30 yıl sonra yargılamaya konu edilen 12 Eylül darbesinde yerel mahkeme ana davadan farklı bir kararın altına imza attı. Ankara’da açılan 12 Eylül ana davasında dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya suçlu bulunarak müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Darbe döneminde yapılan işkenceler ve insanlık dışı muamelelerle ilgili bir çok ilde de şikayetçilerin başvuruları üzerine çeşitli davalar açıldı. Amasya’da açılan davada farklı bir kararın altına imza atıldı.
İNSANLIK SUÇU
Hasan Kaplan isimli vatandaş, 1980-1981 yılları arasında 12 Eylül Askeri Darbesinden sonra gözaltına alındığı ve Amasya Et Balık Kurumu’nda işkence ve kötü muamele uğradığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuştu. Amasya Savcılığı, “işkence” suçunu insanlık suçu kapsamında değerlendirerek, zaman aşımı hükümlerinin uygulanmayacağı gerekçesiyle, rütbeli askerler Atalay Fitos ve Burhan Erde hakkında dava açmıştı.
İLK MAHKEME KARARI
Amasya Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme Hasan Kaplan’ın avukatları Ömer Kavilli ve Mehmet Horuş’un taleplerini reddetti. Davanın zaman aşımından düşürülmesine hükmetti. 12 Eylül döneminde işlenen işkence suçlarıyla ilgili olarak, bir mahkeme ilk defa zaman aşımı hükümlerinin uygulanmasına karar vermiş oldu.
“Allah'a havale ediyorum”
12 Eylül darbesinin mağdurlarından. Ahmet Solak cezaevinde gördüğü işkenceleri şöyle anlatıyor: “İçeride su içmek, namaz kılmak, yüksek sesle konuşmak, tuvalet ihtiyacını gidermek dahi yasaktı. İnsanlar haklarında iddia edilen suçlamaları kabul edene kadar işkenceye tabi tutuluyordu. Elektriğe veriliyor, kış günü soğuk su dökülüyor ve sağı solu kırılacak şekilde coplarla dövülüyordu. Kenan Evren'i Allah'a havale ediyorum."
‘12 Eylül tahakkümü devam ediyor’
Avukat Ömer Kavili: 12 Eylül bitmedi, 12 Eylül tahakkümü halen devam ediyor. 12 Eylül kafalara, bilinçaltlarına yerleşmiş durumda. Bu hâkimlerin uluslararası hukuk kurallarını dahi ihlal ederek karar vermesi, delilleri toplamaması kabul edilemez. Sanığın mahkemeye getirilmemiş olması kabul edilemez. Yarın Türkiye AİHM’de mahkum olacaktır ve CMK 141 madde uyarınca hazinenin ödeyeceği paralar bu kararı verenlere rücu edilecektir. 34 yıl sonra ayağının tabanındaki işkence izlerini heyete gösterdiğinde mahkeme heyetinin kılı kıpırdamadı. Oysa insana yabancılaşarak yargılama yapılamaz.