Diğer cemaatleri de halletmemiz lazım…

Cine 5 TV’de dün gece yayınlanan “Sözümü Kesebilirsin” adlı programa katılan “Prof. Dr. Mustafa Öztürk” Gülen Cemaati’ne insafsız eleştiriler getirdi ve Cemaat’e yapılanın diğer cemaatlere de yapılması gerektiğini söyledi.


Yandaşlar ilk defa televizyon ekranlarından bu kadar net konuşuyordu, onun için kulak dikkat kesildim.

Mustafa Öztürk söylediklerini şöyle gerekçelendirdi ve programa katılanlar arasında şu diyaloglar geçti:

“Paralel yapı sivil ceketimizin yanlış iliklenmiş bir düğmesidir. Bana kalırsa diğer düğmeleri de kolaçan etmekte fayda var. Yani şunu söylemek istiyorum. Bunları bertaraf etmek lazım. Bunları artık bu sosyopolitik angajmanları açıp, kendi doğal sınırlarının dışına çıkmaya çalışan, başkalaşma hallerine karşı ihtiyatlı olmak, uyanık olmak lazım.

Hilal Kaplan: Diğer cemaatleri mi kastediyorsunuz?

Mustafa Öztürk: Evet. Yoksa sürekli bir alışkanlık bağımlılık oldu. Birisi yakamızdan düşmüyor, öbür taraftan bir yenisini besliyoruz…

Hilal Kaplan: Cemaatlerin meşru sınırları var. Devleti ele geçirmeye kalkan dini cemaat de olsa…

Yıldıray Oğur: Hilafetin falan kalkmasıyla alakalı bir şey, bir değişim var, onun dikkate alınması lazım…

Programda Hilal Kaplan’ın cemaati IŞİD’e benzetmesi ise bende hayret ve şaşkınlığa sebep oldu:

“IŞİD ile paraleller, sadece metotları değişik.”

Sizden korkulur arkadaşlar. 

“Yazıklar olsun”, başka ne diyebilirim ki…

Türkiye’yi Baas rejiminden kurtaran adam…

Güya Sevgililer Günü’ydü fakat gün kötü bir haberle, bir dostun vefatıyla başladı.

Hayat böyle bir şey işte.

Her şey birbiriyle mütedail, iç içe geçişen daireler halinde sürüp gidiyor. 

Mahir Kaynak vefat etti. Allah rahmet etsin!

Kendisinden çok şey öğrendim. Güncel olaylara bakışımı değiştirdi. Dünyayı daha iyi okuyabilmem için gerekli temel verilerin en önemlilerini ondan öğrendim desem yeridir.

Bir dönem hocayla çok sık görüşürdük. Bazen Gazi Üniversitesi’ndeki tek masa, tek sandalye ve sadece dışarıdan aranabilen dahili bir telefondan başka bir şey olmayan odasında, bazen de evinde konuşurduk.

Özellikle Uğur Mumcu’nun öldürülmesi ve 2 Temmuz Sivas olayları vesilesi ile yaptığı cesur açıklamalar ile milletin gözünü açtı. 

Söylediklerinin değerini düşürmek için ona “Komplo teorisyeni”diyenler oldu. Ama olaylar ve gelişmeler söylediklerini kısa vadede doğruluyordu.

Şimdiki nesiller bilmezler eğer MİT mensubu Mahir Kaynak olmasaydı Türkiye şimdi Suriye’deki gibi bir Baas rejimi ile yönetiliyor olacaktı.

Mahir Kaynak, Doğan Avcıoğlu ve İlhan Selçuk’un başını çektiği 9 Mart Cuntası’na sızarak bir Baas darbesini önledi. Darbe başarılı olsaydı Türkiye tam bir Baas rejimi ile yönetilecekti, başımızda da bir “Esed” olacaktı.

Kaynak, cuntayı ortaya çıkardıktan sonra mahkeme sırasında deşifre oldu. O günden sonra büyük zorluklar yaşadı. Eşi hanımefendi muhasebeciydi ve uzun süre onun geliriyle sürdürdüler hayatlarını.

