ABD Suriye'yi vurdu

ABD, İngiltere ve Fransa, Doğu Guta'da sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı iddia edilen Esad'a füzelerle saldırdı.

ABD, İngiltere ve Fransa, Doğu Guta'da sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı iddia edilen Esad'a saldırdı. Saldırıda Suriye'nin başkenti Şam ile Hama, Humus, Dera ve Süveyda kentlerindeki askeri noktalar bombalandı.

Trump,  “Kısa bir süre önce Suriye diktatörü Beşar El Esad’ın kimyasal silah varlığına yönelik Amerikan ordusuna saldırı emri verdim” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye'deki kimyasal saldırıya ilişkin "saldırı emri"verdiğini söyleyerek, ABD ile Fransa ve İngiltere'nin, Suriye rejimi hedeflerini vurmaya başladığını duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise ABD ve müttefikleri tarafından ateşlenen hiçbir füzenin, Tartus ve Hmeymim'in de dahil olduğu Rusya hava savunmasının sorumlu olduğu alana girmediği bildirildi.

Uluslararası ajanslardan gelen son dakika haberlerine göre; saldırıda başkent Şam'daki askeri noktalar hedef alındı. Mezze havaalanı, 41.Tugay ve araştırma merkezi vurulanlar arasında...

ABD’nin saldırılarda Tomahawk füzelerini kullandığı ileri sürülürken Suriye devlet televiyonu da hava saldırılarına uçaksavarlarla karşılık verildiğini bildirdi. Şam’daki yerel kaynaklar başkentteki bilimsel araştırma tesisinin bombalandığını ileri sürdü. Suriye’den yapılan açıklamada Kisva Bölgesi’nde 13 füzenin imha edildiği belirtildi.

Saldırı esnasında Şam’da acil koduyla siren sesleri duyulmaya başladı.

Şam'daki Sputnik muhabiri, ABD öncülüğündeki saldırılarda Suriye Devlet Başkanlık Sarayı'nın ve başkentteki hükümet binalarının vurulmadığını bildirdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, ABD öncülüğündeki saldırıya ilişkin açıklamasında, "ABD, İngiltere ve Fransa tarafından atılan adımları destekliyorum. Bu adım, rejimin Suriye halkına yönelik kimyasal silahlarla saldırma kabiliyetini azaltacaktır" dedi.

Sputnik'e konuşan bir yerel kaynağın aktardığı bilgiye göre, ABD öncülüğündeki Suriye saldırılarında en az 6 sivil yaralandı. Konuya ilişkin henüz Suriyeli yetkililerden açıklama yapılmadı.

SURİYELİ YETKİLİ: SALDIRIYI RUSLAR ÖNCEDEN HABER VERDİ

Suriye hükümeti, füze saldırsı öncesi tüm askeri üslerin tahliye edildiğini ve şu anda hasarın gözden geçirildiğini bildirdi.

Bir yetkili Reuters Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada "Saldırı öncesi Ruslar'dan uyarı aldık ve tüm askeri üslerimiz birkaç gün önce tahliye boşaltıldı. 30 dolayında füze fırlatıldı ve üçte biri imha edildi" dedi.

BEYAZ SARAY “NEDEN VURDUK” AÇIKLAMASI

Beyaz Saray “Esad rejiminin kimyasal silah kullanımına ilişkin ABD’nin değerlendirmesi” başlıklı bir bilgi notu yayınladı.

Bilgi notundan ana başlıklar şöyle:

- ABD güvenle Suriye rejiminin 7 Nisan 2018’de Şam’ın doğu kırsalındaki Duma’da onlarca çocuk, kadın ve erkeği öldüren ve yüzlercesini yaralayan saldırıda kimyasal silah kullandığı değerlendirmesi yapmaktadır.

- Bu sonuca, saldırıya dair haberler, kurbanların semptomları, saldırıdan kalma iki varil bombasının görüldüğü video ve fotoğrafların yanı sıra saldırı öncesinde Suriye askerlerinin arasındaki koordinasyonu gösteren güvenilir bilgiler üzerinden varılmıştır.

