Makedonya Türk Milletvekili Enes İBRAHİN ile röportaj

Makedonya'da seçim sonuçlarını tanımayarak, hükümetin derhal istifa edip, erken seçime gidilmesi için 43 gündür Başbakanlık önünde çadır eylemi yapan Türk milletvekili Enes İbrahim, Makedonya'daki siyasi krizle ilgili Siyasetcafe.com'dan Züleyha KARAMAN'a

Çadırdan Türkiye’ye sitem


Röportaj: Züleyha KARAMAN

 

Makedonya’da başbakanlık önünde, hükümetin istifa edip, erken seçime gidilmesi için43 gündür başbakanlık önünde çadır eyleminde olan Makedonya Meclisi’ndeki Türk Milletvekili Enes İbrahim, Türkiye’ye,  “eylemde olan Türklerin amacı nedir, ne zamana kadar orada olacaklar, şartlarınız nedir, ne yiyip içiyorsunuz’”diye sormadığı için sitem etti.

 

Makedonya Meclisi’ndeki  iki Türk Milletvekilinden biri olan Türk Hareket Partisi (THP) Genel Sekreteri Milletvekili Enes İbrahim, Makedonya’daki siyasi krizle ilgili Züleyha KARAMAN'ın sorularını yanıtladı.

 

Yolsuzluk ve yasadışı dinlemelerle gündemde olan mevcut iktidarın bölgedeki Osmanlı-Türk izlerini silmeye çalışırken, Makedonya’da yaşayan Türklere yıldırma ve asimilasyon politikaları üreterek, Türk nüfusunu da sildirmek için elinden geleni yaptığını kaydeden İbrahim,Makedonya’da 27 Nisan 2014’de  yapılan seçim sonuçlarını tanımadıklarını, hükünmetin istifa edip, erken seçime gidilmesi için çadır eylemine başladıklarını  ifade etti.

 

Enes İbrahim; “Başbakanlık önünde kurmuş olduğumuz çadırlardan ayrılmayı düşünmüyoruz. Hürriyet kampı adını verdiğimiz Başbakanlık önünde, hükümete karşı olan tüm oluşumların yanısıra çok sayıda Türk, Arnavut, Boşnak, Sırp, Roman eylemlerine devam etmekteler” dedi.

 

Devletin normalleşmesi, devlet kurumlarının çalışabilir hale gelmesi, hukuk sisteminin çalışması için ve en önemlisi binlerce ses kayıdından sonra hükümet meşrutiyetini kaybettiğiğini vurgulayan İbrahim, başbakanın derhal istifa edip, seçim hükümetinin kurulması gerektiğini vurguladı.


HERKES DİNLENMİŞ


Makedonya’da 20 biden fazla kişinin yaşa dışı dinlendiğini, ses kayıtlarında başta yolsuzluk olmak üzere hükümetin negatif yönde olan her tür oluşumda bulunduğunun görüldüğünü, ses kayıtlarının 2011 yılından bu yana düzenlenen her seçimin adaletsiz bir şekilde gerçekleştiğini kanıtlandını kaydeden Enes İbrahim, dinlenenler arasında gazeteciler, siyasiler, Sivil Toplum Kuruluşu (STK) yöneticileri, hakim ve savcılar, işadamları, milletvekilleri, bakanlar ve dini liderlerin yer aldığını anlattı.

 

İçişleri Bakanı dahil her bakanın yakın takibe alındığına işaret eden İbrahim, “Kendi güvenliğini sağlayamayan İçişleri Bakanı devlet ve halkın güvenliğini nasıl sağlayabilir? Bugüne kadar yayınlanan ses kayıtlarında yolsuzluk, hukuka müdahale, medyaya baskı, seçim sonuçlarını etkileyecek eylem ve faaliyetler, suikast şüphelerini duyduk. Ses kalitesi çok net olan ses kayıtlarında maalesef mevcut hükümetin Türklere yönelik düşünce ve yaptırımlarını duyduk. 2012 yılında iptal edilen nüfus sayımında Türk nüfusu üzerine nasıl manipülasyon planladıklarını duyduk” dedi.

 

 

Makedon milletvekili Enes İbrahim, Halkın Sesi’nin sorularını şöyle yanıtladı:


“SEÇİM SİSTEMİ TÜRKLERİN ALEYHİNE. TÜRKLERE BASKI UYGULANDI”


Soru:2014 erken genel seçim sonuçlari nasıl oldu, seçimleri boykot nedeni neydi?

