Türk ve AB'li yetkililer Avrupa'ya giden göçmenlerin Türkiye'de tutulması konusunda büyük ölçüde anlaştı. Ayrıntıları henüz netleşmeyen anlaşmaya göre, Türkiye'ye vize muafiyeti verilecek, müzakereler yeniden başlayacak, ek mali yardım sağlanacak, Türk liderler AB zirvelerine davet edilecek. Türkiye ise geri kabul anlaşmasına bağlı olarak göçmenleri ülkede tutacak ve AB'ye geçişini engelleyecek. Bu kapsamda AB sınır koruma birimi Frontex'in Yunanistan'dan Türkiye sınırına kaydırılması da gündemde. Peki, bu anlaşma Türkiye'yi nasıl etkiler?
YUNANİSTAN GİBİ Mİ OLACAĞIZ?
Bunun cevabı yakın zamanda Avrupa'nın göçmen deposu olan Yunanistan'ın çöküşünde gizli. 15 milyonluk Yunanistan'ın çöküşünde, 1.5 milyonluk göçmen nüfusunun da büyük etkisi vardı. İşverenlerin göçmenleri kaçak işçi olarak kullanması vergi kaçağını arttırdı. Kaçak işçi sorunu da işsizlik ve istikrarsızlığı tetikledi.
YARDIMLAR YILLAR SÜRDÜ
AB ile Yunanistan'ın göçmen anlaşması Yunanistan'ın AB'nin doğal sınırında yer almasından kaynaklanıyordu. Yunanistan AB'ye gidecek göçmen akınını büyük ölçüde yavaşlatacak, AB de Yunanistan'a para yardımında bulunacaktı. Yunanistan'ın ekonomik çöküşü, göçmenlerin daha büyük bir hızla AB ülkelerine yayılmasına yol açtı. AB'nin göçmenler için Yunanistan'a yaptığı para transferleri yıllardır sürüyor. Ancak artık Yunanistan'ın bu göçmen akımını durdurabilmesi mümkün değildi.
Hükümeti eleştiriyorlardı
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, “Türkiye ile mutabakat olması gerek. Zira 2 milyon göçmen oradan geliyor” diyerek çözüm adresini göstermişti. AB’li yetkililer, özgürlükler ve insan hakları konusunda büyük eleştiriler yönelttikleri Türk hükümetine bu kez göçmen deposu önerisiyle gitti ve büyük ölçüde anlaşma sağlandı.
“TÜRKİYE’YE TUTulaMAYACAK SÖZLER VERİLMESİN”
Avrupa Parlamentosu’ndaki liberal grubun lideri Guy Verhofstadt, “Kendimizi giderek otoriterleşen bir ülkeye bağımlı hale getirmemeliyiz. AB liderleri, bu işi dışarıya ihale ederek çözeceklerini sanıyorlarsa kendilerini kandırıyorlar. Ayrıca daha sonra tutamayabilecekleri sözleri verirken de dikkatli olmalılar. Şu ana kadar çok söz verdiler ama yerine getirilmedi” dedi.
Yeşiller Grubu Eşbaşkanı Rebecca Harms da “AB’ye üye ülkeler Erdoğan’ı sınırlarının polis şefi haline getirmemeli” dedi.
Ekonomik çöküş olabilir
Rusya’nın da girmesiyle Suriye’deki savaşın daha da büyüyeceği ve yeni insan hareketleri olacağı öngörülüyor. Göç dalgasının önümüzdeki 50 yıl daha bölgeyi etkileyeceği ve anlaşmadan sonraki ilk 5 yılda Türkiye’deki göçmen nüfusunun 6 milyonu geçebileceği belirtiliyor. Sadece 2015’in ilk 10 ayında 600 bin göçmen Türkiye üzerinden AB’ye geçti. Bu akımın Türkiye’de kalması ülkenin sosyo-ekonomik çöküşü demek.
ELİ BOŞ GELMİYOR!
Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in pazar günü Ankara’ya ‘eli boş’ gitmeyeceğini belirtti. Le Figaro’ya göre Türkiye’ye sadece para verilmeyecek, “Türkiye, muhtemelen 18 Kasım’dan itibaren Avrupa’nın ‘güvenli ülkeler’ listesine dahil edilecek. Son olarak da vize serbestisi hızlandırılacak, önce Türk işadamları ve öğrenciler için.”
PARA NEREYE HARCANACAK?
AB, göçmen yükünü Türkiye’nin üzerine yıkarak sorumluluktan kaçıyor. Türkiye’nin AB’den alacağı paranın nereye harcanacağı da belli değil.
Ermeni soykırımından bile vazgeçtiler
Almanya, Ermeni soykırımı tasarısını belirli bir süreye kadar askıya aldı. Der Spiegel, bu kararın ardında ‘mülteci krizine çözüm getirmesi beklenirken Türkiye’yi gereksiz yere kışkırtmama isteğinin yattığını’ iddia etti.