Biyolojik silahlar ateşlendi! Komplo Virüsler

Erkan MACİT

Virüslere ilişkin akıl almaz komplo teorileri var. Artık önümüzdeki süreç biyolojik savaşların olacağı bir süreç olacak diye defalarca yazmıştım.

Önce HIV, kanser ve Ebola sonra da Zika...

Tüm bu hastalıklar dünyada adeta yıkıma sebep oldu, bazıları olmaya da devam ediyor.

On binlerce kişi bu hastalıklar yüzünden hayatını kaybetti.

2014 yılında aniden peyda olan Ebola'nın 2 yıl sonra ortaya çıktığı gibi aniden azalması ve hemen ardından Zika virüsünün ortaya çıkması komplo teorisyenlerini yeniden harekete geçirdi.

Dünya Sağlık örgütü tüm komplolar üzerinde programlı bir şekilde çalışıyor zaten.

Dünya nüfusunun azaltılması hakkında çok kapsamlı çalışmalar var. Katliam senaryosu adeta. 1976 yılında keşfedilmesinin ardından 2014 yılında bir kez daha tarih sahnesine çıktı Ebola virüsü...

Ve bu kez bir önceki salgından 5 kat daha ölümcüldü. 21 ayı aşkın sürede Ebola yüzünden 11,315 kayıtlı ölüm yaşandı. Ölümlerin en yoğun olduğu ülkeler ise Liberya, Gine, Sierra Leone, Nijerya, Mali ve ABD'idi.

Geçtiğimiz günlerde ise Dünya Sağlık Örgütü Ebolanın vurduğu ülkelerden sonuncusu olan Liberya'nın da virüsten temizlendiğini açıkladı.

Virüsün aniden bir salgın haline dönüşüp 2 yıl içinde son bulması akıllarda tabiki sorular bıraktı.

Yani? Her virüs sonradan çıkan her virüs laboratuvar ortamında geliştirilip evrim geçirtilerek insan bünyesine ve kimyasına daha saldırgan hale getiriliyor!

Buraya kadar her şey net! Büyük İlaç şirketleri de bu işin içerisinde.

EBOLA KONTROLDEN ÇIKAN BİR BİYOLOJİK SİLAH'

Su kaynaklarına bilinçli olarak virüs karıştırıldı.  Amaç ise ebolanın yayıldığı ülkelerdeki siyahi Müslüman çoğunluğu yok etmek. ABD'de 'İslam Ümmeti' olarak bilinen siyahi hareketin lideri Louis Farrakhan, ebola virüsünün Özellikle siyahileri yok etmeye yönelik bir komplo olduğunu öne sürüyor.
Farrakhan konuya ilişkin 'Siyahi ya da kahverengiyseniz yok edilmek için seçilmişsinizdir' ifadelerini kullanıyor.

Komplo teorisyenlerinin bir kısmı da Ebola virüsünün çalınan bir biyolojik silah olduğu görüşünde...

Bu teorinin mimarı ise Prof. Francis Boyle...

Illinois Üniversitesi'nde biyolojik savaş ve Uluslararası Hukuk üzerine çalışan Boyle, 1976 yılında ortaya çıkan ilk salgını işaret ederek 'Bu normal
bir Ebola virüsü değil ben bunu genetik olarak olarak modifiye edilmiş bir virüs olduğuna inanıyorum.' 
İfadesini kullanıyor.

Boyle, ABD hükümetinin tedaviler üzerine çalışma kisvesi altında Afrika’daki
laboratuvarların varlığına işaret ediyor.

Boyle’a göre Sierra Leone’nin Kenema kentinde ABD’nin bir laboratuvarı bulunuyor. Kenema, Sierra Leone’de salgının merkezi sayılıyor.

Boyle, bu laboratuvar da bir kaza olmuş, biyolojik silahın çalınmış
olabileceğini ya da bilinçli olarak deneysel bir virüsün toplum üzerinde kullanılmış olabileceğine dikkat çekiyor. 

Boyle, kanıt olaraksa Ebola’nın diğer salgınlara göre yüzde 70 oranında daha hızlı yayılmasını ve daha ölümcül olmasını gösteriyor. Bu durumu da virüsün genetik olarak değiştirilmiş olmasına bağlıyor.