 

Enes İbahim: 2014 yılının başlarında iktidar koalisyonunu oluşturan Makedon ve Arnavut partileri 2014 yılında düzenlenen Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yapay bir kriz çıkararak erken genel seçim kararı aldılar.  Mevcut seçim sistemi Türklerin aleyhine olduğu için Makedonya’daki Türk partileri seçim öncesi koalisyon ile seçimlere katılmaktadırlar. 27 Nisan 2014 tarihinde düzenlenen erken genel seçimlerde Türk Hareket Partisi, Sosyal Demokratlar Birliği’nin önderliğinde oluşan muhalefet cephesiyle seçimlere katıldık. Seçim kampanyası boyunca iktidar tarafından bize uygulanan baskı ve yıldırma politikalarına şahit olduk. Kampanya boyunca iktidardaki parti tüm devlet imkanlarını kendileri için kullandılar. Seçim kampanyası tam anlamıyla korku imparatorluğuna dönüştü. Türk köylerine ve bizimle ortak mücadele eden soydaşlarımıza polis başta olmak üzere, maliyeciler ve orman polisi aşırı derecede baskı uyguladılar. Hür ve demokratik seçimlerden bahsetmemiz mümkün değildi. Nitekim muhalefet lideri Zoran Zaev seçim yasağının kalktığı daha ilk dakikalarda seçim sonuçlarını tanımayacağımızı kamuoyuyla paylaştı. Ardından muhalefet cephesini oluşturan partilerin milletvekilleri mazbatalarını almayacağına dair Devlet Seçim Kuruluna dilekçelerini verdiler. Devlet Seçim Kurulu verilen dilekçeleri görmezden gelerek mazbataları milletvekillerinin ev adreslerine gönderdi. Milletvekillilikleri, onaylanan milletvekilleri parlamentoya istifa dilekçelerini sundu. Fakat bir yıla aşkın istifalar dondurulmuş ve hükümet ile muhalefet arasında diyaloğun başlaması için başta AB olmak üzere çalışmalar yürüttüler.  Muhalefet olarak meclise dönmemiz için hükümetten ilk önce 5 maddeden oluşan talebimiz oldu: Nüfus sayımının yapılması, seçmen listesinin düzenlenmesi, başta devlet radyo ve televizyonu olmak üzere tüm medyanın yeniden düzenlenmesi, parti ve devlet kavramlarının karıştırılmaması ve önümüzdeki seçimlerden 6 ay önce seçim hükümetinin kurulması. Bu beş talebimize iktidar tarafından yanıt alamadık.  


“20 BİNDEN FAZLA KİŞİNİN TELEFONU DİNLENDİ”


Soru:Makedonya daki siyasi kriz neden başladı?


Enes İbrahim: 27 Nisan 2014’te düzenlenen erken genel seçim sonuçlarını muhalefet tanımayıp, meclis çalışmalarına katılmayınca iktidar zor durumda kaldı. Ardından başta başbakan olmak üzere, başbakan ve yakın çalışma arkadaşlarının yolsuzluk iddiaları gündeme geldi. Sosyal Demokratlar Birliği Genel Başkanı Zoran Zaev, elinde bulundurduğu telefon ses kayıtlarını basın toplantılarıyla kamuoyuna paylaştı. Ses kayıtlarında başta yolsuzluk olmak üzere hükümet negatif yönde olan her tür oluşumda bulunmuş. Yayınlanan ses kayıtlarıyla birlikte 2011 yılından bu yana düzenlenen her seçimin adaletsiz bir şekilde gerçekleştiği kanıtlandı.

 

Soru: Ses kayıtları muhalefetin eline nerden geçti ve dinlenenler arasında Türkler de var mı?


