Başkent’te 99 canamal olan patlamayla ilgili haber, röportaj ve eleştiri yasağına tepki yağdı. “Hükümet, yayın yasağıyla ihmalini örtbas etmeye çalışıyor” eleştirisi yapıldı. İşte tepkiler:
KUSURLARINI KAPATIYORLAR
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök: Hükümet yıllar öncesinden ciddi uyarıları yapılan IŞİD tehlikesini görmedi. Kendisine bu konuda yapılan uyarıları da önemsemedi. Meydana gelen terör olaylarında IŞİD’in parmağı çıkmaya başlayınca da bunları gizleme yoluna gidiyor. Aslında yayın yasağı getirerek kendi ihmalini örtbas etmeye çalışıyor. Hükümet tamamen kendi kusurlarını kapatmaya çalışıyor.
İSTİSNAİ DURUM KURAL OLDU
CHP Milletvekili Mahmut Tanal: Ülke son günlerde suç patlamasıyla karşı karşıya. Bu artışı basının haber verme özgürlüğünü kısıtlayarak gizlemeye çalışıyorlar. AKP, son yıllarda yayın yasaklarını hoyratça kullanıyor. İstisnai bir durum olan yayın yasağı adeta kural haline geldi. Sorumluluk altında girdikleri davalarda gizlilik kararı ve yayın yasağı alıyorlar. Öyle bir hale geldik ki Star Medya Grubu Başkanı Murat Sancak'ın otomobiline yapılan kurşunlu saldırıya dahi gizlilik kararı getirmişler. Şüpheliler İstanbul Emniyet'te olmasına rağmen isimlerini dahi alamadım. Yani araba kurşunlanmasına dahi yayın yasağı getiriliyor. Bu gizli kapalı devletlerde görülen bir mantık. Halk gerçekleri bilmezse seçimde hiç olmazsa oy verir diye hesap yapıyorlar.
CHP Milletvekil Eren Erdem: Yayın yasaklarıyla toplumun psikolojisini korumak istiyorlarsa önce bu saldırıyı engellemeleri gerekirdi. Yayın yasaklayarak toplumsal motivasyonu sağlanamaz. Bu yasaklar artık bir geleneğe dönüştü. 1 Kasım seçimleri öncesi kendi ihmallerinin ekranlarda konuşulur olmasının onlara zarar vereceğini düşündükleri için böyle bir karar aldılar. Bu bir baskı ve sansürdür. Hükümet bu işi çözmekten ziyade yayın yasağı getirerek bütün okların hedefi haline geliyor. Çünkü toplum yayın yasakları ve baskı üzerinden işin içinde bir bit yeniği olduğu kanatine varıyor.
TERÖR AYRIMI YAPILMAMALI
MHP Manisa Milletvekili Zeynel Balkız: Türkiye’de Reyhanlı patlaması, Diyarbakır’daki saldırı, Suruç patlaması ve Musul Başkonsolosluğu baskını gibi birçok eylem var. Bunların IŞİD eylemi olduğu dillendiriliyor. Ancak bakıyoruz ki bu olaylar sonrası medyaya yayın yasağı konuyor. Bu durum, IŞİD’in eylemleri duyulmasın gibi hareket ediyorlar. Terörist gruplar arası ayrım yapılmadan güvenlik stratejisi belirlenmelidir. Bu da tüm topluma ve medyaya anlatılmalı. Kamuoyundan terörist gruplarla savaşırken bilgi saklamanın anlamı yoktur.
DENETİMDEN KAÇIRILIYOR
HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen: IŞİD’e gittiği iddia edilen silah yüklü TIR'larla ilgili davada da yargı ve medyaya yönelik baskı açıkça gösterdi ki Türkiye’nin Suriye politikası hesap verilebilir bir politika değildir. IŞİD ile kurulan ilişki doğrudan doğruya Suriye’nin içinde silahlı örgütler aracılığıyla siyaset yapmayı olağan gören bir yaklaşımı ortaya çıkarmıştır. IŞİD konusu medya denetiminden kaçırılması ve uluslararası kamuoyuyla paylaşılmaması ciddi bir soruna dönüşmüştür. Yayın yasakları sıradan ve her zaman uygulanan bir hale getirildi. Gerçeklerin gösterilmesini engelleyen bu yaklaşım.
