NATO Vilnius zirvesi öncesi Türkiye-ABD satrancı

Volkan AYDEMİR

NATO üyesi devletlerin her sene olağan olarak yaptıkları zirve bu yıl Litvanya’nın Vilnius kentinde 11-12 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Amerikalı müttefiklerimiz toplanacak zirve ile ilgili hummalı bir çalışma yapıyorlar. ABD basını ve Dışişleri bürokratları özellikle Türkiye’nin İsveç konusundaki tavrının değişmesi için birtakım formülleri müzakere ettikleri toplantılar yapıyor ve basına toplantılarla ilgili demeçler veriyorlar.

Bu toplantılarda konuşulan formüllerin basınla paylaşılmasının gerçek amacı ise; Türkiye’ye uygulanan ambargonun kaldırılması konusunda Temsilciler Meclisi ve Amerikan Senatosunu bu tavizlere alıştırıp sonradan gelebilecek tepkileri minimuma indirmek.

Görünen o ki Baydın ve yönetiminin özellikle İsveç’in NATO üyesi olması hususunda böylesine istekli ve ısrarlı davranmaları, Avrupa’daki NATO muhaliflerine karşı kesin bir ağırlık oluşturup pakt içinde taraftar ülke sayısını çoğaltma amaçlıdır. Diğer yandan da Amerikan seçmenine suni olarak canlı tuttuğu eski SSCB yani Rusya Federasyonuna karşı yürüttüğü soğuk savaş senaryosunda cephesini genişletme algısı yansıtmaktır. ABD Dışişleri Bakanı Blinken, en son İsveç’in mutlaka birlik içerisinde olması gerektiğini önemle vurgulayarak yaptığı açıklamanın Ülkesindeki yandaş Demokrat politika yazarları tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan için bir uyarı olarak algılanıp okuyucuyla buluşturulması kamuoyundan gelebilecek tepkiler nedeniyle gaz almak olarak yorumlanabilir. 

Her şey NATO zirvesinde netleşecek.

Bir önceki yazımızda belirttiğimiz gibi bu istek Amerika için 1980 yılında olan Yunanistan’ın üyeliği gibi kolay elde edilecek gibi durmuyor nitekim. Bölgede Rusya ve Azerbaycan ile ciddi derecede söz ve yaptırım hakkı bulunan Türkiye’ye karşı kullanacakları bir koz olmadığının farkına varan ve hırçınlaşan uluslararası diplomaside kibirleriyle nam salmış ABD yönetimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İsveç vetosunu kaldırmasını istiyorsa ciddi tavizler vermek zorundadır.

Partisinin son seçimde kaybettiği oy oranını ve 2024 yılının Mart ayında yapılacak yerel seçimleri de göz önünde bulunduracak olursak. Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi aktif ticaretten gelmiş ekonomist ve deneyimli bir siyasetçinin bu pazarlık masasından tahmin ettiğimizden de çok kazanımla kalkacağından, kendi seçmeninin ve kararsızların karşısına yeni bir Davos söylemi ile çıkacağından emin olabilirsiniz.

Bu pazarlık ile F 35 programına dâhil edilmek ve daha önce ambargo için ABD tarafından gümrük mallarına uygulanan vergi oranlarının düşürülmesi. Ege ve adalarda anlaşmalara aykırı silahlanan Yunanistan’ın, Birleşik devletler açısından önem derecesinde puan düşüşü olabilir. Bu günlerde Yunan yetkililerin Türkiye ile ılımlı mesaj vermelerinin muhtemel nedenlerinden birisinin bu olduğunu düşünüyorum.

Özellikle Türk dışişleri ve bağlantısızlar harekâtı olarak bilinen ülkelerle geliştirilen diplomatik ilişkilerden sonra Yunanistan’ın ilişkilerinin bölgede GKRY ve Ermenistan ile sınırlı olması, Miçotakis yönetimini ılımlı dış politika uygulamaya mecbur etti.

