Günümüzde çocuk ve ergenlerde depresyon, kaygı bozukluğu ile duygu durum sorunları hızla artıyor.
Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Neriman Kilit, bu artışın temel nedenleri arasında sosyal medya etkisi, aşırı mükemmeliyetçilik baskısı, aile içi çatışmalar ve yoğun akademik rekabeti gösteriyor.
SOSYAL MEDYA VE MÜKEMMELİYETÇİLİK ÇOCUK RUH SAĞLIĞINI NASIL ETKİLİYOR?
Dr. Neriman Kilit, genetik yatkınlıkların yanı sıra çevresel faktörlerin büyük rol oynadığını vurguluyor. Özellikle sosyal medyayı da kapsayan mükemmeliyetçilik akımları, çocukları olumsuz etkiliyor.
Çocuklar akranlarıyla dışarıda oynamak yerine yalnız başlarına dijital dünyada zaman geçiriyor. Bu durum gerçek sosyal bağları zayıflatıyor ve yalnızlık duygusunu derinleştiriyor.
AİLE BEKLENTİLERİ VE YETERSİZLİK DUYGUSU
Aile içi huzursuzluklar ve ebeveynlerin yüksek beklentileri çocukları ağır bir baskı altına sokuyor.
Dr. Kilit, “Çocuk, ailenin koyduğu çıtaya ulaşamadığını hissettiğinde yetersizlik duygusu gelişiyor ve bu depresyonu tetikleyebiliyor” diyor.
Her çocuğun kendi ilgi alanlarını keşfetmesine izin verilmesi ve tek tip başarı anlayışından uzak durulması gerektiğinin altını çiziyor.
AKADEMİK REKABET VE PANDEMİNİN KALICI ETKİLERİ
Eğitim sistemindeki sınav odaklı yapı ve yoğun rekabet, çocukların oyun ve dinlenme zamanını elinden alıyor. Sürekli yarış hali kronik stres ve tükenmişliğe yol açıyor. Pandemi döneminde bozulan rutinler, hareketsizlik ve uyku düzensizlikleri de biyolojik olarak depresyon riskini artırdı.
DIŞ GÖRÜNÜŞ VE YAŞAM TARZI BASKISI
Dr. Kilit, çocukların hem dış görünüş hem de yaşam tarzı açısından tek tipleştirilmeye çalışıldığını belirtiyor.
Kız çocuklarında aşırı zayıflık ve belirli yüz hatları ideali, erkek çocuklarında ise kaslı vücut baskısı öne çıkıyor.
Başarı konusunda da “az çalışıp çok kazanma” gibi yanlış mesajlar veriliyor. Oysa bireysel farklılıklar zenginlik kaynağıdır.
SAĞLIKLI ÖZGÜVEN NASIL GELİŞİR?
Uzman, “Çocuğun her istediğini yaparsak özgüveni artar” yaklaşımının yanlış olduğunu söylüyor. Sınırları olmayan çocuklar ya düşük özgüvenli ya da aşırı üstünlük hisseden bireylere dönüşüyor.
Sağlıklı özgüven, net sınırlar ve doğru rehberlikle gelişir.Oyun alanlarının daralması ve aşırı sorumluluk yüklenmesi de çocukları sosyal medyaya ve yaşına uygun olmayan dijital aktivitelere yöneltiyor.
Dr. Kilit, cezaların üç günden uzun olmaması gerektiğini, bunun yerine doğal sonuçlar ve hak mahrumiyeti yönteminin kullanılmasını öneriyor. Ceza açıklanırken sakin, net ve şiddet içermeyen bir üslup benimsenmeli.
Çocukluk döneminde başlayan ruh sağlığı sorunları yetişkinlikte daha ciddi tablolar oluşturabiliyor. Erken farkındalık ve doğru ebeveyn tutumları ile bu riskler önemli ölçüde azaltılabilir.
Aileler, eğitimciler ve toplum olarak çocukların bireysel potansiyellerine odaklanmalı, onları tek tip kalıplara sıkıştırmaktan vazgeçmeliyiz.
Siyasetcafe.com