Enes İbrahim: Başbakan ve başbakanın dayıoğlu olan istihbarat şefinin bilgisi dahilinde Makedonya’da 20 binden fazla vatandaş yasadışı dinlenmiş. Dinlenenler arasında gazeteciler, siyasiler, STK yöneticileri, hakim ve savcılar, işadamları, milletvekilleri ve bakanlar, dini liderler yer almakta. Muhalefet cephesinin lideri Zoran Zaev bir basın toplantısında, elindeki ses kayıtlarını İçişleri Bakanlığı’nda çalışan memurların kendisine ulaştırdığını söyledi. Güvenlik sıkıntısından dolayı bu memurların isimlerini kamuoyuyla paylaşmadı. İstihbarat şefi en yakın çalışma arkadaşlarını bile dinlemiş. İçişleri Bakanı dahil her bakan yakın takibe alınmış. Kendi güvenliğini sağlayamayan İçişleri Bakanı devlet ve halkın güvenliğini nasıl sağlayabilir? Bugüne kadar yayınlanan ses kayıtlarında yolsuzluk, hukuka müdahale, medyaya baskı, seçim sonuçlarını etkileyecek eylem ve faaliyetler, suikast şüphelerini duyduk. Ses kalitesi çok net olan ses kayıtlarında maalesef mevcut hükümetin Türklere yönelik düşünce ve yaptırımlarını duyduk. 20 binden fazla kişi yasadışı dinlenirken, ki aralarında diplomatların da olduğu aşikardır, maalesef ırkçı şoven iktidar ,Makedonya’da Türkleri de yasadışı dinlemiş. Bugüne kadar kamuoyu ile paylaşılan ses kayıtlarında bakanların Türklere “Çingene” dediğini, Türklere yönelik aşağılayıcı kelime sarfettiklerini, Türk esnafa maaliyeciler tarafından yapılan baskı ve realiteden uzak cezaların kesildiğini, Türkleri nasıl “kulaklarından çekip” sandığa götürme planlarını ve 2012 yılında iptal edilen nüfus sayımında Türk nüfusu üzerine nasıl manipülasyon planladıklarını duyduk. Mevcut iktidar Osmanlı-Türk izlerini silerken Makedonya’da yaşayan Türklere yıldırma ve asimilasyon politikaları üreterek, Makedonya’daki Türk nüfusunu da sildirmek için elinden geleni yapmakta.


“DERHAL SEÇİM HÜKÜMETİ KURULMALI”


Soru:Eylemlerin amacı nedir?


Enes İbrahim: 27 Nisan 2014 tarihinde gerçekleşen ve sonucunu tanımadığımız seçim sonuçlarının ardından devletin normalleşmesi için, devlet kurumlarının çalışabilir hale gelmesi için, hukuk sisteminin çalışması için ve en önemlisi yüzlerce ses kayıdından sonra hükümet meşrutiyetini kaybettiği için derhal başbakanın istifa edip seçim hükümetinin kurulması gerekmektedir. Demokratik değerlerin üst seviyede olduğu ülkelerde buna benzer olaylarda başbakan derhal istifa ederdi. Başbakanın dediğine gore, 2014 yılında düzenlenen seçimler hür ve demokratik olsaydı seçim hükümetiyle seçimlere gitmekten neden korkuyor? Siyasi kriz sürerken gündemi değiştirmek ve kendini kurtarmak amacıyla etnik gerginliğin oluşması için projeler ürettiler. Fakat belki de Makedonya tarihinde ilk defa tüm etnik unsurlar birleşip,başbakana karşı bir cephe oluşturdular.17 Mayıs 2015 tarihinde festival havasında gerçekleşen Makedonya tarihinin en kalabalık mitingine şahit olduk. Siyasi partilerin haricinde on binlerce normal vatandaş bu mitinge katıldı. 100 binden fazla kişinin katıldığı mitingte Makedonların haricinde çok sayıda Türk, Arnavut, Boşnak, Sırp, Roman ve diğer etnik gruplar katıldı. Mitingin ardından başbakanlık önünde çadırlarımızı kurararak demokratik hakkımız olan eylemi başlattık. Başbakan istifa edinceye kadar veya iktidar ile muhalefet arasında anlaşma sağlanmadan Başbakanlık önünde kurmuş olduğumuz çadırlardan ayrılmayı düşünmüyoruz. Hürriyet kampı adını verdiğimiz Başbakanlık önünde, hükümete karşı olan tüm oluşumların yanısıra çok sayıda Türk, Arnavut, Boşnak, Sırp, Roman eylemlerine devam etmekteler.


“AB MÜZAKERELERE DEVAM EDİYOR”


Soru: Bundan sonra nasıl bir süreç olacak?


Enes İbrahim: Siyasi krizin başladığı ilk günden itibaren uluslararası camia iktidar ve muhalefeti diyaloğa davet ederken müzakerelerin başlaması için girişimlerde bulunuldu. Birçok girişim maalesef negatif yönde sonuçlandı. Son iki ayda başlayan diyalog ve müzakereler en üst seviyede olup AB nezdinde gerçekleşmektedir. AB oluşturduğu bir komisyon ile bugüne kadar yayınlanan ses kayıtlarını inceledi. Bu komisyonun yayınladığı raporda, insan hak ihlallerinin yaşandığı, hukuka müdahalenin olduğu, bağımsız medyanın olmadığını, seçim sonuçlarını etkileyecek müdahalelerde bulunulduğunu, istihbarat dairesinin görevi dışında çalıştığını, iktidardaki partinin,parti-ükümet-devlet kavram kargaşası yaşadığını yazmakta. Bu rapor yayınlandıktan sonra normal ülkelerde başbakan derhal istifa ederdi. Fakat mevcut başbakan koltuğunu korumak için her yola başvurmakta. Müzakerelerin devam edeceğini ve bir anlaşma olacağını ümit etmekteyiz. Aksi halde ülkemiz büyük bir kaosa sürüklenebilir.


