Ortalık Toz Duman..

Tevfik Fikret TAŞKIN

ORTALIK TOZ DUMAN…

 

Seçimler yaklaşıyor ya, yapılmayan, duyulmayan şey kalmaz artık. Biz içeriden,  Türk dostu olduğunu iddia edenler dışarıdan, ortalığı karıştırmak için ne gerekiyorsa yapmaya başlarız, başlarlar.
 
Seçimlerden beklentisi olanlar da arı kovanına çomak sokacak, kendi yerlerini garanti altına almaya çalışacak, ortalığı iyice karıştırıp bu karışıklıktan sıyrılıp çıkmak isteyecekler.
 
İlk örnekleri yaşanmaya başlandı bile. Bakıyorsunuz, bir gün elektrik tüm Türkiye’de birden gidiyor. Ancak, saatler sonra elektrik verilebiliyor. İşin ilginç yanı, üzerinden bir hafta geçmesine rağmen kesintinin gerçek nedeni bir türlü belirlenemiyor, daha sonra sorumlu kişilerin görevden alındığı en yetkili ağızdan açıklanıyor.
 
Yine bakıyorsunuz, aynı gün, Türkiye’nin en korunaklı binasında, devletin adaleti temsil eden eli olan savcının odası, eli kanlı caniler tarafından basılıyor, saatlerce eziyet edildikten sonra şehit ediliyor.
 
Türkiye hop oturup hop kalkıyor. Bu acı olayı gerçekleştiren terör örgütünün yurt dışından yönlendirildiği, hatta İngiliz vatandaşı olan bir Almanın bu terör olayının yurt dışı bağlantılarını sağladığı basına yansıyor.
 
Doğru ile yanlış birbirine girmiş durumda. Kimin eli kimin cebinde, kim dost kim düşman belli değil.
 
Dün berabere yol arkadaşlığı yapanlar, bugün birbirini bilmem neci diye suçluyor. Yapılmayan, söylenmeyen bırakılmıyor. O onu suçluyor, o da onu suçluyor.
 
Kim haklı kim haksız veya kim doğru söylüyor kim yalan söylüyor, belli değil. Ortalık toz duman içinde…
 
Her şey karmakarışık…
 
Bu ve bunun gibi onlarca olay yaşanırken Türkiye ve Türk halkı unutulmuş, özellikle dar ve sabit gelirliler hayat pahalılığı karşısında iyice eziliyor.
 
İşin ilginç yanı, ekonomik yönden büyük sıkıntı çeken büyük kesimden, halktan hemen hemen hiç ses çıkmıyor veya özellikle duyurulmuyor.
 
İnsanların üretim ve gıda sektöründeki aşırı fiyat artışından rahatsız olmaması mümkün değil. Çünkü, insanlar karnını doyurmak, yiyip içmek zorunda. 
 
Ekonomik ortam, siyaset tam bir kriz yaşıyor. O hâlde büyüklerimizin kısır çekişmeyi bırakıp bir an önce ülkeyi tekrar yönetmeye başlamaları, her alanda yaşanan belirsizliği acilen ortadan kaldırmaları gerekir.
 
Özellikle de yaklaşan seçimi hesaplayıp yaşanabilecek her türlü olumsuz gelişmeyi önceden görüp bunları yaşamadan önlemeli veya anında müdahale etmeliler.
 
Yoksa, her zamanki gibi olan yine insanımıza olacak, akan gözyaşları dinmeyecek, çektikleri ekonomik ve sosyal zorlukların sonu gelmeyecektir.
 
Öncelikle, Avrupa devletlerinin, ülkemiz üzerindeki oyunlarına dikkat etmeyi, bu kısa süreyi kazasız, belasız geçirmeyi diliyor, muhtaç olduğumuz gücün kendimizde, halkımızda olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum.
 
Yöneticilerimizin kendilerini biraz daha yukarıya çekmelerini ve olayları, Türkiye’yi daha yukarıdan, olayların dışından izlemelerini, ona göre ülkeyi geleceğe güçlü ve birlik içinde taşımalarını diliyorum. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.