'Başkan adaylığı aklımda değildi' diyen Yıldırım: Anketlerle ilgilenmiyorum

Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım aday olma konusunda, “Başlangıçta zihnimde değildi” dedi. Yıldırım, anketlerle ilgilenmediğini, İstanbul’u dinlediğini, vatandaşın beklentilerini anlamaya çalıştığını söyledi.

Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan, Ak Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ile bir günlük seçim gezisine katıldı. Hakan gezide gözlemleri ile birlikte Binali Yıldırım’la röportaj yaptı.

Binali Yıldırım bu gezide Ahmet Hakan’ın sorularına cevap verdi. Yıldırım, aklında belediye başkanlık adayı olmadığını belirtirken, anket sonuçlarıyla da ilgilenmediğini söyledi.

İşte Ahmet Hakan’ın Binali Yıldırım’ın gezisini kaleme aldığı köşe yazısı;

Seçimi hesaplaşmaya dönüştürmek, İstanbul’a kötülük yapmaktır.

Kampanyada üçüncü gün... Binali Yıldırım’ın istikameti: Silivri ve Çatalca... Tuzla’da buluştuk Binali Yıldırım’la... Atladık arabaya... Silivri’ye ulaşıncaya kadar ben sordum, o cevapladı.

- İSTANBUL’A KÖTÜLÜK: Konuşmamızın en başında Binali Yıldırım, yerel seçimin ideolojik bir hesaplaşma alanına çekilmemesi gerektiğini söyledi. “Ne demek bu? Biraz açar mısınız?” diye sordum. İşte söyledikleri: “Yerel seçimi, bir hesaplaşmaya dönüştürmemek gerekir. Bu seçimde sadece İstanbul’u, İstanbul’un sorunlarını, İstanbul’un geleceğini konuşmalıyız. Konuyu İstanbul dışına taşırmak, İstanbul’a kötülük yapmak anlamına gelir.

- SAMİMİYETLE: “Aday olmayı en baştan beri düşünüyor muydunuz?” diye sordum Binali Yıldırım’a... “Samimiyetle söylemem gerekirse başlangıçta zihnimde değildi” dedi. Ardından da ekledi: “Görev verildiği andan itibaren ise dört elle işe sarılmış durumdayım. Proje ve icraat zaten bizim işimiz. 16 yıldır yaptığımız iş... İstanbul’un tüm konuları, benim zaten bildiğim konular.”

- FENA DEĞİL: Peki ya anketler? Acaba anketler ne diyor? Yıldırım, anketlerle ilgilenmediğini söyledi. İstanbul’u dinlediğini, vatandaşla sohbet ettiğini, vatandaşın beklentilerini anlamaya çalıştığını belirtti. Ben hemen atıldım: “Vatandaşla temasınızda ilk intibanız nasıl?”. Binali Bey gayet soğukkanlı bir edayla 'Fena değil' yanıtını verdi.

- ADAYLARA BAŞARILAR: 'Rakibiniz hakkında... Rakipleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?' sorusuna kelimesi kelimesine şu cevabı verdi Binali Yıldırım: “Hiçbir rakibimi küçümsemem. Kavga niyetinde değiliz. Bütün adaylara başarılar diliyorum.”

'ŞEHİR TERASLARI' GELİYOR

- Benim açımdan İstanbul’un en büyük sorunu şu: Kocaman binaların arasında sıkışıp kalmak... Nefes alınacak yerlerin azlığı... Şehrin göbeğinde yaya mekânlarının kısıtlı oluşu...

- Binali Yıldırım, işte bu soruna çare olarak “Şehir Terasları” projesini geliştirmiş. “Şehir Terasları”, yayalar için yolların üstüne yapılacak olan yeşil köprüler ya da yaya platformları... Binaların arasında sıkışıp kalmış vatandaşlarımızın nefes alabileceği, yeşillendirilmiş alanlar...

- Binali Yıldırım’a “Üste böyle bir platform yaptığınızda altta distopyatik boğucu bir hava oluşmaz mı?” diye sordum. Gülümseyerek cevap verdi: “Oluşmayacak. Çünkü şehir teraslarının altında araçların duraklayacağı yerler ve yayaların erişim yollarının üzeri tamamen açık olacak.”

- New York’ta, Seul’de benzer projeler geliştirilmiş ve hayli de olumlu sonuçlar alınmış. Binali Yıldırım, şehir terasları projesinin önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyor.