Bu arada İsveç Başbakanı Ulf Kristerson diğer mevkidaşıZelensky gibi bu zirveye sadece gözlemci olarak katılacağından birçok oturumda bulunamayacak. Bay Başbakan için seçmeni karşısında saygınlık kaybı olmasa da kendisi için çok küçük düşürücü olacağını düşünüyorum. Çünkü uygar batının gelişmiş ülkesi yöneticilerine göre; on yıllar boyunca sürekli eleştirerek, insan hakları konusunda kara propaganda yaptıkları, bu Asya, geçici sığınmacılar yüzünden değiştirilmeğe çalışılan demografi de dikkate alınırsa, Orta Doğu ülkesi vetosu nedeniyle Kuzey Atlanta Birliğine katılamamakta. Bu durum gelişmişliği ve demokrasisi ile övünen İsveç’in onurunu zedelemiş olabilir.

Ukrayna Rusya cephesinde ise, ABD Başkanı Baydın kritik bir kararın eşiğine geldi. Savaşta kendi misket bombalarını konuşlandıran Ukrayna, mevcut konvansiyonel top mermisi arzını tüketiyor ve üretimi hızlandırmak zaman alacak. Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky, Rusları siperlerde öldürmenin en iyi yolunun küçük bombacıklar dağıtan mühimmat olduğunu savunarak Baydın'a baskı yaptı. Biden yönetimi, savaşın gidişatının Ukrayna'nın lehine dönmesini umarak aylardır kararı ertelemeye çalıştı.

Endişelerin bir kısmı, ABD'nin dünyanın büyük bir kısmının kınadığı ve Rusya'nın terk ederek kullanmadığı ve Demokratların nefret ettiği bir silahı kullanarak ahlaki yüksek zemini kaybedecek gibi görünmesiydi. Bu mücadelede Zelensky için sonun başlangıcı yaklaşıyor diyebiliriz.

Önceki yazılarımızın birçoğunda kazanmanın da kaybetmenin de bir ahlakı olduğunu belirtmiştim. 28 Mayıs seçim sonrası ülke gündeminde yaşanan siyasi çıkar çatışmalarını gördükten sonra, her iki taraftan da yarışa katılarak seçimlerde istediği sonucu alamayıp yine de vakar duruşunu ve karakterini bozmayan dostlarıma ve aynı şekilde karakterli ve ilkeli olan seçmen karşısına çıkan tüm adaylara izninizle buradan teşekkürlerimi gönderiyorum.

Seçim demişken aklıma Kars’lı Meherremin fıkrası geldi.

Meherrem yaşamı boyunca yokluk içinde yaşamış, karısı Gülebatın onu kapının önüne koyduktan sonra gidecek yeri olmadığı için dışarıda yatıp kalkmaya başlamıştır. Soğuk geçen karakış günlerinin birinde donarak vefat etmiştir. Fıkra bu ya diğer tarafa göçen Meherrem arafta beklerken sorgu melekleri gelir Meherremle sohbet ederler. Meherrem gözüne ilişen ve yanyana duran iki kapıdan birisini meleklere sorar, baş melek cevap verir:

-​Cennettir. İçinde dereler, nehirler akar. Ağaçlarında her türlü meyveler olur, gider yaşarsın. Amma senin ülkendeki cübbeli sarıklı sahte din adamlarının, sözde şeyhlerin söylediği gibi öyle huri, cariye, bakire falan yoktur. Kutsal mekândır, ahlaklı ve iyi insanlar gider.

Meherrem diğer kapıyı da sorar. Aynı melek:

-​Cehennemdir. İçinde her zaman ateş yanar, çok sıcak bir mekândır, kötüler gider azap çekerler. Cezaları bittikten sonra bir daha günah işlemeyecekleri konusunda tövbe ederler. Diye cevap verir.

Meherrem rica minnet bir süreliğine cehennemde kalmak için baş melekten izin alır ve girer. Birkaç ay sonra melekler bizimkini merak ederler ve ne yapıyor diye kapıyı açıp bakacak olurlar ki Meherremin sesi yankılanır:

-​Cehennemin Kapısını kapatın ay gardaş! Daha yeni dalım gızıp, canım ısınıptı (sırtıma sıcak gelmiş, bedenim ısınmış).

Tebessümü hayatınızdan eksik etmemeniz dileği ile.

KALIN SAĞLICAKLA!

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.