Nevşin Mengü: Tipten kaybediyorum

CNN Türk Ana Haber bülteni sunucusu Nevşin Mengü Radikal'e konuştu.

İşte Mengü'nün açıklamaları:


Kendinizi seyrediyor musunuz sonradan?

Hayır, hiç sevmem öyle şeyi. Canlı yayının ruhu budur. Akar, geçer. Sonra izleyeyim, yok ben kaşımı şöyle kaldırmışım, bir dahakine kaldırmayayım. O zaman sahici olmaz bence.

ARINÇ TEPKİSİ

Canlı yayın öyle bir şey ya, yaparsınız, sonra bazen “Keşke yapmasaydım” dersiniz...

Bilmem ki, düşünmem lazım. Mesela Bülent Arınç'a şaşırmam... O anda şöyleydi: Ben açıkçası rejinin beni keseceğini o anda düşünmedim. Hatta editörüme böyle “Ne diyor bu ya” yapıyorum, derken birden kesmek zorunda kaldılar. O öyle oldu. O aslında “Ne diyor” tepkisiydi yani, daha bir aradayken yaparsın ya... Canlı yayında daha dikkatli olmak lazım mı vallahi bilmiyorum. Hesap etmiyorum ben ya!

"TİPTEN KAYBEDİYORUM"

Size solcu diyorlar?

Evet, öyle diyorlar.

Bu durumda babanızın da etkisi var galiba.

Babamın da etkisi var. Bir de benim görüntüm de çok ‘Beyaz Türk'. Anlıyor musun? Ne yapayım? Tip böyle. Yani tipten de kaybediyorum. Bir göçmen tipi. Klasik. Babası CHP'li falan. Babamla çok kavga ederiz biz. Çünkü o daha eski tip CHP'li. Ben CHP'li bile değilim mesela.
 
 
Bilmeyenler için babanızın kim olduğunu da anlatın bari.

Eski CHP milletvekili babam. Tam böyle eski tip, ulusalcı CHP'li. Hiçbir konuda anlaşamıyoruz. Ben babama göre çok daha solda kalıyorum. Ben liberalim, bana soracak olursan. Özgürlüklere bakış açısı, kimlikleri tanıma anlamında öyleyim. Zaten biz jenerasyon olarak da farklıyız. Onlar Soğuk Savaş çocukları. Normal, böyle olması tabii.
 

"AK PARTİ İKTİDARI TÜRKİYE'YE ŞARTTI"

Geçmişe dönüp baktığımızda, eskiden üstten bakan bir CHP vardı. Yani Beyaz Türkler... Ama o zamanda biz üstten bakınca, hiç kimse bize “A bir dakika” demiyordu. Çünkü biz buna da izin vermiyorduk. Şimdi roller değişince bu bize ağır geldi galiba.

Çok doğru. Beyaz Türkler'in bunu yaşaması lazımdı. AK Parti iktidarı, Türkiye'ye şarttı. O konuda katılıyorum. Doğru. Benim ailem de eski CHP'lilerden. Mesela kapalılarla hiçbir şekilde empati kuramıyorlardı. Bu acayip. Mesela benim için bir insanın baş örtülü olup olmamasının hiçbir önemi yok. Hiçbir şey ifade etmez.

"TÜRKLER DÜZENİ SEVİYOR"

Belki de bu 13 yıllık deneyim iyi geldi?

Tabii, kesinlikle. Türkiye için çok çok iyi oldu ve eninde sonunda bu ‘rövanşist' dönem de bitecek diye düşünüyorum. Bir toplumsal uzlaşı zemini bulunacak. Sürekli gerilimle ne kadar yürütebilirsin ki! Ben hep şöyle düşünüyorum: Mesela İranlılar solcu, Yunanlılar solcu, Türkler sağcı. Türkler düzeni seviyor. Türkler ‘Devrim olsun, sosyalizm gelsin, o gitsin şeriat gelsin' insanları değiller. Türkler statükocu. Onun için bir toplumsal uzlaşı zemini bulunacağını düşünüyorum.

"TÜRKİYE'YE ASLA ŞERİAT GELMEZ"

Şöyle söyleyeyim: Türkiye'ye asla şeriat gelmez. Neden biliyor musun? Burada Adnan Hoca ve ‘kedicikleri' var değil mi? Kedicikler diye bir şey çıkıyor! Mesela en liberal İslam ülkesi Lübnan, değil mi? Bak Lübnan'da uçururlar o televizyonu havaya. Ya sen ne diyorsun, şaka mı? Yani Türklerin İslam inancı kendine göre. Artık buna bir Püriten İslam mı dersin, bilemem bu işin uzmanı değilim. Liberal İslam mı dersin, reform geçirmiş mi dersin, haşa tabii yorum yapmak bana düşmez ama ne dersen de, bu gerçekle yüzleşelim. Yani o kindar dindar bu kadar olur!

"BEN KÜLLİYE DEMİYORUM"

Ben külliye demiyorum hiçbir şekilde. Çünkü sırıtıyor. Ben hiç öyle demedim ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi diyen de duymadım hiç sokakta. İnsanlar Beştepe diyor. Dil böyle dayatılarak gelmiyor! Mühim olan sokağın dilinin ne dediği. O önemli. Bir dönem Türk Dil Kurumu üretmişti böyle kelimeler. ‘Oturgaçlı götürgeç' gibi. Sokak satın aldı mı? Almadı. Bu da onun gibi işte. Gel gidelim Fatih'e “DEAŞ kim abi?” diyelim. Bakalım ne diyecekler? Yani IŞİD bu ya.

