İşte Yalçın Bayer’in o yazısı:
Eski CHP Milletvekili, Seçim ve Siyasi Partiler Hukuku Uzmanı Sabri Ergül önce “Başka partinin sorunudur, sözlerim yanlış yorumlanır” dese de ısrarımız üzerine Türkiye’de tartışılan MHP olağanüstü kurultayı ve tüzük konusunda şunları söyledi:
1) Öncelikle belirtmek gerekir ki, MHP gibi CHP ve AKP tüzüklerinde de olağanüstü kurultaylarda ‘seçim’ yapılması imkânsız ve yasaktır. Siyasi Partiler Yasası’na (SPY) açıkça aykırı, antidemokratik bu türden tüzük hükümlerinin iptali için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı (YCB) görevini yapsa, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvursa idi, siyasi partilerde ‘tek adam’ sultası yaşanıyor olmaz, Türkiye bugün daha farklı olurdu!
2) ‘ÇAĞRI KURULU TEK YETKİLİ’ SPY’ye göre, yeterli sayıda delegenin usulüne uygun olarak MHP Genel Merkezi’ne yaptığı “kurultayın olağanüstü toplanması ve ‘seçimi’ yasaklayan tüzük hükmünün değiştirilmesi” haklı talebinin reddi ve kurultayın toplanmayacağının kesin olarak genel merkezce bildirilmesi üzerine, yine SPY ve Medeni Kanun’a (MK) göre, görevli ve yetkili Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi, genel merkezin yerine getirmeyi reddettiği kurultayı toplama görevini, seçtiği ‘Çağrı Kurulu’na vermiştir. Yargıtay’ın onama kararı ile Yetkisi ve görevi kesinleşen ‘Çağrı Kurulu’ artık kurultayı olağanüstü toplama konusunda görevli ve yetkili tek kuruldur.
3) ÇAĞRI KURULU’nun mahkemenin kesin kararını ve kendi kurul kararlarını ekleyerek kesin mahkeme kararına uygun olarak yapacağı talep ve başvurulara kurultayın toplanması ile ilgili ve görevli her kamu kurum ve kuruluşu, idare, valilik, icra daireleri, kolluk güçleri ve MHP Genel Merkezi Anayasamızın 138/4 maddesinin buyurucu nitelikli, ‘yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır ve bunları hiçbir suretle değiştiremez ve geciktiremezler’ hükmü karşısında uymak, kurultayın yapılması ile ilgili işlemleri gecikmeden yerine getirmek zorundadırlar. Bütün bu yapılan ve yapılacak olanlar mahkeme ve Yargıtay’ca verilen kesin bir hükmün icrası kapsamındadır.
4) MAHKEME KARARININ ÇİĞNENMESİNE İZİN VERİLMEZ MHP Genel Merkezi’nin, önceleri “Mahkeme kararı da olsa toplamayacağız” dediği kurultayı, “10 Temmuz da biz topluyoruz” açıklamaları, kesinleşen mahkeme kararını ‘dolanarak’ geçersiz kılmaktır ki, hukuk buna izin vermez. Mahkemeler ve seçim kurulları, Yargıtay’ca onanmış mahkeme kararının çiğnenmesi yönündeki bu girişimleri önleyecektir görüşündeyiz.
5) ÇAĞRI KURULU’nun, olağanüstü kurultayın 19 Haziran’daki toplantısının yapılacağı yerin mülki amirine (idare, kaymakamlık, valilik) kesinleşen mahkeme kararı ve kendi kurul kararı ile delege listesini de ekleyerek yapacağı bildirim üzerine toplanacak kurultay için mülki amir istenen güvenlik önlemlerini de almakla yükümlüdür.
6) TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ NEREYE İŞLENİR
Çağrı Kurulu, kurultaya katılanlara ait hazirun listesini düzenleme, çoğunluk olduğunu tespit ile kurultayı açma ve kurultay başkanlık divanı seçimi yaparak, kurultayın gündemini görüşmeye geçmesini de sağlamış olacaktır.
7) KURULTAYIN yönetimi divan başkanlığınca yerine getirilecektir. Kurultay, gündemine hâkim olarak görüşme ve oylamalarını divan yönetiminde yapacaktır. Kurultayda alınan kararları, tüzük değişikliğine ait oylama sonuçlarını gösterir kurultay tutanakları divan kurulunca tanzim edilecek ve imzalanacaktır.
8) Olağanüstü kurultay kararları ve tüzük değişikliğine ait kurultay tutanakları divan başkanı ve Çağrı Kurulu’nun imzalarıyla YCB verilerek, tüzük değişikliğinin YCB Siyasi Partiler Bürosu’nca tutulan ‘Siyasi Partiler Sicili’ndeki ‘MHP Parti Sicili’ne işlenmesi ile MHP tüzüğünün olağanüstü kurultaylar da ‘Genel Başkan Seçimi Yapılamaz’ hükmü yürürlükten kalkmış ve daha sonra da SPY’nın 21. maddesine göre Çankaya İlçe Seçim Kurulu hâkiminin ve görevlendireceği seçim sandık kurullarının gözetim ve denetiminde genel başkan seçimi yapılmasının yolu açılmış olacaktır.
Öyle anlaşılıyor ki, MHP’deki kriz 19 Haziran’da Çağrı Kurulu’nun yapacağı kurultayda bitmiyor, tartışmalar genel başkan seçimi ile devam edecek görünüyor.
Böyle bir durum, ilk kez oluyor.