Boyle’a göre bu çalışmadan ABD’deki üst düzey yöneticilerin hatta ABD Başkanı Barrack Obama’nın dahi haberi var.

AŞILARA KANSERE NEDEN OLAN VİRÜSLER ENJEKTE EDİLİYOR’

Kanser dünyadaki en ölümcül hastalıklardan biri. Her yıl binlerce can almaya da devam ediyor. Bunca yıldır ölümlere sebep olan hastalığı bir türlü çözüm bulunamaması da bu hastalığı komplo teorisyenlerinin ‘yakın markajına sokuyor.

Bilinen onlarca çeşit kanser türü var. Kanserin bir türüne çare bulmak diğer türlerine de etki edeceği anlamına gelmiyor.

Birçok kişi kansere çok uzun zaman önce çare bulunduğunu düşünüyor. Bu doğru ise bu çözümün ilaç sektörüne olumsuz etki edeceği gerekçesiyle kamuyla paylaşılmadığı iddiası da doğru olur.

Çünkü işlerine gelmiyor!

Bir başka iddia ise aşılara bilinçli olarak kansere neden olan virüsler enjekte edildiği yönünde. Bunun dayanağı ise Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC)’nine bir raporu...

Şehir efsanesine dönüşen raporda 1955-1963 tarihleri arasında 98 milyon ABD vatandaşına uygulanan çocuk felci aşısında kansere neden olan Simian (SV40) isimli bir virüs bulunduğu öne sürülüyor.

İddialara göre rapor CDC’nin resmi internet sitesinde yayınlandıktan kısa süre sonra kaldırıldı. Bu iddianın doğruluğu da henüz kanıtlanmış değil.

‘CHEMTRAİL’ DELİ DANA hastalığına yol açtı.

Deli dana hastalığı büyükbaş hayvanlarda yaygın olarak görülen, prion isimli bir proteinin varlığına bağlı bir hastalıktır.

Prionun vücutta yok oluşu tüm proteinlerin de yok olmasına yol açar ve bu
yüzden ölümcüldür. Ancak bu hastalığın insanlara da bulaşabilmesi bilim insanlarının özellikle ilgisini çekmiştir.

Bu hastalık beyin ve merkezi sinir sistemine etki ederek zamanla bu fonksiyonların yitimine sebep olan tehlikeli bir hastalıktır ve bilinen bir tedavisi yoktur.

Deli Dana hasatalığı ‘Chemtrail’ yani kimyasal iz teorisine dayanmaktadır. Kimyasal iz denilen bir teoriye göre yüksek hızda uçan jet vb. uçakların gökyüzünde arkalarında bıraktıkları izde kimyasal maddeler bulunur.

Bu maddeler ölümcül hastalıklara neden olan virüsleri de barındırır. Çabuk yok oldukları gerekçesiyle de izleri sürülemez.

Deli dana hastalığının vücuttaki tüm proteinlere etki eden Prionların da bu yöntemle atmosfere salındığını ve amacın nüfus kontrolü sağlamak olduğunu öne süren birçok bilgi ve iddia da var..

AİDS ABD HÜKÜMETİ TARAFINDAN YARATILDI

Dünyaya nam salan ölümcül hastalıklardan biri de HIV virüsünün neden olduğu AİDS...

Cinsel yolla bulaşan en ölümcül virüslerden biri olan HIV, ABD’de ilk meydana çıktığında siyasi bir tartışmanın da büyük bir parçasını oluşturdu. ‘Eşcinsel hastalığı’ olarak lanse edilen AİDS dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan’ın neo- muhafazakâr politikalarından nasibini aldı.

Reagan’cılar, hastalığın Tanrı tarafından eşcinselleri cezalandırmak için gönderildiği savını politik bir söylem olarak kullandılar.

Reagan yönetimi hastalık için, küresel bir kriz haline gelene ve binlerce ABD’li ölene kadar hiçbir eylemde bulunmadı.

Bu tartışmalar da komplo teorisyenlerini hareketlendirdi. Şu gerçek ki
Biyolojik savaş son safhasına kadar sürüyor. Çin’de başlayan bilinmeyen VİRÜS bir denemedir.

Yeni hastalıklara hazır olun!

Mesajıdır.

DİKKAT!

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.