- Bilgilerin büyük bölümü Duma’daki bombardımanda rejimin klor gazı kullandığına işaret ederken rejimin aynı zamanda sarin gazı kullandığına dair ek bilgiler de var.

- Bu münferit bir vaka değildir. Suriye rejiminin kimyasal silah programını sonlandırdığını ilan ettikten sonra dahi kimsayasal kullandığına dair belirgin bir tarihi var.

- 7 Nisan’da Duma’da görgü tanıkları spesifik olarak Mi-8 helikopteri gördüklerini söylemiştir. Bu helikopterin Suriye rejiminin yakınlarındaki Dumayr hava üssünden kalkarak saldırı sırasında Duma üzerinde keşif yaptığı biliniyor. Pek çok sayıda görgü tanığı helikopterlerden varil bombaları bırakıldığını söylüyor ki bu savaş boyunca rejimin ayrım yapmadan sivilleri hedef aldığı bir saldırı taktiği. Duma’ya bırakılan varil bombaları rejimin daha önce kullandıklarıyla uyuşuyor. Güvenilir istihbarat bilgileri, klorin olduğu anlaşılan kimyasalın koordinasyonunda Suriye ordu mensuplarının görev aldığını ortaya koydu. Varil bombalarının bırakılmasının ardından Duma’daki doktorlar ve görev yapan kuruluşlar yoğun klor kokusu rapor ettiler ve aynı zamanda sarinle temasta ortaya çıkan bazı semptomlarla karşılaştıklarını bildirdiler.

- Rusya sadece Esad rejimini kimyasal saldırılarından sorumlu tutulmasını engellemekle kalmadı aynı zamanda 4 Mart 2018’de İngiltere’de bir suikast girişiminde sinir gazı kullanarak kimyasal silahlara dair tabuya saygı duymadığını gösterdi.

- 7 Nisan saldırısından bir kaç saat sonra Suriye’nin devlet ajansı Doğu Guta’daki son kalan muhalif grup Ceyş ül İslam’a yöenlik bir karalama kampanyası başlattı. Elimizde bu grubun herhangi bir tarihte kimyasal silah kullandığını öner sürecek hiçbir bilgi yok.

PENTAGON: OPERASYON NOKTA ATIŞI

ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'ye yönelik operasyonuna ilişkin ABD Savunma Bakanlığı'nda (PENTAGON) basın toplantısı düzenlendi. Pentagon'daki toplantıda operasyonun ilk etabının sona erdiğini ve nokta atışı bir operasyon olduğu açıklandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamasından yaklaşık bir saat sonra Savunma Bakanı Mattis ve Genelkurmay Başkanı Dunford Pentagon’da kameraların karşısına geçti.

ABD Savunma Bakanı James Mattis, yeni saldırı planlarının olmadığını açıkladı. Mattis “Esad rejiminin geçen sene mesajı almadıkları anlaşılıyor. Şimdi biz ve müttefiklerimiz daha sert vurduk ve hep birlikte Esad’a ve onun katil kurmaylarına yeni bir silahlı saldırı daha düzenlememeleri gerektiğine dair mesajımızı gönderdik” dedi.

ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye rejimine karşı yürütülen ilk dalga saldırının sona erdiğini duyurdu.

Mattis şunları söyledi:

“- Başkomutan olarak Başkan Trump anayasanın 2. Maddesi uyarınca ABD ulusal çıkarlarını savunmak için askeri güç kullanma yetkisine sahip. Suriye’de kötüleşn insani krizi durdurmak ve özellikle kimyasal silahların kullanımını engellemek ABD’nin ulusal çıkarıdır.

- Geçen yıl rejimin sivillere karşı kimyasal silah kullanımına yanıt olarak kimyasal silahların gönderildiği askeri üssü hedef almıştık.

