Ak Parti Grup Sözcüsü Yasin Aktay, dün gerçekleşen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) sonrası, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan Fethullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında tutuklu sayısının 16 bin olması ile gündeme gelen ‘genel af’ konusunda çalışmaların yapıldığını açıkladı.
Aktay, “Detaylarını çok fazla bilemeyeceğim şu anda. Adalet Bakanlığı’nın bünyesinde cezaevlerinin durumu, suç ve ceza dengesindeki adaleti bozmayacağı bir takım çalışmaların yapıldığını biliyoruz.” dese de, af düzenlemesi 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) çıktı.
Bu düzenleme henüz Resmi Gazete’de yayımlanmasa da, binlerce tutukluya af müjdesi verildi diyebiliriz.
AFFIN DETAYLARI NELER?
‘Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’ başlığı ile, 25.07.2016 tarih ve 670 sayılı KHK sayısı ile imzalanan belgeye göre gidilen af düzenlemesinin nedeni, “Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından 25.07.2016 tarih ve 4852-7452-ASR45-07136D sayılı yazıyla “Türkiye Cumhuriyeti Ceza İnfaz Kurumlarında KAPALI/AÇIK bulunan toplam TUTUKLU/HÜKÜMLÜ/HÜKÜMÖZLÜ kapasitesinin %10’un üzerinde fazlalık kapasiteye erişmiş bulunmasına, her ne kadar Ceza İnfaz Kurumlarında bir rahatlama sağlanması açısından boşlukların doldurulması ve seklerin yapılması ve aktarmalar sonucunda yapılan tüm müdahalelerde %10’lum fazlalık kapasite açısından bir çözüm bulunamaması…” sözleriyle açıklandı.
‘MAHKUMLAR KORİDORLARDA YATIYOR’
Öte yandan bu af düzenlemesinin getirilme nedeninin açıklandığı KHK’da yer alan ifadeler, Türkiye’deki cezaevlerinin vehametini gözler önüne sermiş oldu.
Mahkumların yerlerde hatta koridorlarda yattığını, nöbetleşe uyuduklarını ortaya çıkaran ifadeler ise şöyle:
“…TUTUKLU/HÜKÜMLÜ/HÜKÜMÖZLÜ bulunan vatandaşlar tarafından, ayrıca bu vatandaşların yakınları tarafından Adalet Bakanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığına, TBMM İnsan Hakları Komisyonuna yoğun bir şekilde şikayet talepleri iletildiği, bu taleplere özetle; Mahkum ve yakınlarına yakınmalarının insan haklarına ve değerlerine aykırı bir şekilde vatandaşlarımızın ranzalarda değil yerlerde hatta koridorlarda yattığı, kimi mahkumların nöbetleşe yattıkları, bunun insan haklarına ve mahkum haklarına, evrensel hukuk kurallarına, tarafı bulunduğumuz AİHM sözleşmelerine ve eki PROTOKOLLERİNE aykırı bulunduğu…”
TOPLUMA KAZANDIRMAK MI, FETÖ’CÜLERE YER AÇMAK MI?
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan kişi sayısını 16 bin olarak açıklamıştı. Daha önceki haberlerimizde de bu sayıyı mevcut cezaevleri kapasitesinin nasıl alacağını irdelemiş ve ‘genel af’ çıkabilir mi sorusunu gündeme taşımıştık.
Keza konu ile bilgi sahibi olan hukukçular da bu sayının cezaevlerindeki kabulünü, Türkiye’deki cezaevlerini ‘hınca hınç dolu’ olarak tasvir edip, mümkün olmayacağını aktarmıştı.
