Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a fahri hukuk doktorası verilmesine yönelik ağır bir eleştiri yöneltti ve "Niçin fahri hukuk doktorası veriyorsun. Dolandırıcılık doktorası versen olur" dedi.
Merkez Parti Başkanı Karslı, Rotahaber'e yaptığı açıklamada, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a fahri hukuk doktorası verilmesini değerlendirdi.
Erdoğan'a hukuk doktoru unvanı verilmesi, hele de milletlerarası hukuk doktorası verilmesinin insan aklı ile alay edilmesi olduğunu belirten Abdurrahim Karslı şunları söyledi:
MEMLEKETİN 4 ARTI DEĞERİ NEDİR?
"Ben bir işletmeye gittiğimde bir değerlendirme yaparım. Şu artı değer, bu artı değer hesaplarım. Eksilere bakarım. Buna göre de bir değer oluşur. Bir tek ben değil, dünya böyle bakıyor.
Bir memleketin artı değeri de şunlar. Bu memleketin yer altı kaynakları neler. İkincisi, bu memlekette yapılan sanayi ve öteki sektörlerde oluşan varlıklar neler. Üçüncüsü de memleketteki beyin gücünün değeri. Dördüncüsü ise bu memleketin hukuk ve ekonomi politikası nedir. Bu dört şey memleketi değerlendirir.
Denilir ki beyin gücü diğerlerini şekillendirdiği için hepsinden daha önemlidir. Çünkü öteki hepsini işleyecek olan da odur. Beyin gücünün oluşmasında da temel hürriyettir. Hürriyet yoksa taklit ve riyakarlık vardır."
Türkiye'nin sıkıntısı vicdanların susmasıdır. Geçen gün üniversiteye gittim. Hocalar çevirdi etrafımı. Hem de dinle alakası olmayanlar. İhsan Helvacı. 'Sana bin defa teşekkür ediyorum. Yeni anlıyorum. Memleketin bu hale gelmesinin sebebi bizim vicdansızlığımız ve korkaklığımızdır."
EL UZATTIĞIMIZ ÜLKELERİ MAHV ETTİK
"Sen bir üniversitesin. Niçin doktora veriyorsun sen. Dolandırıcılık doktorası versen tamam. Ekonomi doktorası versen haydi neyse. 2002'de kişi başına düşen gelir 2 bin 500 dolardı, 10 bin dolara çıktı, sonra 8 bin 500 dolara indi. 3 katından fazla arttı. Bir şekilde anlaşılabilir.
Ancak Erdoğan'a fahri doktora unvanı vermek, hele de milletlerarası hukuka yaptığı hizmetten dolayı denmesi insanın aklı ile alay etmektir.
Suriye tarafını mahv ettik, Mısır'ı mahv ettik, Libya'yı mahv ettik, Ürdün'ü, Irak'ı mahv ettik. Erdoğan, Irak'la ilgili ABD'ye dua ediyor. Yani Irak'ı yakıp yıkan ülkeye.
Erdoğan, PKK, PJK birdir demiyor mu? Bunları arkasına alıp Esat'a ateş etti. Bizde akıl ve hafıza problemi var. Mavi Marmara'da insanlarımızı öldürttük, hiçbir yerde hakkımızı, hukukumuzu koruyamadık, AB hedefini unuttuk. Şimdi böyle birine Uluslararası Fahri Doktora unvanı verilmesi akıl tutulmasıdır.
Alan şahıs da, 'Benim için bir abide olan bu hukuk unvanını hiç bir zaman unutmayacağım' diyor. Bir de dekanın elini öpmek istemesi var tabii."