BBP ve DSP Genel Başkanları bir araya geldi

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Masum Türker, yüzde 10 seçim barajı ve hazine yardımının düşürülmesi konularını görüşmek üzere BBP Genel merkezinde bir araya geldiler.

‘TAHMİN EDİYORUZ Kİ, BU BAŞVURULAR AYM’DE BİRLEŞTİRİLDİ.’


Mustafa Destici ikili görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, “Birinci gündem maddesi olarak, AYM’ye yapmış olduğumuz iki bireysel başvuruyu konuştuk. Bunlardan birincisi yüksek yüzde onluk seçim barajının kalkması, ikincisi de hazine yardımının, adil bir şekilde bütün siyasi partilere adil bir şekilde dağıtılması. Biz 12 Haziran’da her iki başvurumuzu da gerçekleştirdik. Aynı tarihlerde hem DSP hem de Saadet Partisi de bu başvuruyu gerçekleştirdi. Biz tahmin ediyoruz ki bu başvurular AYM’de birleştirildi. Yine ümit ediyoruz ki AYM Genel Kurulu'na inecek ve her iki konudaki hak ihlalleri de ortadan kaldırılacak.” dedi.
 

‘BARAJ BİR DARBE ANAYASASI ÜRÜNÜDÜR’

Barajın bir darbe anayasası ürünü olduğunu belirten Destici, Baraj kaldırılması lazım. Bu yetmez, bununla birlikte seçim kanununda bir değişiklik yapılarak mutlaka tercihli sisteme geçilmesi gerekir. Yasamanın mutlaka bağımsızlığa kavuşturulması gerekir. İkincisi, Anayasa'nın 68. maddesi çok açık. Siyasi partilere hakça ve yeteri miktarda yardım yapılması gerekir. Maalesef üç partiye yardım veriliyor. Buradaki adaletsizliğin de hak ihlalinin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Eğer baraj kaldırılmazsa, barajdaki hak ihlalleri ortadan kaldırılmazsa, hazine yardımındaki hak ihlalleri ortadan kaldırılmazsa biz önümüzdeki seçimlerde açık bir şekilde Türk demokrasisinin tam olarak işlemediğini, temsilde adaletin sağlanmadığını göreceğiz.” Diye konuştu.

 
‘POTANSİYEL MAĞDURUZ’

Destici konuşmasını şöyle tamamladı: “2002 seçimi buna çok net ve barız bir örnek. 2015’te şöyle bir sonuç çıkabilir. Sadece bir parti barajı aşar, diğer partiler barajı aşamaz, yüzde 15-20 ile bütün Meclis çoğunluğunu elde edebilir. Bunun kalkması lazım. Biz AYM şahsında, başkanına bu anlamdaki yapılan saldırıları haksız görüyoruz. Başvuruyu yapan 3 parti ortadadır. Hem şu anda mağdurdur hem de potansiyel mağdurdur. Bunu başka yerlere çekmenin, özellikle PKK’nın siyasi unsurları ile özleştirmenin ya da darbe hatırlatmaları yapmanın bence doğru olmadığını, çok yanlış olduğunu hatta ayıp olduğunu söylemek istiyorum. Onun için herkes bu başvurunun yanında olmalıdır. Hükümete düşen görev de sağı solu suçlamayı bırakıp bir an önce kendi üzerine düşeni yapması, AYM’nın sonucunu beklemesi, burada bir hak ihlali varsa ortadan kaldıracak. Oda gerekli düzenlemeyi yapar. Maden AYM’nın görevi değil diyorlar o zaman kendileri toplansınlar, CHP’de teklifi var. Dolayısıyla oraya da hiç gerek kalmaz. Yapmıyorlar neden çünkü milletin iradesinin sandığa yansımasını istemiyorlar.”

‘HERKEZ ÖZGÜR BASIN İSTİYOR’

Operasyon söylentilerini hayretle karşıladıklarını dile getiren Destici, “Bunları hayretle karşılıyoruz. Eğer bir şey gerçekleşirse hem bu Türkiye için büyük bir utanç hem çok ağır, vahim sonuçlar doğuracak bir adım olarak değerlendiriyoruz ve bunu aklından bile hiç kimsenin geçirmemesini tavsiye ediyoruz. Herkes özgür basın istiyor. Basın ahlak ve ilkelerine uygun olarak hareket eden, davranan, görevini yapan basını hiç kimsenin susturmaması lazım. Susturma gayreti içinde olmaması lazım. Kanunun, hukukun dışına çıkan varsa hukuk bunun gereğini yapar ama bu siyasi iradenin işi değildir. Birilerinin talimatı ile birilerine operasyon yapılmasını anti demokratik buluyoruz. Bundan da herkesin uzak durmasını istiyoruz.” şeklinde konuştu. 
 

‘BİRBİRİMİZDEN HABERSİZ AYRI AYRI DAVA AÇTIK’

DSP Genel Başkanı Masum Türker ise, “Her birimiz birbirimizden habersiz ayrı ayrı açtığımız davalardır. Bu davaları hazırlarken, kuşkusuz okunduğu zaman dilekçeler hiçbir partinin genel başkanı, yalnız partinin yönetim kademeleri değil, bu partilere destek veren ve bu konuda hakikaten hak ihlali olduğuna inanan, Türkiye’nin geleceğini düşünen bir entelektüel bir birikimin de yer aldığı görülmektedir. Buna rağmen bu konu AYM’nin genel kurulunda gündeme gelir gelmez belirli çevreler, bazı çevreler, bazı yazarlar, bazı televizyon yorumcuları Türkiye’de alışılmış darbe olgusuna getirip hukuk darbesi diyerek, AYM’yi başkanı şahsında baskı altında almaya çalıştılar. Bu konuda çeşitli televizyonlarda ve özellikle hükümetin taraftarı olan kesimden dile getirilirken, tarafsız olması gereken cumhurbaşkanından başlayarak Başbakan ve bütün iktidar partisi ve yetkilileri bu konuyu farklı boyutlara getirdiler.” Dedi.

 
‘SANKİ BAŞVURUU HDP YAPMIŞ’

Türker konuşmasında şunları söyledi: “Kendilerine verdikleri taahhütlerin gerekçesi olarak da gösterebilmek için sanki bu başvuruyu HDP yapmış imajı yarattılar, çözümle ilgilendirmeye çalıştılar. Bu konuda birkaç televizyon dışında ve bazı yazılı basın mensupları dışında bizim görüşümüz, bizim tezimiz dikkate alınmadı. Oysa biz Türkiye’de önemli bir sürecin bu önümüzdeki 7-8 ay içerisinde yaşanacağına inanıyoruz. Bu konudaki endişelerimizi Sayın Mustafa Destici ve Büyük Birlik Partisi partisinin diğer üst yöneticileri ile paylaşma ihtiyacı hissettik.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Siyaset Haberleri