At Hırsızı Mı? Kahraman Mı?

Dr. Volkan AYDEMİR

Okuyacağınız satırlarda anlatılan olayın ne yazık ki hiçbir resmi kanıtı olmamakla birlikte, yaşlı bir amcanın 1982-1983 yıllarında anlatısı, olarak anonim bir hikâye olarak hafızamda yer almaktadır.

Bu konu her açıldığında, Ruslar tarafından cezalandırılarak katledilen kahramanların anısına saygı ile bütün iyi niyetimle ve nazik şekilde anlatmaya çalışırım.

Kars, tarihi boyunca Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında pek çok savaşa ve şiddetli kuşatmalara sahne olmuş stratejik bir serhat şehridir.

Bölgede yaşanan en önemli çatışmalar şunlardır:

1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında gerçekleşti. General İvan Paskeviç liderliğindeki bir Rus ordusu, Kars'ı Osmanlı İmparatorluğu'ndan almaya başardı. Çatışma, 20-23 Haziran 1828 tarihleri arasında üç gün sürdü. Çatışmalar sonunda Kars kalesi düştü ve Ruslar tarafından işgal edildi.

1853-1856 Osmanlı-Rus Savaşı: Kars, Rus ordularına karşı destansı bir şekilde savunulmuştur. Kazanılan 1855 Kars Zaferi nedeniyle şehre "Kars Zaferi Madalyası" verilmiştir ve bu, Anadolu'da bir şehre verilen ilk gazilik unvanıdır.

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi): Şiddetli çarpışmaların ardından Kars, Rus İmparatorluğu'nun eline geçmiş ve şehrin 40 yıllık Rus işgali süreci başlamıştır.

Kars, 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra 3 Mart 1878’de imzalanan Ayastefanos Antlaşması’nın 19. maddesine göre de Ruslara bırakılmıştır.

40 yıl esaret altında kalan Kars’ta Ruslar imar ve bayındır olarak birçok yeniliğe imza atmış ve aileleriyle birlikte Kars’a yerleşerek şehri RUSYA İmparatorluğunun Anadolu’ya açılan kapısı olarak değerlendirmişlerdir.

O dönemde Kars’ta görev yapan Rus subay Nikolay İvanoviç Speranski’nin hatırladığım kadarıyla anılarında anlatılan, günümüzde espri ya da aşağılama amacı taşıyan, aslında çok hazin bir öyküsü olan At hırsızlığı vakasını yazmak istedim.

Başta yazdığım gibi, hırsızlık iddiasının sahibi Ruslardır ve anlatıcının iddiası doğrusunda yapılan kahramanlık tarafımca gerçek olarak addedilmiştir.

Tanınmış yazar Kemal Tahir’in de romanlarında yer verdiği, Kafkasya’dan gelen bir strateji olan, düşman kışlalarındaki zamanın, en hızlı ulaşım aracı olarak bilinen atları çalarak düşman kuvvetlerini güçten düşürmek önemli bir gayri nizami harp taktiğidir.

Bunu genelde sivil halk veya sivil halk içine saklanan askeri unsurlar yapardı.
1878’den sonra Ruslar tarafından önemli bir askeri gözetleme ve ilk saldırı kışlası olarak kullanılan, günümüzde Kafkas Harp Müzesi olarak ziyarete açılan, Tabyaların daha sonraki zamanlarda yaşanan, olaydan sonra Karslılar olarak KANLI TABYA diye adlandırılacak ardışık yapılardan bir gece, Karslı gençler organize olarak bütün atları Erzurum yakınlarında konuşlanan Osmanlı birliklerine ulaştırmaya çalışmışlardır.

Zaten 3-5 kişiden ibaret olan bu kahramanlar Sarıkamış ovasından Karakurt üzerinden Horasan ve Erzurum’a ulaşmaya çalışırken götürdükleri atların yarısından çoğunu yolda kaybetmişler ancak birkaçını Osmanlı birliğine ulaştırabilmişlerdir.

Rusya imparatorluğu askerleri bu olaydan sonra işgal ettikleri Kars’ta halka karşı hırçınlaşarak kaçırılan atları bulmak için baskınlar düzenlemiş ve tabyalarda topladıkları ahaliyi kaçırılan atlara karşın kılıçtan geçirmişlerdir.

Anlatılan o ki Tabyanın yanındaki derenin suyu kılıçtan geçirilen ahalinin kanları karıştığı için kırmızı renkte akmıştı. Kars’ta o günden sonra bu tabyanın ismi “KANLI TABYA” şimdilerde ıslah edilip kuruyan derenin adı da “KANLI DERE” olarak anılmaya başlanmıştı.

Devlet Su İşleri 82. Şube müdürlüğü ile aynı alandan bulunması ve babamın işyeri olması sebebiyle sık sık gittiğim mahallede yaşayan ve o zamanlar çok yaşlı olan bir dede bu olayı 8 -9 yaşlarında olduğum zamanlarda gözlerinden yaşlar akarak anlatmıştı. Günümüzde Kars’ta, Kanlı Dere ve Kanlı Tabya ismini hatırlayan çok az insan var.

Yıllardır bazen espri çoğu zaman aşağılama için atfedilen ve söylenen bu sözün, aslında vatan için yapılmış sivil bir eylem ve kahramanlık olduğunu hatırlatırım.
Şimdi sorarım size kim daha at hırsızı, bu vatan için canını veren mi, yoksa bu olayı sulandırıp mizah, aşağılama konusu yapan mı?

Tarihe!

Bu vatan için vatan toprağına karışmış tüm şehitlerimiz, gazilerimiz ve kahramanlarımızın anısına saygı ile.

KALIN SAĞLICAKLA!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.