KAMALAK: İKTİDARIN PİSLİKLERİNİ KAMUOYU NEREDEN ÖĞRENECEK?
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Digitürk yayın platformundan bazı basın kuruluşlarının çıkartılmasını eleştirdi. Basına uygulanan baskıları kabul etmediklerini belirten Kamalak, “Basın alabildiğine özgür olmalı. Çünkü başta bir iktidar var. Basın özgür olmazsa iktidarın hele hele demokratik sistemin tam olarak gelişmemiş olduğu ülkelerde iktidarın yolsuzluklarını çok af edersiniz pisliklerini kamuoyu nereden öğrenecek.” diye sordu.
1 Kasım’da yapılacak erken seçim çalışmaları kapsamında dün Kayseri’ye gelen SP Genel Başkanı Kamalak, bu sabah basın mensuplarıyla kahvaltılı toplantıda bir araya geldi.
Kamalak, basın kuruluşlarına yapılan baskılar ve son olarak yayın platformu Digitürk’ten savcılık yazısıyla bazı televizyon kanallarının platformdan çıkartılmasını nasıl yorumlamak lazım? şeklindeki soruyu cevapladı. Parti olarak tüm insanların özgür olmasını istediklerini vurgulayan SP Genel Başkanı, basının daha da özgür olması gerektiğini vurguladı.
Basının iktidarın yolsuzlukları ve kirli işlerini ortaya çıkaracağını ifade eden Kamalak, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu özgürlük başkalarının hakkına tecavüz şeklinde algılanmamalı. Çünkü her şeyin olduğu gibi bireysel özgürlüklerin de bir sınırı var. Türkiye ve dünyada en fazla özgür olması gereken kurumların başında medya gelir. Basın alabildiğine özgür olmalı. Niye? Biz bunu Esad’a da söyledik. Çünkü başta bir iktidar var. Basın özgür olmazsa iktidarın hele hele demokratik sistemin tam olarak gelişmemiş olduğu ülkelerde iktidarın yolsuzluklarını çok af edersiniz pisliklerini kamuoyu nereden öğrenecek. Hiçbir yerden. İşte bu yolsuzlukları kirli işleri ortaya çıkaracak olan basındır. O münasebetle basına yapılan baskıları, haksızlıkları asla kabul etmiyoruz. Sanıyorum Ahmet Hakan’a yapılan saldırıya en ciddi eleştiriyi bizler yaptık.”
BERBEROĞLU: KENDİLERİNİ HAKİM, SAVCI YERİNE KOYUYORLAR
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, özel şirketler, bankalar, operatörler, dijital platformların kendilerini hakim, savcı, jüri yerine koyarak kararlar verdiğini belirterek, "Medya üzerinde ayrıma gidiyor. Bu kabul edilebilir bir konu değil. Bu ülkenin kanunları var. Halkın da habere ulaşma özgürlüğü var. İstediği kanalı seyretme, istediği gazeteyi okuma hakkı var. Bunun önüne çıkarılacak bütün engeller çiğneyip geçilmelidir." dedi.
Emniyetin basın kuruluşlarına yönelik operasyonlar hakkında da açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Enis Berberoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Avukatların ve siyasetçilerin benim anlayışıma göre ortak bir noktası var. Avukatlar müvekkilleri, siyasetçiler de temsil ettikleri kitleler, oy aldıkları kitleleri suçluluğu, suçsuzluğu konusunda karar vermeye yetkili değildir. Zaten meselesi de o değildir. Sadece adaletin tecellisinde doğru yol kullanılıyor mu? Yöntem doğru mudur? Bu insanlar savunma hakkını kullanabiliyor mu? Ki bu ülkede Ergenekon ve Balyoz da kendilerine savunma hakkını kullandırılmayan kişinin olduğunu şahsen ben biliyorum. Eski mesleğimden dolayı da biliyorum. Siyasetçi olarak da biliyorum. Aynı şey başkalarının başına gelmesin istiyorum. Yani insanlar adaletin karşısına gerçekten önyargısız, kumpassız, çıksın adalet doğru tecelli etsin ve sonuçlarına herkes katlansın. Ama sağından çarpıtalım, solundan şunu yapalım, şu intikam sebebiyle bunu getiriyorum. Öteki şaibe nedeniyle şunu yapıyorum gibi meseleler gerçekten adalete uygun değil."
TOKER: ORTAÇAĞ ZİHNİYETİNİN DEVAMI
Liberal Demokrat Parti (LDP) Genel Başkanı Cem Toker, Digitürk’ün bazı kanalları platformundan çıkarmasına tepki göstererek, “Televizyonlara sansür demek Ortaçağ zihniyetinin devamı demek. Televizyon engellemek, köşe yazarlarını kapının önüne koymak, medya patronlarını sindirmek, faşistlerin kitap toplayıp yakmasının Yeniçağ’a ayak uydurulmuş versiyonudur." dedi.
Digitürk’ün Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Bugün TV, Kanaltürk, Yumurcak TV ve Irmak TV kanallarını platformlarından çıkarmasına tepkiler devam ediyor. Özgür medyaya yapılan sansürü Cihan Haber Ajansı'na değerlendiren LDP Genel Başkanı Cem Toker, seçime haftalar kala bu gelişmelerin yaşanmasında niyetin belli olduğunu, iktidarın muhalif görüşleri susturmak istediğini söyledi.
Toker, “Onun için Türkiye Cumhuriyeti dünya basın özgürlüğünde Afrika diktatörlükleriyle aynı grupta 154. sıraya düşmüştür.” ifadelerini kullandı.