KHK’da ise FETÖ/PDY tutuklularına yer verilerek, bu affın ‘mahkumları topluma yeniden kazandırmak’ olduğu ifade edildi. İşte o açıklamalar:
“…Ayrıca 15.07.2016 tarihli darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 2. Dairesi tarafından açığa alınan adli yargıdaki hakim ve savcıların sayısının 2204 olduğu, yine 140 Yargıtay üyesinin de açığa alındığı bu hakim ve savcıların yoğun bir kısmı hakkında örgüt üyeliği kapsamında TUTUKLAMA işlemleri gerçekleştirildiği ve yakınmaların bir kısmının da bu kapsamda vuku bulduğu, ileride telafisi mümkün olamayacak hataların da önüne geçilmesi ve Vatandaşlarımızın topluma yeniden kazandırılmasını sağlamak, Ceza İnfaz Kurumlarında kapasitenin altına düşülmesinin yolunu açmak amacıyla Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulumuz Kanun Hükmünde Kararname hazırlamıştır.”
AFTAN YARARLANABİLME ŞARTLARI NEDİR?
Getirilen aftan kimlerin yararlanabileceği ya da yararlanamayacağı, maddelerde açık şekilde belirtilerek yayımlanmış durumda.
Buna göre;
5 YIL İNDİRİM
KHK’da yer alan Madde 3’e göre hükümlülerin almış oldukları ceza süresi 5 yıl indirilecek;
MADDE 3. Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanların veya şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilenlerin ya da aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin tabi oldukları infaz hallerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından beş yıl indirilir. İndirim verilen her bir ceza için ayrı ayrı değil, toplam ceza üzerinden bir defaya mahsus yapılır. Ancak bir kişinin muhtelif suçlarından dolayı cezaları ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile, bu cezalara toplamı üzerinden yapılacak indirim beş yılı geçemez.
TUTUKLU YARGILANANLAR SERBEST
Yine Madde 4’e göre hakkında dava açılmayarak tutuklu yargılananlar serbest bırakılacak;
MADDE 4. 01 Ocak 2016 tarihine kadar işlenmiş ve ilgili kanun maddesinde öngörülen şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı beş yılı geçmeyen suçlardan dolayı haklarında henüz takibata geçilmemiş veya hazırlık soruşturmasına girişilmiş olmakla beraber, dava açılmamış veya son soruşturma aşamasına geçilmiş olmakla beraber henüz hüküm verilmemiş veya verilen hüküm kesinleşmemiş ise, davanın açılması veya kesin hükme bağlanması ertelenir, varsa tutuklu halin kaldırılmasına karar verilir. Bu suçlarla ilgili dosya ve deliller, her bir suçun dava zaman aşımı süresinin sonuna kadar muhafaza edilir.
KİMLER AF KAPSAMINDA YER ALAMIYOR?
Madde 9’a göre ise, bu düzenlemeden Terörle Mücadele Kanunu’ndan ve Türk Ceza Kanunu’ndaki cinsel suçlardan mahkum olmuş hükümlüler yararlanamayacak;
MADDE 9. Bu Kanundan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 102/1. Maddesinde «davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması” hariç,102/3a,b,c,d,e, 102/4. 102,, yine aynı kanunun 103/1a 103/2. 103/3a,b,e,d,e, 103/4. 103/5, 103/6. 104/2 ve 104/3 Maddesi kapsamındaki suçlar ile Terörle mücadele kapsamına giren, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmişler yararlanamazlar.
“ANAYASA’YA AYKIRI”
Konu ile ilgili görüştüğümüz hukukçular ise, ‘genel af’ düzenlemesinde yer alan ‘Madde9’un’, Anayasa’nın 10. Maddesi’nde ‘ Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” Sözleri ile düzenlenmiş eşitlik hakkını aykırı olduğunu söylüyor.
“TAHLİYELER DOLULUĞU ETKİLEYECEKTİR”
Öte yandan getirilen bu düzenleme ile geniş kapsamlı bir affın geldiğini ifade eden hukukçular, bu kapsamda gerçekleşecek tahliyelerin cezaevlerindeki doluluk oranı üzerine önemli ölçüde etki yaratacağını kaydediyor.