- Bugün önceki saatlerde Başkan Trump ABD ordusuna, müttefiklerimizle birlikte, Suriye rejiminin kimyasak silah araştırma-geliştirme-üretim kabiliyetlerini yok etme taliamatı verdi.

- Bu gece Fransa, İngiltere ve ABD Suriye’nin kimyasal silah altyapısını vurma konusunda kararlı bir eylem başlattı.

- Açıkça görülüyor ki Esad rejimi geçen sene mesajı almamış. Bu kez, müttefiklerimiz ve biz daha kuvvetli vurduk. Hep birlikte Esad’a ve ölümcül litenenats...sorumlu tutulacakları başka bir kimyasal saldırıya girişmemeleri yönünde açık bir mesaj gönderdik.

- 70 üyeli DEAŞ ile mücadele koalisyonu Suriye’de DEAŞ’I yenme hedefine bağlıdır. Bu geceki saldırı ondan ayrı olarak kimyasal silahlar kim tarafından hangi koşulda kullanılırsa uluslararası hukukun ihlali olduğununu sergiledi.

- Saldırılar Suriye rejimine yöneliktir. Bu saldırıları gerçekleştirirken sivil ve yabancı kayıpları önlemek için önemli tedbirler aldık.

- Tüm medeni ulusları Suriye’deki iç savaşı bitimek için acilen birlik olmaya ve Cenevre’deki barış sürecini desteklemeye davet etme zamanıdır.

- Yakın zamandaki deneyimlere dayalı olarak önümüzdeki günlerde Esad rejimiyle birlikte hareket edenlerin kayda değer bir dezenformasyon kampanyası başlatmasını bekliyoruz.”

RUSYA’DAN SERT TEPKİ

ABD, İngiltere ve Fransa'nın Suriye'nin Duma'daki kimyasal saldırı sonrası Esad rejimine yönelik başlatığı operasyona Rusya'dan peş peşe tepkiler geldi. Rusya'nın ABD Büyükelçisi Antanov 'Suriye'ye saldırı sonuçsuz kalmayacak' derken Parlamentonun alt kanadı Duma'nın Savunma Komitesi Başkanı Şerin ise, "Rusya bu yaşananları saldırganlık eylemi olarak görmektedir' yorumunu yaptı. Rus Dışişleri de "Şam barışçıl bir gelecek şansı elde ettiği anda saldırıya uğradı" açıklamasında bulundu.

Rusya'nın ABD Büyükelçisi Antanov yaptığı yazılı açıklamada, bu gece yapılan hava operasyonunu kast ederek “Bu tür eylemler sonuçsuz kalmayacak” dedi.

Antanov'un açıklamasında şu satırlar yer aldı:

"En büyük endişelerimiz gerçeğe döndü. Uyarılarımız dikkate alınmadı.Önceden tasarlanmış bir senaryo sahnelendi. Bir kez daha tehdit edildik. Bu eylemlerin karşılıksız kalmayacağını söylemiştik.Rusya devlet başkanının küçük düşürülmesi kabul edilemez."

Ayrıca İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ABD öncülüğündeki saldırı kınanarak, saldırının bölgesel sonuçları olacağı konusunda uyarıldı.

“TRUMP İKİNCİ BİR ADOLF HİTLER’DİR”

Öte yandan Rus parlamentosunun alt kanadı Duma'nın Savunma Komitesi başkanı Aleksandr Şerin de, "ABD Suriye'ye yönelik saldırılar düzenleyerek tüm uluslararası kuralları ihlal ediyor ve Rusya bunu saldırganlık eylemi olarak görmektedir" açıklamasında bulundu.

Şerin, "ABD Başkanı Trump sadece dünya çapındaki bir suçlu değil, ikinci bir Adolf Hitler'dir. Bu, ikinci Belgrad'dır. Bu bir dönüm noktasıdır, egemen bir devlete karşı savaş ilanıdır" dedi.

RUSYA DIŞİŞLERİ: BARIŞ ŞANSI...