“ORTAK BİR TÜRK CUMHURBAŞKANI ADAYI ÇIKARMAYI ÖNERDİK”


Soru: Makedonya’daki Türk siyasi hareketi ne durumda?


Enes İbrahim: Mevcut seçim sistemi Türklerin aleyhinde olduğu için Türk partileri seçim öncesi koalisyonlar ile seçimlere girmektedir. Bu dönemde kayıtlı 3 Türk siyasi parti var. Türk Hareket Partisi (THP), Sosyal Demokratlar Birliği’nin öncülüğündeki muhalefet cephesine 2010 yılında katılmış ve bugüne kadar muhalefet cephesiyle ortak hareket etmiştir. Diğer bir Türk partisi olan Türk Demokratik Partisi Osmanlıya karşı savaşanların devamı olan VMRO-DPMNE ile ortak hareket etmektedir. Üçüncü Türk partisi 2011-2014 yılları arasında muhalefet cephesiyle 2014 yılında VMRO ile ortak hareket etmiştir. VMRO’dan umduğunu bulamayan TMBH 2015 yılında tekrar muhalefet cephesi çalışmalarına katıldı. Bana göre mevcut seçim sisteminin elverişsizliğinden dolayı Türk partileri aktif çalışmanın yanısıra siyasi ilke ve duruşu en önemli faktördür. Yıllardan beri AB, yayınladığı Makedonya ilerleme raporlarında ülkede siyasi partilerin arasında diyaloğun olmadığını dile getirmekte. Maalesef Türk siyasi partiler arasında diyalog eksikliği yaşanmaktadır. Geçen yıl gerçekleşen cumhurbaşkanlık seçimlerinde THP olarak diğer Türk partilerine, Türk STK’larına ve aydınlarına bir çağrıda bulunarak ortak bir Türk cumhurbaşkanı adayı çıkarmayı önerdik. Maalesef diğer Türk partileri alaycı bir şekilde teklifimizi eleştirdiler. Aslında amacımız ortak bir Türk cumhurbaşkanı adayı çıkararak Türklerin çıkarları doğrultusunda ortak hareket etmeyi düşünüyorduk.  Mevcut seçim sisteminden dolayı bir parti içinde toplanmak Türkler için çok hassas bir konudur. Tek partiden ziyade ortak çıkarlar için ortak hareket etmeyi öğrenmemiz bu doğrultuda Türk siyasi partileri arasında fikir birliği oluşturulmalıdır.


“TÜRKİYE BİZE İLGİSİZ”


Soru: Çadır da 43 gün geride kaldı. Kampta hayat nasıl geçiyor?


Enes İbrahim: 43 gündür başbakanlık önünde kurmuş olduğumuz çadırlarda kalmaktayız. Makedonya’nın muhtelif bölgelerinden kampa katılan Makedon, Türk, Arnavut ve tüm etnik gruplar ile bir dayanışma içindeyiz. Yemek öğünlerimizde bile birlikteyiz. Değişik sosyal faaliyetler düzenlemekteyiz. Her akşam farklı konular üzerine paneller, sohbetli toplantılar organize etmekteyiz. Soydaşımızın desteği ve ilgisi çok büyük. Genel anlamda vatandaşlar kampımızı ziyaret etmekteler. Maalesef 43gündür Türkiye Cumhuriyeti hükümet yetkililerinden, milletvekillerinden, belediyelerden, dernek ve vakıflardan hiçbir ilgi görmedik; ‘43 gündür başbakanlık önünde eylemde olan Türklerin amacı nedir, ne zamana kadar orda olacaklar, şartlarınız nedir, ne yiyip içiyorsunuz’ diye sorulmadık. Ramazan ayı vesilesiyle ülkemize Türkiye’den gelen belediye, dernek ve vakıflar israflı iftar proğramları düzenlerken mevcut siyasi krize ilgisiz kalmaktalar. Onlar bizi unutsalar da, biz onları asla unutamayız.  



İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Dünya Haberleri