Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Resmi Gazete’de 27 Haziran 2026’da yayımlanan yeni yönetmelikle belediyelerin işlettiği kreş ve gündüz bakımevlerini doğrudan kendi izin ve denetim sistemine aldı.
Halen faaliyet gösteren belediye kreşleri altı ay içinde bakanlıktan açılış onayı almak zorunda; aksi takdirde kapatma süreci başlatılabilecek.
YENİ YÖNETMELİK NELER GETİRİYOR?
“Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik” ile büyükşehir, il ve ilçe belediyelerine ait tüm kreşler ilk kez Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın doğrudan denetimine girdi.
Bundan sonra belediyeler yeni kreş açmak istediklerinde de bakanlıktan izin almak zorunda kalacak.
MEVCUT KREŞLER İÇİN ALTİ AYLIK SÜRE
Yönetmeliğe göre, halihazırda hizmet veren belediye kreşleri de dahil tüm kurumlar altı ay içinde Bakanlığa başvurarak açılış onayı alacak. Bu sürenin sonunda gerekli izni alamayan kreşler için yasal kapatma süreci işletilebilecek.
Denetimler, valiliklere bağlı Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri tarafından yılda en az bir kez yapılacak; Bakanlık ayrıca gerek gördüğünde doğrudan denetim yetkisini kullanabilecek.
YAKLAŞIK 785 BELEDİYE KREŞİ ETKİLENİYOR
Düzenlemenin özellikle CHP’li belediyeler tarafından işletilen yaklaşık 785 kreşi etkilemesi bekleniyor. Belediye kreşleri, son yıllarda merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında yetki tartışmalarının önemli bir parçası haline gelmişti.
Konu ilk kez 2024’te gündeme gelmişti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın belediyelerin yeni kreş açmasını sınırlayan yazısı büyük tepki çekmiş, CHP bu adımı “sosyal hizmetlerin engellenmesi” olarak değerlendirmişti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise yazının kreşleri değil, anaokulu ve anasınıflarını kapsadığını belirtmişti. Yeni yönetmelikle tartışma bir kez daha alevlendi.
Kreşler, özellikle büyükşehirlerde çalışan ebeveynler için kritik öneme sahip. Düzenleme, hizmet kalitesini artırmayı ve standartları tek çatı altında toplamayı hedeflerken, muhalefet partileri tarafından “yerel yönetim özerkliğinin kısıtlanması” olarak yorumlanıyor.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise uygulamanın çocuk bakımı hizmetlerinde ulusal standartları yükseltmeyi amaçladığını vurguluyor.
Siyasetcafe.com