Hatıralarını anlatırken şöyle demişti: “Sol örgütleri izlemek için görevlendirildikten sonra sol derneklerin ya birinci ya ikinci başkanı oldum.”

Kaynak’a göre sol hareketler sanıldığı gibi SSCB’den yönetilmiyordu. Bu işleri yapanlar tersten vuruyorlardı.

Sağı soldan, solu sağdan kontrol ediyorlardı.

Çok zeki bir insandı. Matematiği çok seviyordu, bana “Matematikçi olacağıma MİT’çi oldum, yanlış yaptım” demişti.

Ekonomi profesörüydü. Gazi Üniversitesi’nde Prof. Yalçın Küçük ile odaları yan yanaydı.

Yalçın Küçük’ün odasında telefon yoktu. Bir gün Kaynak ile üniversitedeki odasında sohbet ederken masasının üzerindeki telefon çaldı. Yalçın Küçük’ü arıyorlardı. Sağ eliyle telefonu tutarken sol elini yumruk yapıp arkasındaki duvara üç defa vurdu, sonra da “Hocam telefonunuz var” diye seslendi. Sonra da bana dönüp, “Burası Türkiye işte, profesörlerine bir telefon bile veremiyor” dedi.

MİT’e çok ciddi eleştireler yöneltirdi.

Süleyman Demirel’in vefasızlığından yakınırdı. Ama Demirel gibi “MİT’in Ankara’dan haberi yok, darbelerden haber vermez, Angola’dan haber verir” derdi.

Allah rahmet etsin.

Büyük ihtimal dört kişiden birisi…

“İki kişinin olduğu toplantı gizli toplantı değildir” denir. Sayı arttıkça toplantının gizliliğinin ihlali ihtimali de giderek artar ve genellikle de gizlilik orada bulunan, toplantıya katılan birileri tarafından ihlal edilir.

Burada kimseyi itham etmiyorum.

Ancak Gerekirse Suriye'ye dört adam gönderirim. Türkiye'ye 8 füze attırıp savaş gerekçesi üretirim, Süleyman Şah Türbesi’ne de saldırtırız" sözlerinin edildiği Dışişleri Bakanlığı’nın sağır odasındaki dört kişilik toplantının kayıtlarının kamuoyuna sızdırılması olayı henüz aydınlatılamadı.

Açılan soruşturma kapsamında, MİT teknik personeli toplantının yapıldığı salonda inceleme yaptı dinleme cihazı vb. bulamadı ve şu sonuca varıldı: Bu oda dışarıdan dinlenemez. Burada olan bir konuşma ancak burada olan birisi tarafından kaydedilebilir.

O toplantının kayıtları yayınlandıktan sonra herkes köstebek avına çıkmıştı. O zaman kaydı yapan “Bu dört kişiden birisi neden olmasın” diye yazmıştım. Tabii ki, kaydı yapan ile sızdıranın aynı kişi olması şart değil.

Odada kimler vardı:

- MİT Müsteşarı Hakan Fidan

- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu

- Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu 

-Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler.

Şimdi… Bu sıfatta kişilerin katıldığı bir toplantının dışarıdan dinlenebildiği ihtimalini dile getirmek bile “Şuyuu vukuundan beter”bir durumdur. Ama onlar bunu kabul ederek “Dinlendik” diye bas bas bağırdılar. Halbuki bu kayıt ülke adına sahiplenilmemeliydi. 

Olan oldu artık. Kamuoyu paralel safsataları ile uyutulmaya çalışılırken, o toplantıdaki dört kişiden biri gerçeği kesinlikle biliyor olmalı.

Tabii burada MİT müsteşarımıza Beyaz Saray’da “Suriye’de neler çevirdiğinizi biliyoruz” diyen ABD Başkanı’nın sözlerine de atıf yapmak gerekir mi, bilmiyorum!

Fakat bu olayın da siyasi cinayetler gibi faili meçhul kalacağını öngörebilirim.Ayrıca, bir cinayette fail meçhul ise fail kesinlikle…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri