Ergenekon, Balyoz ve Yenikapı ruhu! Ufukta seçim mi var?

Hakan SÖNMEZ

15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin ardından oluşan Yenikapı ruhu her geçen gün bir darbe daha alıyor.

 

AK Parti’nin FETÖ ile mücadelenin 17-25 tarihini milat almak istemesine rağmen, Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk davalarıyla ilgili yürütülen kumpas soruşturmalarının, İstanbul Başsavcılığınca 15 Temmuz darbe girişimi ana dosyasına dahil edildiği haberiyle farklı bir noktaya gelmeye başladı.


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu soruşturmaların bağımsız ve ayrı yürütüldüğünü belirtmesine rağmen, tam bir yalanlama gelmedi.


Yaşanan bu gelişmelerin ardından Yargıtay Başsavcığı’nın “seminerdeki ses kayıtlarını gerekçe” göstererek emekli Orgeneral Çetin Doğan ve emekli Korgeneral Engin Alan’ın da aralarında bulunduğu altı isim hakkındaki "berat kararının bozulmasını" istemesi gündeme bomba gibi düştü.


AK Parti’nin mücadele tarihini 17-25 Aralık tarihinde başlatma isteğine karşın, bazı çevrelerin, FETÖ’nün bu tarih öncesindeki yapılanmalarının da mercek altına alma baskısı giderek artıyor.


AK Parti’nin bu baskıların hukuki bir zemine oturması durumunda, savunma mekanizmalarını harekete geçirerek, parti üzerinde oluşturulabilecek "olumsuz" girişimlerin önünü kesmek amacıyla, Balyoz ve Ergenekon davalarında yargılananların “aslında tam olarak suçsuz olmadığı” tezini işlemeye ufaktan ufaktan başladığı görülüyor.


AK Parti’nin; MHP’yi yanına alıp, CHP’yi Yenikapı’dan “kapı dışarı” etme çabaları da dikkatten kaçmıyor.


CHP de zaten “Yenikapı’dan çıkmak” için bayağı bir "uğraş" içerisinde. Sağlam bir “fırsat” kolluyor.


Sürekli bir karşılıklı suçlama var.


CHP, bunu toplumda oluşan "siyasi boşluğu" doldurmak çabasıyla yapıyor olabilir.


Ancak; CHP de AK Parti gibi sürekli yalpalıyor.


AK Parti, FETÖ mücadelesini “tek başına” vermek istiyor. Çünkü, geçmişte “beraber yürümüşlerdi bu yollarda”. Ardında yarın başına "bela" olabilecek bir “iz” bırakmak istemiyor.


MHP ise; kongre, kurultay "belasını" atlatmanın huzuru içinde, rahat görünüyor. Bu süreçte, çizgisi en net olan parti. Önce “devletim” diyor.


Neticede FETÖ ile mücadelede herkesin bir "gardı" var.


Kimse kendisine olan “sızıntıyı” açığa çıkartmak istemiyor.


Birbirlerinin Fethullah Gülen ile fotoğraflarını servis edip duruyorlar.


Ama hepsi de -nasıl oluyorsa artık- FETÖ ile mücadele ediyor!


Hangisine sorsan “ben haklıyım” diyor!


AK Parti’nin kafaları karışık, FETÖ ile mücadelede “derine” inmekten korkuyor.


CHP’nin “gücü” de “ufku” da yetmiyor.


MHP ise; “Darbeyi ben önledim. Muhalefeti de pıstırdım. Böyle çok mutluyum, bana dokunmayın” havalarında.


Peki vatandaş ne düşünüyor?


Yarın sandık önüne gelirse, göreceğiz.



Hakan Sönmez          siyasetcafe.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.