HARBİYE AÇIKHAVA’YA AÇILIR KAPANIR TAVAN

- Yaz ayları geldiğinde hepimizi bir heyecan kaplar. Neden? Çünkü Harbiye Açıkhava’nın vakti gelmiştir... Fakat Eylül’le birlikte Harbiye Açıkhava’nın ömrü de sona erer... Çünkü kışa uygun değildir...

- Binali Yıldırım, Harbiye Açıkhava’nın bu kaderini değiştirecek bir projeyle yola çıkıyor. Üç ayda 60-70 organizasyon yerine 12 ay boyunca yüzlerce etkinliğin yapılmasını sağlayacak bir projeyle...

- Projeye göre... Açıkhava’nın üstü açılır kapanır olacak. Hareketli bir tabanı olacak... Ha! Bu arada “Açıkhava” demeye devam edeceğiz. Çünkü sadece çok gerekli zamanlarda üstü kapatılacak.

AFİYET OLSUN DEMEYİP DE NE DİYECEKTİM Kİ?

Binali Yıldırım’ın Kadıköy’de dolaşırken içki içip yemek yiyenlere “Afiyet olsun” demesi bayağı konuşulmuştu. Bunu anımsattım kendisine... Söyledikleri aynen şunlar:

“Niye konuşuluyor böyle bir şey, anlamış değilim. Aklımdan hiçbir şey geçmeden, büyük bir doğallıkla yemek yiyen insanlara ‘Afiyet olsun’ dedim. Bunda yadırganacak ne var? ‘Niye yemek yiyorsunuz’ mu diyecektim? İçki içiyorlarmış... Herkes yaptığı işten mesuldür. Biz yargılayamayız, sorgulayamayız. Herkesi zorla kendine benzetmeye çalışırsan huzursuzluk olur. Etkileşim tabii ki olur ama etkileşimin de doğal olması gerekir.”

EYÜP SULTAN İMAMININ ADIMI SÖYLEDİĞİNİ FARK ETMEDİM

Eyüp Sultan’da imam dua ederken, “Binali Bey’in başarılı olması için el Fatiha” demişti... Bunu hatırlattım Binali Bey’e... Şunları söyledi:

'Duada benim adımın söylendiğini o anda fark etmiş değilim. Gazetelerde yazınca öğrendim. Benim böyle bir talebim olmadı. Dediğim gibi bilgim de yoktu. Tembih falan da yok. Diğer adaylar da gitsinler Eyüp Sultan’a... Onlar için de dua edilsin... Dua hepimize lazım.'

SİLİVRİ’NİN KIRMIZI TAKSİLERİNE SARI SÖZÜ

Rahmetli babam, Silivri’den emekli oldu. Annem hâlâ Silivri’de oturuyor. Benim hayatımın bir bölümü Silivri’de geçti. Bu yüzden biraz da Silivrili sayılırım.

Silivri, artık İstanbul’un bir parçası... Suyu İSKİ’den geliyor... Büyükşehir için oy kullanıyor Silivri halkı... Ama Silivri’nin taksileri, sarı değil kırmızı... Yani her şey değişiyor ama bir tek taksilerin bu konumu değişmiyor. Kırmızı taksiler, İstanbul’un diğer ilçelerinden yolcu alamıyorlar.

Kırmızı taksiciler karşıladı Binali Yıldırım’ı Silivri’nin girişinde. Yıldırım, dertlerini dinledi. Çözüm sözü verdi. Ve yanına cumhur ittifakının adayı Volkan Yılmaz’ı alarak kırmızı taksilerden birinin direksiyonuna geçti.

İzlenimim şudur ki: Binali Yıldırım, ahaliyle diyalog kurmasını, inandırıcı bir şekilde söz vermesini, verdiği sözde duracağının sembolik ifadelerini ortaya koymayı gayet iyi başarıyor.

GELENEKSEL BİNALİ YILDIRIM ARMAĞANI

Binali Yıldırım’ın makam aracında koltuğunun hemen önünde üç beş adet renkli tespihlerden bulunuyor.

Binali Bey, şöyle bir gelenek geliştirmiş: Aracında beraber seyahat ettiklerine bu tespihlerden birini hediye edermiş.

Ben de bu gelenekten payıma düşeni aldım. Tespihi elimde gören “Versene bir bakayım” falan diyerek hacılamaya çalıştılar ama ödün vermedim. Zira en azından hevesimi iyice alıncaya kadar kimseye kaptırmaya niyetim yok.'

SİYASETCAFE.COM

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Siyaset Haberleri