Faşist!

Volkan AYDEMİR

Tarihine bakarsak:
 

M.Ö. 100 yıllarında annesinin karnını bıçakla yararak alındığı için Cesaer olarak isimlendirilmiş, günümüz sezaryen operasyonunun dünyada bilinen ilk örneğidir.
 

Zengin toprak sahipleri ile girdiği mücadelede halkının güvenini kazandıktan sonra Roma Cumhuriyet meclisini monarşik yapıya.
 

Yani, Roma Cumhuriyetini İmparatorluğa çevirip, kendisini Roma imparatoru "Hayat boyu diktatör" ilan etmiştir.
 

Doğduğu aya kendi ismini Jully ismini vermekle yetinmeyip Şubat ayından bir gün alıp kendi doğduğu aya verdiği söylenir.
 

Kendisinden sonra gelen August'ta selefini takip edip, doğduğu aya ismini verdikten sonra, zavallı Şubat ayına bir kazık daha atarak 28 güne düşürmüştür.
 

Üvey Evladı olduğu söylenen Brütüs tarafından sırtından bıçaklanmıştır. Umulmadık birisinden yenen kazık sonrası acı ve şaşkınlıkla söylenen "Sende mi Brütüs?" sözü buradan gelir.

Yine M.Ö. 264'te Gladyatör tanımlamasıyla gaza getirdikleri savaş esirlerini; silahlı, silahsız, vahşi hayvanlarla arena adı verdikleri stadyumvari kum zeminde çarpıştırmış, yetmemiş bu vahşi gösterileri M.Ö. 105'te resmi şenlik haline getirmişler. Bu kanlı gösterilerle eğlenen Romalı ataları ancak M.S.404 yılında kendi insanlıklarını hatırlayıp bu acımasız eğlenceden vazgeçmişlerdir.

Orta Çağ'a gelince; Kendi halkını dini söylemlerle sömürmekle kalmayıp, ilime ve bilime açtıkları acımasız savaşlarla ünlü Katolik ataları diğer Hristiyan mezheplerine de savaş açmış, giyotin, idam, canlı canlı ateşe atma gibi insanlık dışı uygulamalarla tarihin yapraklarında yerini almışlardır. En son malum sebeplerden dolayı, büyük veba salgınıyla ortaçağı sonlandırmışlardır.

Çok uzağa gitmeden; 20.yy'ın ikinci çeyreğinde Japonya ve Almanya'nın Faşist yönetimiyle "Mihver" devletler Bloğu kurup yeni toprak kazanımları peşinde koşan dünyanın en ünlü Faşist diktatörlerinden Mussolini yönetimindeki İtalya! Dünyanın ve Milletler Cemiyetinin gözünün içine bakarak Habeşistanı işgal edip, faşizanca soykırım yaptığı insanlara yenisini eklemişti.

İtalya Başbakanı Mario DRAGHİ!

Geçmişine, tarihine, atalarına bakmadan,

Diplomasi terbiyesi ve ahlakı dışında.

Kahraman haklıyla birlikte emperyalizme savaş açıp Anadolu'yu vatan ve Demokratik Cumhuriyet yönetimini Ulusuna hediye eden;
Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK, silah arkadaşlarının hatırası olan ve Yasalarla belirlenmiş aralıklarda, seçmenlerin oyuyla göreve gelinen ülkemizin en üst makamı.

 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'a "diktatör" tanımlaması yapması Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıyım diyen her bireyin tepkisini çekmelidir.
Cumhurbaşkanlığı ülkemizin en üst kurumu ve ulusumuzun temsil makamı olduğu bilinci, muhalefet ve iktidar tarafından yapılan açıklamaların birliğine bakıldığında daha iyi anlaşılıyor.

Günümüzde ekonomik ve kültürel olarak sömürmek istediği topraklara, ilk önce Liberal Demokrasi yönetimini ihraç edip, ülke halkı üzerinde yumuşak etki yarattıktan sonra, yönetim üzerinde istedikleri gibi hegemonya kuran. Sözde liberal ama, gerçekte gizli faşist olan böylesi ülke yönetimleri için anadoluda çok bilindik bir söz var

"Kendi gözüne giren tomruğa ses etmiyor, başkasının gözüne giren çöpe bağırıyor!"

KALIN SAĞLICAKLA!

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.