ÖZGÜR HABERCİLİK GERÇEKLERiN ORTAYA ÇIKMASI İÇİN VARDIR
Basın Konseyi: Cumhuriyet tarihinin en büyük bombalı saldırısının ardından, son dönemlerin en geniş kapsamlı yayın yasağıyla karşı karşıyayız. Daha önce Suruç katliamı, Diyarbakır ve Bingöl ve MİT TIR’ları gibi birçok konuya yayın yasakları getirildiği halde, kamuoyu vicdanlarında derin izler bırakan olayların tam anlamıyla aydınlığa kavuşturulduğuna tanık olmadık. Eğer; kamuoyu aydınlatılsaydı, gazetecileri izlemek yerine, istihbarat başarılı şekilde yapılabilseydi, failler yakalanabilseydi, durum farklı olur muydu? Şu gerçeği kabul etmek zorundayız; yayın yasaklarıyla bir yere varmak mümkün değil. Konsey olarak, demokrasinin olmazsa olmazı ifade ve basın özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini bir kez daha yineliyoruz.
PARMAK İZİNİ GİZLİYOR
Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ahmet Abakay: Yasaklar ülkesi olduğumuzu biliyorduk ama artık eleştiriye dahi tahammül edemez hale geldiler. Bu yasaklarla neyi saklıyorlar? Çünkü, bu türlü olaylarda iktidarın parmak izleri var. Olay iktidarı işaret ettiği için halkın bu durumu bilmemesini istiyorlar. Bu yayın yasağı kararıyla sadece iktidar diyor ki; bizden başka kimse konuşmayacak ve görüş bildirmeyecek. Bu yasak sadece diktatörlüklerde olur. Bunu basın özgürlüğü adına tanımıyoruz
SANSÜR KABUL EDİLEMEZ
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen: Gazeteciler, Anayasa’nın kendilerine tanıdığı sınırlar çerçevesinde kamuoyunun bilgilenmesine hizmet eder. Basın hürdür ve sansür edilemez. Medyanın görevi halka gerçekleri aktarmaktır. Ankara’da meydana gelen ve ülkemizi yasa boğan patlamanın ardından alınan yayın yasağı kararı halkın bilgi edinme hakkını elinden almaktır. Toplumun geneli, bu olayın sorumlularını, ihmali olanları merak edip, cezalandırılmalarını beklerken böylesine bir karar kamuoyu nezdinde asla kabul görmez. Gerçeklerin er geç ortaya çıkma gibi bir huyu vardır ve yayın yasağı alınarak toplumun bilgilenmesinin önüne geçilen bu olayda da gerçekler elbet ortaya çıkacaktır.
MEYDANIN İSMİ DEĞİŞTİ
Ankara Belediye Meclisi dün bombalı saldırı sonucu 99 kişinin öldüğü Ankara Gar Meydanı'nın isminin değiştirilmesini görüştü. AKP, meydanın isminin ‘Demokrasi Meydanı’ olmasını önerdi. Öneri AKP ve CHP’li üyelerin oylarıyla kabul edildi.
İŞTE YASAKLAR ZİNCİRİ...
ULUDERE OLAYI: 28 Aralık 2011'de terörist şüphesiyle Uludere'de kaçakçılık yapanların bombalaması sonucunu 35 kişinin hayatını kaybettiği olayda MİT yanlış istihbarat verdiği gündeme gelince yayın yasağı alındı.
REYHANLI PATLAMASI: 11 Mayıs 2013'te Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 52 vatandaşımızın yaşamını yitirdiği bombalı saldırıya ilişkin kamuoyuna yansıyan ihmaller sonrası yayın yasağı getirildi.
17-25 ARALIK OPERASYONU: Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun 25 Aralık’taki ikinci dalgasından sonra 17 Aralık’taki birinci dalgası için de yayın yasağı getirildi.
SOMA FACİASI: RTÜK, Soma’da 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin tüm yayıncı kuruluşları haber aktarırken insanların üzüntüleri konusunda gereken hassasiyeti göstermeleri konusunda uyarıda bulundu.
IŞİD'E SİLAH TAŞIYAN TIR'LAR SORUŞTURMASI: Adana’da IŞİD'e silah götürdüğü iddia edilen TIR’ların durdurulmasına ilişkin haberlere soruşturma tamamlanıncaya kadar yayın yasağı konuldu.
MUSUL BAŞKONSOLUSLUĞU BASKINI: IŞİD'in, Musul Başkonsolosluğu’nu basarak kaçırdığı 49 Türk vatandaşıyla ilgili haberlere de mahkeme kararıyla yayın yasağı getirildi.
BİNGÖL SUİKASTI: Bingöl Emniyet Müdür Yardımcısı Atıf Şahin ile Başkomiser Hüseyin Hatipoğlu’nun şehit olduğu olaydaki ihmaller gündeme gelince yayın yasağı alındı.
SURUÇ PATLAMASI: 20 Temmuz 2015’te 33 kişinin hayatını kaybettiği Suruç'taki canlı bomba saldırısından hemen sonra Suruç Sulh Ceza Hakimliği istihbarat ve güvenlik zafiyeti gündeme gelince yayın yasağı getirdi.