LDP Genel Başkanı, şunları ifade etti: "Gazeteye, köşe yazarına, televizyonlara sansür demek Ortaçağ zihniyetinin devamı demek. Televizyon engellemek, köşe yazarlarını kapının önüne koymak, medya patronlarını sindirmek, faşistlerin kitap toplayıp yakmasının Yeniçağa ayak uydurulmuş versiyonudur. Bu tam bir Ortaçağ kafası. Kitap yakmaktan farklı bir şey değil. Milletin, bilhassa seçimden önce demokrasilerde bilgiye erişim özgürlüğünü sınırlamak, elinden almaktan başka bir şey değil. Benim tavsiyem bütün dünyada her baskıcı, despot rejimde bu böyle olmuştur.”
“KARARTILAN, ENGELLENEN KANALLARI TAKİP EDİN, ÇÜNKÜ GERÇEKLER ORADADIR”
Vatandaşlara tavsiyelerini de aktaran Cem Toker, “Hangi köşe yazarının baskıyla işten atıldığını algılıyorsanız o adamı takip edin, yazılarını okuyun. Karartılan, engellenen kanalları takip edin, farklı ortamlardan, internetten, uydudan takip edin. Yasaklanan kitapları bulun okuyun. Çünkü gerçekler oradadır. Doğru habere oradan erişebilirsiniz. Ülkeyi yönetenler bunları yasakladığı zaman bilin ki, bilmenizi istemediği bir şeyler var. Gerçekler saklanıyor demektir. Gelişmeleri kınıyorum, esefle izliyorum. Türk milletinin de 1 Kasım’da aklını başına alıp ona göre oy kullanmasını öneriyorum.” şeklinde konuştu.
YARKADAŞ: YUMURCAK TV'DEN KORKAN BİR İKTİDAR
CHP'li Barış Yarkadaş'tan Digiturk'ün Kanaltürk, Samanyolu TV, Mehtap TV, S Haber (Samanyolu Haber), Bugün TV, Yumurcak TV ve Irmak TV'ye yönelik sansürüne tepki gösterdi.
Yarkadaş, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından şu mesajları paylaştı:
"Samanyolu, Bugün Tv ve Kanaltürk, Digiturk'ten keyfi bir biçimde çıkarıldı. Tam bir zorbalık örneği.. Soruşturmanın bahane edilerek kanalların Digiturk'ten çıkarılması zorbalıktan başka bir şey değildir. Digiturk bu kararı, talimatla görev yapan savcılığın isteği üzerine almış... O kararın da hukuki ve vicdani hiçbir dayanağı yoktur... AKP çaresiz kaldığını gördükçe, çıkışı daha çok baskı ve daha çok sansürde arıyor... Kanal kapattırmak, acizliktir... Digiturk üyeliğimi iptal ettireceğim. Yumurcak TV'den korkan bir iktidar, çaresiz ve zavallıdır. Sabah saat 10.00'da Bugün TV'de Tuzla'daki doğa katliamını konuşacaktık. Digiturkabonelerine sahildeki katliamı duyuramayacağız!!"
BİÇER: ÇOCUK KANALI DAHİ İKTİDARI KORKUTUYOR
CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Digiturk yayın platformundan yedi televizyon kanalını çıkarılmasına tepki gösterdi. Bunun bir sansür olduğunu ve şiddetle kınadığını söyleyen Biçer, yalnızca çocukların seyrettiği bir çocuk kanalının iktidarı korkuttuğunu, endişe duyurduğunu savundu.
Digiturk'ten Samanyolu, Mehtap, Samanyolu Haber, Bugün, Kanaltürk, Yumurcak ve Irmak televizyonlarının çıkarılmasının bir sansür olduğunu iddia eden CHP Milletvekili Biçer, “Sürekli kapanan perdeler, kapanan kapılar nereye kadar bu diktatörlük, nereye kadar bu baskı rejimi dedirtiyor adeta bize. İronik olan, komik olan, trajikomik olan durum, bu kanallardan birisinin de çocuk kanalı olması. Gerçekten Yumurcak TV gibi bir çocuk kanalının, yalnızca çocukların izlediği bir kanalın iktidarı korkutuyor olması, bundan dahi endişe duyuyor olmasını bir kere daha düşünmemiz gerekiyor. Bunu yasaklayan, sansürleyen beyinlerin sağlık açısından, dünyaya bakışları açısından nereye kadar kapatarak, korkutarak, sindirerek nereye varmaya çalıştıklarını bir kere daha düşünmemiz gerekiyor.” dedi.
Samanyolu TV’yi, 2012 yılındaki 20. kuruluş yıldönümünde Recep Tayyip Erdoğan’ın çok özel iltifatlar, övgü dolu sözlerle kutladığını hatırlatan Biçer, “Dolayısıyla 2012 yılından beri ne oldu acaba? Üç sene içerisinde nedir bu kadar değişen, bizim göremediğimiz, onların gördükleri? Medyaya yapılan, iletişime yapılan, özgürlüğe yapılan, demokrasiye yapılan bu sansürü, yasaklamayı kınıyorum, şiddetle kınıyorum. İnşallah 1 Kasım’dan sonra CHP’nin iktidarında özgür bir medyayla daha özgür, demokratik bir Türkiye için çalışıyoruz. Bu yapılanı kınıyorum, söylenecek tek söz bu.” diye konuştu.
ERDEM: KORKU BÖYLEDİR
CHP milletvekili Eren Erdem, Twitter'dan medyaya sansürle ilgili şu paylaşımda bulundu: "Bir süre önce muhalif kanalların önce TİVİBU akabinde Digiturk'ten çıkartılacağını söylemiştim. Digiturk'ten de çıkarıldılar. Korku böyledir."