Ama bence çok başarılı bir iletişim sistemi var.

Kesinlikle. Zaten başarısız hiçbir şey bu kadar yıl ayakta kalmaz. Seçilmez de. Çünkü burası demokratik bir ülke ve seçilerek geliyor AK Parti. Hakikaten buna saygı duymak lazım. Başarısız olsa niye seçilsin? Şu üstten bakış açısını da aptalca buluyorum ben, “Ya işte bunlar bidon kafa...” Hayır, değil kardeşim. Türk insanı gayet neye oy verdiğini çok iyi biliyor, çok da akıllı bir şekilde oy veriyor ve bunu da isteyerek seçiyor. Bu kadar basit!

"IŞİD KİM YA?"

Bir de düşünsenize, iyi oldu, yaşanması gerekiyordu ama, Türkiye çok kamplaştı. Onun da etkisi var. Enteresan bir şey, herkes de duymak istediğini duymak istiyor. Bana solcular da çok kızıyor bazen. Çipras'la ilgili ya da Venezuela'yla ilgili bir şey söyleyince “Aaa sattın, hainsin” deniyor. Şu IŞİD konusunda mesela. Bak kardeşim, “Türkiye IŞİD'e destek veriyor” minvalli haberlerin pek çoğu yanlı ve yanlıştı bana göre. New York Times'ın yazdığı haberlerin çoğu yanlıydı. Bunu bir görelim bir kere. “Destek veriyor, akıtıyor.” O işi bir konuşalım. Bir, Türkiye'den silah gitti mi? Türkiye'den Amerikan silahlarının gittiğini Amerikalılar dolaylı yollardan söyledi. Güzel. Biz bunu Fransa'yla Amerika'yla beraber yollamadık mı? Yolladık. Kime yolladık? El Nusra'ya, Özgür Suriye Ordusu'na. IŞİD kim, bana biri bir anlatsın. Bu işin bir sosyolojisini okusun. Olivier Roy bunu incelemiş. Senin IŞİD dediğinde, bir kere Avrupa'dan gelen Müslüman çocuklar var, Çeçenler var. Eski Irak'taki Baas sistemden dışlanmış, Irak'taki yeni rejimde anası ağlatılmış Sünniler var. Lokal aşiretler var. O aşiret Sünni ama bugün İŞİD. Bu adamlar ÖSO'ydu, üç gün sonra IŞİD geldi. İyi, IŞİD olayım diyor. Yani El Nusra'ymış, sonra “Vazgeçtim, ben aşiretçi IŞİD'e katıldım” diyor. Dolayısıyla New York Times'ta yapılan haberler yanlıydı, yanlıştı. Bunu duymak istemiyor kimse. “Bu da saçmalık” diyorsun. “Ooo kaça sattın kendini?” Ya kardeşim ne satacağım! Allahını seversen... 

"HERKES BİR TARAF"

Bizde hakikaten bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunuyor. Madem mevzuya bu kadar kafa yordum kardeşim, sen IŞİD karşıtısın, IŞİD kim, öğrenelim. Hacı Bayram Veli Camii'nden buralara otobüslerle militanlar götürülüyor, haberleri falan var. Hacı Bayram Veli Camii, Ankara'nın turistik camii. Benim yengem falan, oğlan üniversiteye girsin diye dua etmeye gitti. Dalga mı geçiyorsunuz? Burada öyle bir haberler yazıldı ki; Teşvikiye'den “Evet, IŞİD bir, iki; biz buradan biniyoruz gidiyoruz” falan denildi. Anlatabiliyor muyum? Böyle de bir taraf kilit. Herkes duymak istediğini duyuyor. Ben şey söyleyeyim istiyorlar, “Evet, hükümetten IŞİD'e böyle bir destek olamaz.”

"HÜKÜMET DESTEKÇİSİ DEDİLER"

Hatırlar mısın? İki sene önce Devlet Opera ve Balesi'nde yönetmelik yayınlanmış, yönetici kadrosundaysan takım elbiseyle gel diye bir yönetmelik. “Ooo, sanatçılara baskı!” Yönetici bunlar, idari kadro. Yani sen baletsen herhalde oturup da sahneye takım elbiseyle çık demiyor. Bunu anlatamadım. Ben bunu dedim diye hükümete destekçi oluyorum sanki.

“Yunanistan madem bu önergeyi verecekti ve kabul edecekti niye o zaman Çipras referandum yaptı” diyorsun. “Aaa, sen Çipras düşmanısın” diyorlar. Ne alakası var?

Aynen öyle. Çok taraf var. Zor bir zaman. Biraz kulağını kapayacaksın. Biz bence ergen bir milletiz. Valla, biz yetişkin olamıyoruz. Türkiye 14 yaşında bir sivilceli çocuk. Devamlı bir heyecan. O yüzden devamlı kavgalı, tartışma programları izlemek istiyorlar. Devamlı adrenalin. Bir durun, bir sakin olun. Bir okuyalım, ne oluyormuş görelim.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Medya Haberleri