Havuz yazarından Suriye ve IŞİD itirafı

Havuz yazarlarından Nasuhi Güngör, AKP'nin Sünni Araplar üzerinden oluşturmaya çalıştığı kurgunun iflas ettiğini itiraf ederek, bölgede yeni müttefikin Kürtler olması gerektiğini belirtti.

Nasuhi Güngör, Star gazetesinde yayınlanan "Türkiye’nin öncelikli müttefiki kim?" başlıklı yazısında Sünni Araplar üzerinden oluşturulan politikanın artık iflas ettiğinie dikkat çekerek, yeni müttefikin Kürtler olması gerektiğini belirtti.


Yazısında "Acaba PKK ve KDP arasındaki bu sosyolojik yakınlaşma, bize dindar muhafazakar Kürtlerin niçin HDP’ye oy verdiğini açıklayacak bir ipucu verebilir mi? Bunları daha ne kadar görmeyeceğiz?" diyen Güngör, şu ifadeleri kullandı;

"Benim açımdan öncelikli müttefik sorusunun cevabı belli: Kürtler. Üstelik bu cevabı zaman geçmeden verebilirsek, Türkmenlerin de lehine olacak bir süreci başlatabiliriz. Sünni Araplar üzerinden oluşturmaya çalıştığımız kurgunun, gerek tarih, gerek bugünün sosyolojisi ve gerekse de yönetebilme zorluğu açısından bizi çok sıkıntıya düşürdüğü artık ortada. Bunu da gözden geçirme vaktidir."

İŞTE NASUHİ GÜNGÖR'ÜN YAZISININ O BÖLÜMÜ

Kuşkusuz bu sorunun cevabı, ağırlıklı olarak Suriye politikamızı, onunla birlikte Irak politikasını yeniden ele almamızı gerektiriyor. Irak Kürtleriyle yakın olma konusundaki tüm dayanağımız, onların PKK’ya karşı tavırları veya sosyolojik anlamda farkları ise bu da son derece eksik ve yetersiz bir değerlendirme. Köprünün altından çok su aktı ve hiçbir şey eskisi gibi değil.

Kaçırdığımız bir gerçek var. Türkiye’nin içinde ve yakın çevresindeki Kürt siyasi hareketleri, çok uzun zamandır birbirlerinin aleyhine hareket etmiyorlar, çatışmıyorlar. Dahası ortak bir siyasi tecrübe üzerinden hareket etmenin sinyallerini veriyorlar. Seçimler sonrasında Mesut Barzani’nin yaptığı değerlendirmeyi bu gözle bir kez daha okumalıyız.

Türkiye, eğer 2023 ve benzeri iddialı çıkışlar arıyorsa, öncelikle güvenlik merkezli bakış açısının kıskacından sıyrılmalı; oyun teorisini başkalarının kendi içindeki çatışmaları üzerine kurmak yerine, onları kuşatacak bir yaklaşım sergilemeli. Artık vazgeçelim. Mesela KDP ve PKK eskisi gibi birbirlerinin rakibi değil, aksine siyasi tecrübelerini yakınlaştırma çabası içindeler. Her iki yapılanmanın da yeni kuşakları buna daha uygun bir yaklaşım içinde.

Tam bu konuya değinmişken, günlerdir kimsenin dokunmadığı soruya bir parantez açalım. Acaba PKK ve KDP arasındaki bu sosyolojik yakınlaşma, bize dindar muhafazakar Kürtlerin niçin HDP’ye oy verdiğini açıklayacak bir ipucu verebilir mi? Bunları daha ne kadar görmeyeceğiz?

Benim açımdan öncelikli müttefik sorusunun cevabı belli: Kürtler. Üstelik bu cevabı zaman geçmeden verebilirsek, Türkmenlerin de lehine olacak bir süreci başlatabiliriz. Sünni Araplar üzerinden oluşturmaya çalıştığımız kurgunun, gerek tarih, gerek bugünün sosyolojisi ve gerekse de yönetebilme zorluğu açısından bizi çok sıkıntıya düşürdüğü artık ortada. Bunu da gözden geçirme vaktidir.

Bakalım kim bu konuda hangi adımları atacak, kısa zamanda göreceğiz.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Medya Haberleri