HÜSEYİN GÜLERCE`YE!...

Selçuk DÜZGÜN

 

 


 
 
Bu yazı HÜSEYİN GÜLERCE`nin 17-25 Arlık sonrası AKP-CEMAAT kavgasındaki tavırların karşı yazılmış bir yazıydı... Bugünler de Gülerce`nin hallerini görünce tekrar yayınlamayı uygun buldum… Bakın Gülerce`ye Ogünlerde neler demişim!

Yazılarımı okuyanlar bilirler ben kolay kolay şahıs hedef almam ve hemen hemen her görüşten yazarı okur,  onların yazıları ile ufkumu genişlendirmeye çalışırım.


Öyle ya; bilmediğiniz felsefe, düşünce görüş hakkında sadece kendi görüşünüzün slogancısı olursunuz. 

Öyle ise; herkesi okumalıyız, anlamalıyız. Böylece kendimizi daha iyi anlatabiliriz.

Bu açıdan Zaman Gazetesi yazarı Sayın Hüseyin Gülerce`yi de okurum, izlerim.

Çünkü Sayın Gülerce bir camianın yıllardır en önemli kalemlerinden biridir.



AKP ile Cemaat arasında ki kavgayı bir TV`de değerlendiren Gülerce "Çok büyük bir fırtına geliyor diyorum, bunu bazı siteler tehdit ediyor diye veriyor. Fırtına geliyor dediğiniz zaman tehdit değil tedbirinizi alın demektir. Benim alacağım tedbir duruşumu bozmamaktır. Paralel yapıya bir operasyon geliyor. Başbakan'ın dünkü toplantısı da bunun bir göstergesidir. Başbakan, toplantıya kendisini eleştirmeyen isimleri çağırdı. Bu şunu gösteriyor, Başbakan bir karar vermiş kendisine destek veren gazetecilere bu fikrini açıkladı" dedi.


Konuşmanın devamın da ise buna rağmen AKP`ye oy vereceğini söyledi.


Şimdi yukarıdaki cümlelerden şu özeti çıkaralım;


-Gülerce hükümetin kararlılığından kendi camiasını dikkatli olamaya çağırmaktadır ki, kavgada taraflar için bu tavsiye normaldir…`Ama büyük fırtına geliyor` demesi bence kendi camiasına gözdağı ve hükümetin gücünü kabullenmeye teşviktir.


-`Paralel yapıya operasyon geliyor` demesi o paralel yapıyı kabul ettiği anlamı taşır!

- `Benim alacağım tedbir duruşumu bozmamaktır.` cümlesinin devamında yine de AKP`ye oy vereceğini söylemesini

içinde bulunduğu psikolojinin titrekliğini gösterir ki, karar sizin. 


Buraya kadar normal ve Gülerce`nin savunmaları beni çok ilgilendirmiyor, camiası, şahsı ve muhatapları arasında bir savunmadır bu!

Ama beni asıl ilgilendiren Gülerce`nin devamında kurduğu şu acı cümleler;


'Böyle yangın Sünniler arasında hiç yaşanmadı'


Gülerce AKP ve cemaat arasındaki kavganın öncekilere benzemediğini vurgularken; "Ben sıkı duralım diyorum. Bu olay ne Selçuklu da yaşandı ne Osmanlı da. Böyle yangın Sünniler arasında hiç yaşanmadı. ` dedi.


Sohbetin devamı artık beni ilgilendirmiyor, beni ilgilendiren kurulan bu talihsiz cümledir.


Zaten bu kavga başladığından beri taraflar durumu sükûnete çağırırken hep `Müslüman Müslüman’a bunu yapar mı?` diye sitem ediyorlardı.


Bu durumda düşüncelere doğrudan bir orantı oluşturursak;

-Bunlar dışındakiler (haşaa) Müslüman değillerdir!

-Bu kavga sunilerin iktidar kavgasıdır!

Gülerce`nin bu cümlesini görünce bizlerin Kafkaslardaki çalışmalarından dolayı Azerbaycan’daki İran sefirinin kurduğu şu cümle aklıma geldi. 

Türkiye`nin Pan-Türkist politikalarla Orta Asya ülkelerinde hâkimiyet kurduğunu vurgulayan muhterem sefir demişti ki;

Türkiye Pantürkizm politikasını uygulamaktadır. Bu ülke Orta Asya devletleri ile ilişkilerinde kendini büyük gardaş gibi göstermektedir. Amma Türkiye ve Azerbaycan`da yaşayan halkların arasında mezhep farkı vardır. Türkler suninidir, Azerbaycanlılar da Şia.  `


Şimdi bu ülkelerdeki gücünü `Alevi-Sünni` yaklaşımı ile kurmak isteyen İran`ın o akıl almaz politikasının ürünü sefirin kurduğu bu cümleyi getirin, Gülerce`nin Türkiye`nin iktidarına talip olma sevdasındakileri bir arada tutmak isteyen sözlerinin yanına koyun.


Ne talihsiz, ne düşüncesiz bir cümledir o cümle değil mi?!


Bu durumda akla şu geliyor; 

-Acaba Gülerce gizli ACEM memuru mudur?

-Yoksa Gülerce iki arada bir derede kalmışta, iki kesim arasında `barış olsun` diye akıl dışı savunmalara mı girişmiştir?


Kaldı ki; cemaatin hizmetlerine saygı duyan çok sayıda Alevi ve AKP`ye oy veren hatta Alevi olan il, ilçe başkanları ve milletvekilleri vardır.


Sayın Gülerce biraz tefekkür etmiş olsa ona `Hüseyin` ismini koyan atalarına ne kadar hakaret ettiğini de anlardı!


Bu haldeki Gülerce`nin durum tahlilini ve takdirini taraftarlarına bırakıyor ve o cümlesinden dolayı kendini şiddetle kınıyorum. 
Gülerce derhal bu cümlesinden dolayı milletimizden özür dilemelidir.


Son olarak, tekrar ediyorum!

İki kesim arasındaki kavga beni ilgilendirmez.

Ama iki kesimden de kurulan cümleler, atılan adımlar milletim ve devletim için hayat meselesi ise; hak bildiğini Hakk adına haykırmakta bu garip kul için bir namus borcudur.

Selçuk Düzgün


Bugün de kısaca şunu diyorum:

Ne olur bir kere HÜSEYİN  ismine sadakatle gül-er-ce

Sen FETÖ`den yırtmak için ne kadar dalkavukluk edersen et, kodese gireceksin rezilce…



İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.