle kolay kolay herkese verilecek makam değildir, çile ister, savaş ister, bedel ister…

 

Evet, bu BAŞBUĞ`un adı; Alparslan Türkeş`di.

 

Onun çileli hayatı,  vediği mücadeleyi herkes bilir ve taraflı tarafsız herkes onu saygı ile yâd ederler.

 

Yiğitliği, liderliği, karekteri, devlet adamlığı, yetiştirdiği nesili ne kadar anlatsak tarih kitapları elbet okadar eksik kalır.

 

Ben onu ebediyete intika edişinin 19. Yılında hayatından, yaptıklarından ziyade doktiriner liderliğini ve unuttuğumuz efsanevi `9 Işık` kitabını sizlere yeniden hatırlatmak ve özetlemek istedim.

 

9 Işık Doktrini; Alparslan Türkeş tarafından Millî Doktrin Dokuz Işık olarak ortaya konulan ülkücülüğün ana ilkeleridir.

 

9 Işık doktrini; 1965'te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP)'nin, 1969 yılından itibaren de Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)'nin programının temelini oluşturur.

 

Alparslan Türkeş bu tezini, başta kapitalizm, liberalizm ve komünizm olmak üzere yabancı doktrinler ve yönetim sistemlerine karşı bağımsız son Türk devletini koruyabilmek için, millî bir görüş etrafında birleşmek için ortaya koymuştur.


Dokuz Işık'ın Esasları özetle şunlardan oluşmaktadır:


Milliyetçilik:

Her şey Türk milleti için, Türk milleti ile beraber ve Türk milletine göre sözleriyle özetlenebilecek, Türk milletine bağlılık, sevgi ve Türkiye devletine sadakat ve hizmettir.


Ülkücülük:

Türk milletini en ileri, en medeni, en kuvvetli bir varlık haline getirme ülküsüdür.


Ahlakçılık:

Türk milletinin ruhuna, örf ve adetlerine uygun yüksek varlığını korumayı ve geliştirmeyi ön gören esaslara dayanır.


İlimcilik:

Olayları ve varlığı ön yargılardan ve art düşüncelerden sıyırarak ilim mentalitesi ile incelemek ve girişilecek her çesit faaliyette ilmi önder yapmak prensibidir.


Toplumculuk:

Her çesit faaliyetin toplumun yararına olacak şekilde yürütülmesi görüşüdür. İçtimai ve iktisadi olmak üzere iki ayrı bölümü kapsamaktadır. İktisadi görüş olarak mülkiyeti esas kabul eder, fakat mülkiyetin millet zararına kötüye kullanılmasına karşı olan bir görüşü belirtir. Karma ekonomiyi ve ana stratejik iktisadi faaliyetlerin devlet kontrolunda bulunmasını öngörür. Sosyal görüş olarak sosyal adalet düzeni, fırsat eşitliği, sosyal güvenlik ve sosyal yardımlaşma teşkilatı kurulmasını kabul eder.


Köycülük:

Köyleri tarım kentleri haline birleştirerek kalkındırmayı öngörür. Köylünün tefecilerin elinden kurtarılması ve ihtiyacı olan kredi ve diğer yardımların sağlanması için kooperatifleşmeyi hedef alır. Bilhassa orman bölgesinde yaşayan köylüleri öncelikle ve hızla refaha kavuşturmak amacını güder.


Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik:

Birleşmiş Milletler Anayasasında yazılı bütün hürriyetlerin sağlanmasını gaye edinmiştir. İnsanların şahsiyet olarak geliştirilmesini toplumun kalkınması için yararlı bir yol olarak kabul eder.


Gelişmecilik ve Halkçılık:

İnsanlar ve medeniyetler daima daha iyi, daha güzeli, daha mükemmeli istemek ve aramakla gelişir. Elde edinenle yetinmemek ve daima daha ilerisini istemek ve bunu elde etmek için gayret göstermek şuurudur. Ancak bu gayret ve çabalarda Türk milletinin tarihinden, milli benliğinden ve kökünden kopmadan yükselmek ve ilerlemek gayedir. Yapılacak her işte halka doğru, halkla beraber olmayı ilerlemenin, yükselmenin vazgeçilmez bir prensibi olarak kabul ederiz.


Endüstricilik ve Teknikçilik:

Türk milletinin kalkınması için acele sanayileşmesi lazımdır ve bu uğurda gerekenin yapılamsı farzdır.

 

Dokuz Işık görüşünün esasları gayet özet olarak bunlardır.

Dokuz Işık, nasıl kapitalizmi, marksist sosyalizmi reddediyorsa, nasyonal sosyalizmi ve faşizmi de reddeder.

 

Kısacası; 9 Işık Ülkücülerin el kitabıdır ve Ülkücüler, Türk´e âşık, Türk vatanına aşık Dokuz Işıkçılardır.

 

Amaçları bu kutsal vatan üzerinde Büyük Türk milletinin ebediyyen bağımsız yaşamasını sağlayacak milli görüşü çizmek, bunu savunmaktır.

 

Şimdi herkes kendine bir özeleştiri yapsın baksın ki kim 9 Işık`ı ne kadar biliyor?

 

Veya bu doktirinleri bilmeyenler, slogancılıkla bu ülkeye, ülküye ne derece sahip çıkabilir?

 

Türkeş`i bilecekseniz onu önce doktirinlerinde bilecekseniz, yoksa söylediğiniz, savunduğunuz, slogan attığınız her şey yavandır, zayıftır ve sizi hafifletir.

 

Bu arada benim 9 Işık`ta en çok hoşuma giden bölüm `Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik` tir.

 

Düşünsenize, secdeden başka yere eğilmeyen, karekterini şahsiyetini ayaklar altına almayan bir fert bulunduğu topluma ne derece hizmet eder ve o karekteri ile birleşen adamlığını ülke yönetimine nasıl yansıtır.

 

Bu günlerde sloganlarla ülkücülüğü kimselere bırakmayanları gördükçe, TV karşısınada, sosyal medayada şahsiyetini, hürriyetini çıkar ilişkilerine bağlayanları gördükçe bu ilkeye ne kadar ihtiyacımız olduği ile bir kez daha yüzleşiyoruz.

   

Bu vesile ile ebediyete intikalinin 19. Yılında Alparslan Türkeş`i saygı, sevgi ve dualarla yâd ediyorum…

 

 

Ruhu Şad, Mekanı Cennet  olsun!


Kalın sağlıcakla…

Selçuk Düzgün


İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.