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise, "Şam barışçıl bir gelecek şansı elde ettiği anda saldırıya uğradı" ifadeleri kullanıldı.

Konuya ilişkin açıklamayı yapan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova, şu ifadeleri kullandı:

"Suriye halkı önce Arap Baharı'na, sonra IŞİD'e, şimdi de 'akıllı' Amerikan füzelerine maruz bırakıldı. Yıllardır terör tehdidi altında ayakta kalmaya çalışan egemen bir devletin başkentine saldırı düzenlendi."

Beyaz Saray'ın saldırı kararını almasında internet ve ana akım medya üzerinden yayınlanan fotoğraf ve videoların etkili olduğunu vurgulayan Zaharova, ABD'nin biyolojik silah labaratuarları iddiasını Irak işgaline gerekçe olarak göstermesini ima ederek "15 yıl önce Beyaz Saray bir şişe ve Dışişleri Bakanı'nı kullanmıştı. Şimdi ise Washington, şişe yerine medyayı kullandı" dedi.

Irak işgali öncesinde eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, 5 Şubat 2003'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşmuş ve Irak'ta hareketli biyolojik silah laboratuarları olduğunu ileri sürmüştü. Powell, iddiasını daha etkileyici kılmak için BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma esnasında elinde bir şişe dolusu şarbon tutmuş, bunu dinleyicilere göstermişti. Ancak daha sonra bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştı.

TÜRKİYE’DEN SALDIRIYA DESTEK

Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan saldırıdan dört buçuk saat sonra bir açıklama yapıldı. Açıklamada, “Türkiye, 7 Nisan günü Duma’da çok sayıda sivilin ölmesine yol açan kimyasal silah saldırısına mukabil ABD, İngiltere ve Fransa'nın bu sabaha karşı Suriye rejimine karşı düzenlediği operasyonu yerinde bir tepki olarak görmektedir” denilmesi dikkat çekti.

Açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:

“Rejim tarafından gerçekleştirildiği yönünde güçlü şüphe bulunan Duma saldırısı karşısında tüm insanlığın vicdanına tercüman olan bu operasyonu memnuniyetle karşılıyoruz.

Kimyasal silahlar dahil kitle imha silahlarıyla ayrım gözetmeksizin sivilleri hedef alan saldırılar insanlığa karşı suç teşkil etmektedir. Yedi yılı aşkın süredir gerek konvansiyonel, gerek kimyasal silahlarla kendi halkına zulmeden Suriye rejiminin insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları alanındaki sicili sabittir. Uluslararası toplumun vicdanında bu konuda şüphe yoktur.

Türkiye, bu tür suçların cezasız kalmamasının ve hesap verilebilirliğin tesis edilmesinin benzer hadiselerin tekrarının önlenmesi açısından kritik önemi haiz olduğuna inanmaktadır.

Bu tecrübe ışığında, başta BM Güvenlik Konseyi üyeleri olmak üzere tüm uluslararası toplumun kimyasal silah kullanımının cezasız bırakılmamasını sağlayacak ortak adımlar üzerinde uzlaşmaya varması elzemdir.”

RUSYA’NIN WASHINGTON BÜYÜKELÇİSİ: SONUÇSUZ KALMAYACAK

Twitter'da bir açıklama yayımlayan Rusya'nın ABD Büyükelçisi Anatoli Antonov Batılı güçleri "önceden yazılmış bir senaryoyu uygulamakla" suçladı.

Antonov, "Yine tehdit ediliyoruz. Bu adımların sonuçsuz olmayacağı uyarısı yapmıştık" diye de ekledi.

Büyükelçi ABD Başkanı Donald Trump'ı televizyondaki açıklamasında Rus mevkidaşı Vladimir Putin'e hakaret etmekle suçladı ve bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Antonov "Dünyanın en büyük kimyasal silah envanterine sahip ülkesi ABD'nin başka ülkeleri suçlamaya hakkı yoktur" diye de ekledi.

 

siyasetcafe.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri