İyi yıllar sevgili ülkem

Özgür UYANIK

Zaman hayattakiler için akıp geçiyor. Gidenler artık günahsız ve hatasız bir sonsuzluktan bize bakıyor.

Sanırım bir insanın hiç unutmaması gereken şey; bu dünya bir günlüktür.

Çocukluk, gençlik, başarılar bir gün gelir: Acılar, savaşlar, sevinçler, seneler hepsi bir günde geçer.

En uzun ömür bir günlük sürer.

Bize bunu unutturan, insanın en büyük suçu “kibirdir”.

İnsan eliyle yaratılmış her sorunun temelinde kibir yatar.

Gücü eline geçiren insan doğaya hükmettiği günden bu yana, kendini herkesten üstün sanmıştır.

Oysa insanın sınırları bellidir. İnsan hayatı üretebilir ve son verebilir. Geleceğe iyi ya da kötü şeyler bırakabilir.

Kendine bir tarih yapabilir. Ama tüm bunların hepsi bir insan ömrüyle sınırlıdır.

Çağımızın en büyük meselesi “açgözlülük”; ihtiyacımız olmadığı halde, dünyayı tüketme uğruna her şeye sahip olma hırsıdır.

Arabalar, evler, eşyalar, giysiler, oyuncaklar, uçaklar gibi belki bu dünyada
üretilen ve kullanılan şeylerin yarısından fazlasına ihtiyacımız yok.

Sadece şu son 30-40 yıl içinde hepimiz dünyanın nasıl tükendiğine tanık olduk. Dünyamızın bunca israfa, kaynak sarfına bir yarım asır daha tahammülü olacağını düşünemiyorum.

Toprağa, havaya, suya sevgi ile yaklaşmayan insan kendi cinsine sevgi besleyemez. İçinde bulunduğumuz hayata saygı ve hayranlık duymayan yaşamın değerini bilemez.

Birçokları ömrünü bu yüzden gerçekten kıymeti olmayan şeylerin peşinde tüketir. Dost biriktiremeyen, aşkı yüreğinde hissetmeyen, emeği sevgiyle yüceltmeyen ömürden geriye ne kalır ki insana?

Dünyaya çöp üretmekten başka katkısı olmayan nesiller mi bırakacağız?

Vicdandır insanın temeli. Haktır, adalettir, merhamettir, insaftır, iyi niyettir.

Kuşkusuz bu dünya insanın insafına terk edilecek kadar değersiz değildir.

Her toplum kendi yasalarını, kendi düzenini kuracaktır. Ama iyi niyettir dünyayı döndüren. Dünya iyiliğin yüzü suyu hürmetine ayaktadır.

Küçük kötülükler, daha büyüklerine basamak olur. Bu dünyada her şey döner, sahibini bulur.

Denize attığımız bir çöpün, yediğimiz balığı hasta etmesi gibi insan aslında ne yaparsa kendinedir.

Düşmanlık ihaneti, şiddet zulmü çağırır. Bu zincirin başladığı halka biziz. Eşimize, dostumuza, çocuğumuza, komşumuza nasıl yaklaşıyorsak o mesaj dönüp dolaşıp bizi bulur.

Öyleyse bu yıl tüm çıkışı olmayan kavgalarımıza son verelim. Bize merhameti, ötekinin acınası halini unutturan öfkeyi ve nefreti silelim içimizden.

Bir karabasan gibi her geçen gün ağırlaşan hesapları, intikamları atalım sırtımızdan.

Sayılı günü kalmış bir hasta nasıl unutursa alacaklarını, öfkesini öyle
silelim hafızamızdan. Silelim ki ruhumuzda sevdiklerimize, güzelliklere daha çok yer açılsın.

Ayakta durmak için değil, bu dünyayı hissetmek için toprağa basalım.

Yalnızca kendini bakan insan kendini bilemez.

Salt kendi ülkesine bakan da dünyada nerede olduğunu anlayamaz.

Kendimizi ne küçümseyelim ne de dev aynasında görelim. Büyük ve güzel bir ülkemiz var.

Çalışkan, meraklı, yeniliklere açık bir milletiz. Yemeğimiz, müziğimiz, gelenek-göreneklerimizle dünyanın en zengin
halklarından biriyiz.

Neşe, sevinç ve hayat kaynağımız olan yurdumuzun güzelliklerine gözümüz gibi bakalım.

Kendi insanını sevmeyen eli nasıl sevsin?

Kendi vatanına sahip çıkmayan dünyaya nasıl çıksın?

Sessizce yüzyıllara tanıklık eden bir ağacı dinleyin, merhamet bekleyen bir sokak hayvanın gözlerine bakın, savaşla yıkılmış bir kentin harabelerinden kendine oyun yaratan çocukların gülüşünü hayal edin; hayat, geçmiş ve gelecek oradadır.

2020’de bir gün gibi gelip geçecek.

Geleceğe ertelemeyin sevginizi söylemeyi, birine sarılmayı, bir çocuğu mutlu etmeyi.

Çünkü bir daha ki yıl bu şansınız olmayabilir.

Yaşlılar ömrünü tamamlar, çocuklar büyür ve sevgiyle beslenmeyen kalpler kurur.

Yaşama arzunuzu düşüren kötümserliği bırakın.

Öyle ya da böyle dünya dönüyor.

İyimserlikten güç almayı deneyin.

Başarı ya da başarısızlığa gereğinden fazla önem vermeyin.

Aslolan hayattır.

Bunu asla unutmayın.

İyi yıllar sevgili ülkem, nice güzel yıllara…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.